Gazetevatan.com » Yazarlar » Dali’nin annesi ile karısı arasındaki fasit tahteravallisi...

Dali’nin annesi ile karısı arasındaki fasit tahteravallisi...

22 Mayıs 2016 Pazar


Çağın en büyük ve en deli ressamlarından birisini, kendisine deli gibi aşık eden, onun sevgilisi, karısı, menajeri, perisi haline gelen Gala’nın; Dali ile hayat öyküsü egzantrik ve dramatik bir öyküdür..
 
***
 
Bir Rus avukatın kızıydı Gala...
 
Evliydi...
 
Çocuğu vardı...
 
Kocası sürrealist ünlü bir şair olan Paul Eduard’dı...
 
***
 
1926 yılında Cadaquez’de, Akdeniz’in Katalan kıyısındaki Miramar Oteli’nin terasından karşı terasta olan Salvador Dali’yi gördü...
 
***
 
O güne kadar kadınları  erotik fantezileri için gerekli gören, onun dışında kadınlarla fazla ilgilenmeyen Dali, Gala’dan inanılmaz şekilde etkilendi...
 
Ertesi sabah saat 11.00’de otelin plajında buluşmak üzere sözleştiler...
 
***
 
Ünlü ressam kısa bir süre önce; “hayatında en önemli kişi dediği annesini” kaybetmişti...
 
Kendisini boşlukta hissediyordu...
 
***
 
Gala’yla buluşmaya gitmeden önce, soyundu, göğüs uçlarını, kıllarını, göbek deliğini ve esmerleşen tenini gösterecek biçimde elbiselerini egzantrik bir şekilde kesti...
 
***
 
Boynuna inci bir kolye, kulağına kırmızı bir sardunya taktı...
 
Tıraş olurken kendini yaraladığından, akan kanı üzerine sürdü...
 
***
 
Fakat otelin karşı penceresinden, Gala’nın bronzlaşmış sırtını görünce, bu egzantrik ritüele son vererek, ona koştu...
 
22 yaşındaydı Dali...
 
 
DALİ’NİNİN BEDENİNDE ABİSİNİ YAŞATMAYA ÇALIŞAN ANNE BABA  (2)
 
Dali’nin doğumundan üç yıl önce doğmuştu abisi... Dali tıpkı ağabeyine benziyordu...
 
***
 
Ancak Dali doğmadan hemen önce 3 yaşındaki abisi bağırsak enfeksiyonundan öldü...
 
***
 
Aile ağabeyin ölümünü bir türlü kabullenmedi... Onun Salvador olan adını Dali’ye verdiler... Dali’nin bütün hayatını  etkileyecek dram o gün başladı...
 
***
 
Aile, Dali’nin bedeninde abisini yaşatmaya uğraşıyordu... Abisinin Salvador olan adını almış, aşırı benzerliği nedeniyle de aile içinde “vefat eden abisi Salvador gibi” muamele görmeye başlamıştı...
 
***
 
Küçük Dali'nin hayatı boyunca “extrem ve deli” işler yapmasının altında, “Ben abim değilim, başka bir Dali’yim... Ben kendimim” deme isteği yatacaktı...
 
***
 
Çocukluk trajedisi, hayat boyu sürecek bir dramın başlangıcıydı...
 
“İki su damlası gibi birbirimize benziyorduk... Fakat yansımalarımız farklıydı... O herhalde fazla mutlak olarak tasarlanmış ilk versiyonumdu...” diyordu abisi için...
 
 
GALA’DAN ÖNCE ANNESİ...  (3)
 
Babası otoriterdi, ama bir dediğini iki etmeyen annesine tapardı Dali...
 
***
 

Önce aşçı olmak istemişti...
 
Sonra Napolyon’a özenip komutan...
 
***
 
Taptığı annesi onu resim okuluna gönderdi 1914 yılında... Abisiyle ilgili ilk trajedisinden sonra, kendisinin “hayatımın dramı” dediği olay 1921 yılında, Dali 17 yaşındayken meydana geldi...
 
***
 
“Annesi meme kanseri oldu ve öldü...”
 
“Hayatımda aldığım en büyük darbeydi” diyordu...
 
-”Anmeme tapardım... Ruhumun kaçınılmaz kusurlarını görünmez kılabilirdi... Hep güvendiğim bir varlığı kaybettim... Kabullenemedim...”
 
***
 
22 yaşında Gala’yı gördüğü ana kadar kabullenemedi annesinin öldüğünü ve kendisini bırakıp gittiğini Dali...
 
Gala’yı gördüğünde; annesinin yerine geçecek kadını tespit etmişti kendi bilinçaltı...
 
***
 
Gala kocasını ve çocuğunu bıraktığı gibi Dali’ye koştu...
 
***
 
Dali için bir aşık, bir arkadaş, bir esin perisiydi genç kadın...
 
Tıpkı “her türlü kusurunu kapattığını söylediği, ona ilham verdiğini taptığı belirttiği annesi” gibi...
 
***
 
Aynı zamanda resimleri için modellik yapıyordu Gala... Le Grand Mastrubador tablosunda ilk defa profilden resmetti Gala’yı...
 
***
 
Gala için esas tablosu 1947 yılında yaptığı tablodur... Gala’nın burada sol göğsünü açıkta bırakmıştı...
 
Kadının parmağında yüzük vardı ve evliydi...
 
***
 
Dali’nin, taptığı annesi, meme kanserinden ölmüştü... Hayatının kadını gördüğü Gala’yla evlenmişti...  Şimdi Gala’nın sol göğsünü açıkta bıraktığı bir tabloyu yapıyordu... Freud olmaya gerek yoktu...
 
***
 
İlginç bir rastlantı; Dali de Freud’u çok severdi... Ona uğramışlığı, sohbet etmişliği ve onun resimlerini yapmışlığı vardı...
 
 
BİR KADINDA; İKİ KADINI... İKİ KADINDA BİR KADINI YAŞIYORDU DALİ  (4)
 
Gala tam 50 yıl Dali’nin her şeyi oldu... “Varlığının yöneticisiydi...”  Dali onsuz hareket edemiyordu...
 
***
 
Bunu Gala yaşarken değil, öldükten sonra anladı... Önce İspanya İç Savaşı’ndan, sonra Dünya Savaşı’ndan kaçmak için bütün dünyayı gezdiler...
 
***
 
1929’da Dali 25 yaşındayken beraber yaşamaya başlamışlardı...
 
1934’te evlendiler... 1940’ta İkinci Dünya Savaşı’ndan uzak kalmak için gittikleri Amerika’da  9 yıl kaldılar...
 
***
 
1949’da Dali’yle Gala birlikte Avrupa’ya döndü ve Dali’nin memleketi
 
Katalonya’ya yerleştiler...
 
1982’de ilham perisi, sevgilisi, karısı, varlığının yöneticisi Gala öldü...
 
***
 
Ölümü Dali’nin bütün yaşama isteğini öldürdü...
 
Gala’nın öldüğü ve gömüldüğü Pubol Kalesi’ne yerleşti...
 
***
 
İnsanlardan uzakta, bir hayat sürmeye başladı...
 
1982’de İspanya Kralı Juan Carlos’un Dali’yi “Pubol Marki”si ilan etmesi de onu yalnızlıktan kurtarmadı...
 
Sadece bu jestine karşılık Kral’a Avrupa’nın Başı isimli çizimini hediye etti...
 
***
 
1983 yılında yalnız yaşadığı Pubol Kalesi’nde “Serçe’nin Kuyruğu” isimli tabloyu yaptı... Orada yaptığı bütün tablolarda olduğu gibi sonuncusunu da Gala’ya ithaf etti... Ünlü ressamın son tablosuydu bu...
 
***
 
84 Ağustos’unda Kale’deki yatak odasında bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı...
 
Bacağından yaralandı...
 
***
 
Bunun üzerine Figueres’teki Salvador Dali Tiyatro ve Müzesi’nde yaşamaya başladı...
 
23 gün herhangi bir şey yemeyi reddetti...
 
23 Ocak 1989’da kalp yetmezliğinden öldü...
 
***
 
Gala’ya biran önce ulaşmak istiyordu...
 
Taptığı annesinin göğüs kanserinden erken ölmesinden sonra Dali’nin yalnızlığını Gala gidermiş ve ona bütün bir hayatı beraberce yaşayarak ortak olmuştu...
 
***
 
Gala önce bir sevgili, sonra bir eş, en sonunda da hayatta olmayan annesinin yerini alan bir yoldaş halini almıştı Dali için...
 
***
 
Annesi Gala’yı hiç görmedi...
 
Keza Gala da Dali’nin annesini...
 
İki kadını farklı zamanlarda yaşayan kişi Dali’ydi... İki kadında aslında bir kadını...
 
Bir kadında aslında iki kadını yaşıyordu Dali...