Gazetevatan.com » Yazarlar » 19 Mayıs yazıları...

19 Mayıs yazıları...

19 Mayıs 2016 Perşembe


O günkü kadar muhteşem bir kalabalığı; o günkü kadar coşkulu bir topluluğu hayatımda az gördüğümü hatırlıyorum...
 
***
 
Onbeş yıl önce 19 Mayıs 2001 yılında; haber merkezindeki yurt haberler servisi müdürü arkadaşlar; -”Bizi Samsun’dan çağırıyorlar...” diyorlar...
 
-”Ne yapacağız orada?..” diyorum;
 
-”Samsun 19 Mayıs Meydanı’nda düzenlenecek kutlamalara katılmanızı, konuşma yapmanızı, haber bültenini oradan sunmanızı talep ediyorlar...” diyorlar...
 
***
 
Çocukluk ve ilk gençlik yıllarımdaki; 19 Mayıs’lar aklıma geliyor...
 
İlkokul, ortaokul ve lisedeki binlerce öğrenciye; Gençliğe Hitabe’yi okuduğum Kolej yıllarını anımsıyorum... 
 
***
 
-”Sorar mısınız; düzenleme komitesine;” diyorum...  -”19 Mayıs’ta Gençliğe Hitabe’yi meydanda okumamı ve okutmamı isterler mi?..”  Soruyorlar... Bir süre sonra cevap geliyor... -”Çok memnun olacaklar...” diyorlar...
 
***
 
Yüzbinden fazla insanın bulunduğunu görüyorum meydanda...
 
***
 
Bu kadar insan sanki “bütün sihri çok izlenmekten ibaret bir televizyon habercisini değil de; iktidara getirmeye hazırlandığı bir siyasi parti liderini” karşılar gibi karşılıyor beni...
 
***
 
Toplumun atardamarları; o kadar büyük bir coşkuyla atıyor ki 19 Mayıs günü Samsun’da; televizyon canlı yayını izdihamdan etkilenmesin diye yetkililer özel önlemler almak zorunda kalıyorlar...
 
***
 
Haber bültenini meydandan sunduktan sonra; Gençliğe Hitabe’yi okuyorum; meydanda toplanan yüzbinin üzerinde kişi hitabeyi büyük bir coşkuyla tekrarlıyor... 
 
***
 
Meydan yıkılıyor... İzdiham nedeniyle şehir dışında rezervasyon yapılan otelimize zar zor gidebiliyoruz...
 
 
KENDİ KENDİMİ SORGULAMAM!..  (2)
 
Bugün Türkiye’nin “halet-i ruhiyesinin” bütünüyle değiştiğini görüyorum...
 
***
 
Samsun’da bu görüntüler yaşanırken; o günlerde; ülkenin Milli İstihbarat Teşkilatı müsteşarına; “Bu adam; Türkiye’ye komünizmi getirecek haberler yapıyor...” şeklinde demeçler verdiriyorlar...
 
***
 
Türkiye’nin güvenlik kurumları; işi gücü bırakıp; bir televizyonun haber bülteninin içeriği üzerine “çeşitlemeler” yapmaya başlıyor...
 
***
 
Şaka gibi bir durum bu...
 
Kendi kendimi dürtüyorum...
 
-”Oğlum senin; bilinmedik başka bir ajandan falan mı var?.. Aynaya bakıp; doğruyu söyle...” diyorum kendime...
 
Bir nevi kendi kendimi psikanalitik bir sorgu odasına alıyorum...
 
Acı acı gülümsemekten başka hiçbir sonuç çıkmıyor psikanalitik-sorgu seansımdan...
 
 
“GAFFAR OKKAN’A UZANAN ELLER KIRILSIN...”  (3)
 
Samsun 19 Mayıs kutlamalarından iki buçuk ay önce; suikaste uğrayan Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın anısına düzenlenen bir futbol maçı için Diyarbakır’a gidiyoruz... 
 
***
 
Diyarbakır’ın tek eğlencesi olan futbolda; süper ligde kalabilmesi için; inanılmaz bir mücadele veriyoruz o yıl; haberlerimizde...
 
Diyarbakır’a; ünlü sanatçıları ve on kişilik haber ekibini götürerek, büyük bir çıkartma yapıyoruz...
 
***
 
“Gaffar Okkan’a uzanan eller kırılsın” diye saatlerce tezahürat yapan Diyarbakır halkı; bizi bağrına basıyor...
 
***
 
Yöre halkıyla insani ilişkiler kuran; “terör meselesini sadece silahla çözmek yerine, insani ilişkiler ve yöre halkının taleplerini gözönüne alarak çözmeye çalışan bir emniyet müdürü Gaffar Okkan...”
 
***
 
Hayatını ve Diyarbakır’da yaptıklarını öğrendikçe, ona büyük sempati duyuyorum... Hep böyle adamların başına geldiği gibi, kimliği meçhul bir suikast sonucu öldürülüyor Gaffar Okkan...
 
***
 
Diyarbakır stadına girdiğimde; tribünler Diyarbakırspor’a ve Gaffan Okkan’a verdiğimiz destekten dolayı, beni bir saate yakın bir tribünden diğerine çağırıyor...
 
***
 
-”Diyarbakır seninle gurur duyuyor...” diye haykıran tezahürat kulaklarımda bütün  gün çınlıyor...
 
-”Gaffar Okkan’a uzanan eller kırılsın...” tezahüratı bitmek bilmiyor...
 
 
TÜRKİYE’DE DEĞİŞEN 19 MAYIS...  (4)
 
O günlerin bir yıl sonrasında; ben “haber bültenlerini” biraz da metazori olarak bırakıyorum...
 
***
 
Hayatta kaldığıma şükrederek kendi dünyama çekiliyorum...
 
Türkiye; son 15 yıl içinde; tarihinin en keskin virajlarını ve dönüşümlerini yaşıyor...
 
***
 
Toplum psikolojisi, duygusal tepkileri, algı perspektifi değişiyor...
 
***
 
Bir zamanlar; “tamamen sivil ve kimselerin emrine girmemiş, hiç kimselerin oyununu oynamaya yanaşmamış, kalbinden geçeni ekrana yansıtmaktan ibaret bir yayın politikası izlemiş yalnız bir haberciye derin operasyon çekenler;
 
Türkiye’yi siyasi mühendislikle kendi istedikleri düzene getirebileceklerini zannedenler”;
 
Son onbeş yılda geçmiş operasyon yeteneklerini önemli ölçüde kaybediyorlar... 
 
***
 
Türkiye ise; başka çehreyle ortaya çıkan bir ülke haline geliyor...
 
***
 
Bugün 19 Mayıs...
 
Çocukları; Tenis Eskrim Dağcılık kulübüne götürüp, onların tenis antrenmanı yapmalarına çalışıyorum...
 
TED’de mütevazi bir 19 Mayıs kutlaması olursa, ona da katılacaklarını biliyorum...
 
***
 
Hayat değişiyor...
 
Toplumsal olarak da kişisel olarak da...
 
Kendi hayatımızı yürütmeye çalışıyoruz; 19 Mayıs Bayramı’nın bu tatil gününde de...
 
***
 
Kalabalıkların içinde yaşanan; “derin operasyonlara açık kalkansız, yalnız bir hayat”ın parçası değilim artık...
 
***
 
Albenisiz, gösterişsiz, sakin ve sahici bir aile hayatının çocuklarla sağlanan mutluluğunda, onlarla birlikte antrenman yapıyorum...
 
***
 
Gençlik ve Spor Bayramı konseptine ve kontekstine uygun olarak...
 
O günlerden kalan herkesleri arkamda bırakıyorum...
 
Güneşli bir 19 Mayıs günü olmasına dua ediyorum...