Gazetevatan.com » Yazarlar » Wikipedia’ya sızan ajanlar...

Wikipedia’ya sızan ajanlar...

24 Temmuz 2015 Cuma


 
Yeni çağın internet ansiklopedisi Wikipedia... Her şeyi oradan aldığımız bilgilerin bazında değerlendiriyor, diğer kaynaklara sonra bakıyoruz...
 
***
 
Arkadaşların yaptığı araştırmalara göre, merkezi Amerika’da San Fransisco’da bulunan entellektüel kimliklerin kurduğu kar amacı gütmeyen, seçtikleri üye editörlerin yazdıkları bilgilerle donatılan ve güncellenen bir yeni çağ ansiklopedisi Wikipedia...
 
Dünyada bu bilgi bankasının sisteminin mümkün olduğunca doğruya yakın çalıştığını tahmin ediyorum... Türkiye’de Wikipedia’nın bilgileri “etki ajanlarının” içine girdiği manipüle bilgilerle dolu...
 
Yazılanlar; etki ajanlarının hedefe koydukları insanları etkisizleştirme, itibarsızlaştırma; değersizleştirme amacıyla manipüle amaçlı verdikleri bilgilerle dolu...
 
WIKIPEDIA’YA GÖRE BEN RESMİ GAZETEDE ÇALIŞIYORUM; BABAM PROFESÖR DEĞİL...
 
Geçen gün hiç tanımadığım bir okuyucum bana bir mail gönderiyor:
 
-”Reha Bey...” diyor...
 
-”Wikipedia’da sizin Resmi Gazete’de çalıştığınız yazıyor... Okuyunca çok güldüm... Nedir bu?.. Bir espri mi?..”
 
***
 
Okuyucuma cevaben;
 
Muratero isimli benim bilgilerimi güncellediği yazılan; gizli; kamufle kullanıcının; “beni Resmi Gazete’de çalışmış olduğum yalanını yazarak; aklı sıra geçmişimi itibarsızlaştırmaya çalıştığını” yazmıyorum elbette...
 
***
 
Resmi gazetede çalışan hiçbir gazetecinin olamayacağını, Resmi Gazete’nin, bildiğimiz anlamda bir gazete olmadığını, orada Meclis’te yasalaşan, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın onayladığı kanun ve kararnamelerin yer aldığını; resmi gazetenin kontrolünün devletin bürokratlarında olduğunu söylemiyorum...
 
*** 
 
Hayatımda; değil resmi gazete; devletin resmi ve gayr-ı resmi hiçbir kuruluşunda çalışmadığımı; yıllar yılı haber hizmeti verdiğim TRT’nin bile kadrolu muhabiri olmadığımı, dışarıdan haber hizmeti verdiğimi söylemiyorum...
 
***
 
Türkiye’nin binlerce gazetecisi arasında “en sivil gazetecisi” olduğumu, ne devletle, ne derin devletle, ne resmi ne gayr-ı resmi; herhangi bir organla, açık, kapalı, gizli, saklı, aleni hiçbir bağlantımın olmadığını da belirtmediğim gibi...
 
***
 
Yıllar önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon başkanı milletvekilinin; sorusuna verdiğim cevabı, o komisyon başkanını neye mahkum ettirdiğimi ise hiç anlatmıyorum..
 
WIKIPEDIA’YA SIZAN MANİPÜLASYONUNUN DERİN ANLAMI...
 
Wikipedia’ya Türkiye’den sızan “etki ajanı” manipülatörler, benim tam 10 yıl boyunca Milliyet gazetesinde Ankara ve Atina’da büro şefi olarak yaptığım çalışmaları, “Resmi Gazete’de muhabir” olarak gösteriyorlar...
 
Böylece benim gazeteci olduğum algısını yok etmeye çalışıyorlar...
 
35 yıllık gazeteciyi; derin bir manipülasyonla bir televizyon figürü olarak gösteriyorlar...
 
***
 
Etki ajanlarının derin operasyonu o kadar ileri safhalara varıyor ki; Milliyet’in Atina büro şefiyken yazdığım Ankara-Atina Savaşa Bir Var kitabı bile yok farz ediliyor... Çünkü Wikipedia’ya göre ben o sırada Resmi Gazete muhabiriyim!..
 
***
 
30 yıldır profesör olan babamı okutman, yedi yıl Türkiye’de bütün rating rekorlarını kıran Show Ana Haber Bülteni’nin izlenme oranlarını bile yok farz eden bir yer halini alıyor Wikipedia... Wikipedia’ya göre, ben 10 yıldır gazetelerde köşe yazarlığı yapmıyorum...
 
Bir zamanlar televizyonlarda boy göstermiş, sonra da yok olmuş bir komedi figürü gibiyim...           
 
***
 
Wikipedia’nın Muratero isimli kullanıcısı 20 gün önce benimle ilgili bilgileri güya! güncelliyor...
 
Güncellemeye rağmen, geçmişte yazılan bütün değersizleştirme, etkisizleştirme ve itibarsızlaştırma operasyonu aynen devam ediyor...
 
***
 
Amerika’daki entellektüel insanların kar amacı gütmeden, insanlara bilgi versin ve çağdaş ansiklopedi olabilsin niyetine kurdukları sistem; etki ajanlarının elinde kötü bir manipülasyon aracına dönüşüyor...
 
***
 
Türkiye’de insanlar hep; “neden dünyada bizim başımızın beladan bir türlü kurtulmadığını” sorup duruyorlar...
 
Oysa “bela”yı çağıran, “bela”yı yaşayan, insanları manüplasyonlarla her türlü “bela”nın içine atan insanlar; gün gelip kendileri de “kazdıkları kuyularda aynı belalara mazhar oluyorlar...”
 
Hayatın karma yasasını anlamak çok kolay aslında...
 
Görmek isteyene elbette...
 
İstemeyen “yarattığı belaların denizinde boğulmaya devam ediyor...”
 
 
HAYATIN 7 TEMEL ŞİFRESİ...
 
1) Geçmişinizle barışın;
 
Böylece şimdiyi mahvetmemiş olursunuz...
 
***
 
2) Başkalarının düşündükleri sizi hiç ilgilendirmesin...
 
***
 
3) Zaman her şeyi iyileştirir...
 
Zamana bırakın...
 
***
 
4) Yaşamınızı başkalarıyla kıyaslamayın...
 
Ve kimseyi yargılamayın... Onların ne yaşadığını bilemezsiniz...
 
***
 
5) Çok fazla düşünmeyin...
 
Cevapları hiç beklemediğiniz bir anda gelecektir...
 
***
 
6) Nasıl hissettiğinizin sorumlusu sizsiniz...
 
Sorumluluğu kimseye yüklemeyin...
 
***
 
7) Gülümseyin...
 
Dünyanın tüm sorunlarının sahibi sadece siz değilsiniz...
 
BİR YAZ RÜYASI...
 
1) Ufak şeyleri dert etmeyin...
 
2) Erkenden kalkmaya alışın...
 
3) Hayatı olduğu gibi kabul edin...
 
4) Tenkit etme isteğinizi bastırın...
 
5) Bırakın ara sıra canınız sıkılıversin...
 
***
 
6) Rastgele iyilikler yapmaya çalışın...
 
7) Başkalarını suçlamayı artık bırakın...
 
8) Her şeye hakim olmaya çalışmayın...
 
9) Her an bir şeyler öğrenmeye açık olun...
 
10) İnsanların gözlerine bakın ve gülümseyin...
 
***
 
11) Bırakın; çoğu zaman başkaları haklı olsun...
 
12) Herkesin onayını alamayacağınızı unutmayın...
 
13) Her gün biraz vaktinizi minnettarlık için harcayın...
 
14) Hizmeti; hayatınızın vazgeçilmez bir parçası haline getirin...
 
15) Sevgi kapasitenizi geliştirip; hayatınızı sevgi ile doldurun...
 
16) Gerçeği olduğu gibi kabul edin; çünkü hayat adil değildir...
 
***
 
Her Gün 1 Yeni Bilgi hesabındaki “aspirin niyetine basit ama etkili” bu önermelerin bir kısmını ben de günlük hayatımda henüz uygulamıyorum...
 
***
 
Sevgi kapasitesini yükseltmek...
 
Minnettarlık ve şükran duygusunu geliştirmek... Herkesin onayını alamayacağını bilerek yaşamak...
 
İnsanların gözlerine bakıp gülümsemek ve onlara sevgiyle yaklaşmak... Her an bir şeyler öğrenmeye açık olmak...
 
Her şeye hakim olmaya çalışmamak...
 
Erkenden kalkmaya alışmak...
 
Rast gele iyilikler yapmak...
 
Ufak şeyleri dert etmemek gibi insanı ağırlıktan kurtulan duyguları birer birer bırakıyorum...
 
***
 
Ancak henüz; “başkalarının haklı olmasına izin verme noktasına” gelemediğimi hissediyorum...
 
Başkalarını suçlamayı çoktandır bırakıyorum...
 
Ancak başkalarının olaylardaki sorumluluğunu halen tamamen yok etmiyorum...
 
Kim bilir belki bunları da yaptığımda iyice rahatlayacağım ve hafifleyeceğim...
 
Mutlulukla kanatlanacağım...
 
Ben bir yaz çocuğuyum...
 
Bir yaz günü, bir yaz çocuğu olarak bu rüyayla uyumak ve uyanmak güzel bir duygu...