Gazetevatan.com » Yazarlar » Türk ordusunu nereye götürmeye çalışıyorsunuz paşam?...

Türk ordusunu nereye götürmeye çalışıyorsunuz paşam?...

10 Şubat 2009 Salı


Dün Taraf Gazetesi’nde Jandarma İstihbarat Daire Başkanlığı’nda yapıldığı söylenen çok ilginç bir konuşma yayınlandı...

Konuşmanın, daha önce de görüşmelerini banda alan Ergenekon tutuklusu Tuğgeneral Levent Ersöz tarafından gizlice kayda alındığı söyleniyor... Ersöz şu anda tutuklu olarak içerde... Keza görüşmedeki albay da Ergenekon’dan tutuklu...

Konuşmalara konu olan, işine iadesi istenen gazeteci de tutuklu...

Tutuklu olan, hapiste bulunan, cevap hakkı doğru düzgün bulunmayan insanlara soru sormam...

Onları hangi nedenle içerde olurlarsa olsunlar “bu günlerinde daha fazla sıkıştırma hakkını” kendimde görmem... Linç kültürü, insanların “hayvani” kalmış, barbarlaşmış duygularına hitap eder...

Linç olabilecek hiçbir şeyin kıyısından geçmem...

***

Ama müsade ederse, şu anda tutuklu olmayan eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur Paşa’ya bazı sorularım olacak?..

Zaten esas konuşmaların niteliğinden esas sorulara muhatap olacak kişi de odur...

Bu konuşma “eğer gerçekse, eğer gerçekten eski Jandarma Genel Komutanı’nın duygu, düşünce davranış ve eylemlerini yansıtıyorsa, durum felakettir...”

Jandarma Genel Komutanı adına konuştuğunu söyleyen Ersöz, Komutan’ın, Gazeteci Tuncay Özkan’ın Show, Akşam grubuna geri dönmesi için, ısrarcı olduğunu söylüyor Çukurova grubunun patronuna serzenişte bulunuyor, “size yardım etmiş kişiye, vefasızlık göstermekten” söz ediyor, “çok üzüldüğünü belirterek mutlaka kendisiyle yeniden görüşerek işi tatlıya bağlamasını” arzuluyor...

***

Taraf Gazetesi’ni zaman zaman eleştirebilirsiniz “Asker düşmanlığı” yapıyor gerekçesiyle...

İktidar yanlısı gazeteleri eleştirebiliriz, “İktidarın üzerine hiç gitmeyip, yolsuzlukları es geçip, sadece bir Ergenekon tutturmuşlar gidiyorlar” diye... Ama bu konuşma eğer yapılmışsa, paşa herhalde benim şu sorularımı cevaplayacaktır...

Ne de olsa ben ne laiklik karşıtı faaliyetlerden sabıkalıyım, ne de yandaş yandaş yolsuzluk örtbas etmekteyim...

O zaman şöyle sorayım dönemin Jandarma Genel Komutanı Eruygur Paşa’ya;

*****

ERUYGUR PAŞA’YA 10 SORU...

1) Paşam, size ne ve sizi niye ilgilendirmekte, Show TV’nin ve Akşam’ın başına kimin geleceği, ya da oradan kimin gideceği ve yeniden telkinle getirileceği konusu...

2) Siz o tarihlerde Jandarma Genel Komutanı’ydınız...

Hani diyorum Genelkurmay Başkanı da değilsiniz ki ordu adına konuşasınız...

Hani öyle bir tavır yine hukuki olmayabilir de şimdiki daha bir abes...

Jandarma’nın görev alanıyla, bir medya kurulunun görev alanları arasında nasıl bir irtibat vardır Paşam?..

***

3) O tarihlerde zat-ı alinizin “Ay Işığı, Sarı Kız, Kadife Eldiven, Demir Yumruk, Altın Vuruş Kabili darbe çalışmalarında” bulunduğu günlüklerdeki ifadelerden, konuşmalardan, belgelerden, yazılan çizilen haberlerden iddia edilmekte...

4) Bir şeyi merak etmekteyim...

Sizin bu eylemlerinizden o günlerde ordunun en tepesindeki Komutan’ın haberi var mıydı?..

5) Bütün belgeler, eylemler, haberler, bu hareketlerin Genelkurmay Başkanı’nın onayı olmadan yapıldığını söylüyor...

Hatta o günlerin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün bunlardan haberdar olunca, sizinle bir görüşme yaptığı iddia ediliyor...

Durum böyleyse, meselenin diğer vahim boyutlarını geçtik, sadece ordunun emir komuta zinciri açısından bakılsa bile, durumun bir “Komuta’ya itaatsizlik” anlamına geldiği doğru değil midir?..

***

6) Show TV’nin ve Akşam Gazetesi’nin Atatürk’çü çizgisinde hiçbir zaman bir sapma olmadı...

Ayrıca sapma olsaydı da ne olacaktı ne olurdu onu merak ederim...

O ayrı bir bir konu...

Ama 7 yıl görev yaptığım Show Tv dönemi milletten garantili ve tasdiklidir ki tartışmasız Atatürk’çüdür, kesinkez ve bu satırların sahibi kadar tescillenmiş biçimde laiktir, Cumhuriyet’in kendisi kadar Cumhuriyetçi’dir...

Olsa olsa tek farkla ki belki sizin anlayışınızdan epeyce fazla demokratiktir... Geçmişinde böyle bir sorunu olmayan bir grubu, şimdi niye “çok özel bulduğunuz bir kişiye emanet etmek” istemektesiniz acaba?..

Bunun değişik isimlerde sarı kızlar, kadife falan eldivenler altın vuruşlarla bir ilgisi bunmakta mıdır?..

Öyle ya Show TV’de ve Akşam Gazetesi’nde illa ki birilerinin olmasını istemek için, başka bir niyet gerekmez mi?..

***

7) Ersöz sizin adınıza medya patronuna diyor ki;

“Gazeteci size programda ücretsiz çalışırım demiş... Komutanımız söyledi telafisi olabilir diye... Kendisinin söylemesine rağmen hiçe saydınız... Konu tamamıyle özel burada kalacağına inandığımız için...”

Niye bu konuyla ısrar derecesinde ilgilisiniz?..

Bunun Türk Silahlı Kuvvetler’in hangi pozisyonuyla ilintisi olabilir?..

8) Burada sorumlu gazeteciden öteye, bu konuşma sizin adınıza yapılmışsa siz olmuyor musunuz?..

Jandarma Genel Komutanlığı’nın benim bilmediğim bir görevi mi var?..

Siz Genelkurmay Başkanı’na bağlı değil misiniz?..

Komutanınız Genelkurmay Başkanı değil mi?..

***

9) Paşam eğer bu konuşma gerçek değilse hemen yalanlayınız...

“Mahkeme devam ediyor konuşamam” demeyiniz...

Bu yalansa hemen yalanlayınız...

Size zararı çok büyük olacak bu açıklamayı yalanlamayı düşünüyor musunuz?..

10) Paşam eğer bunlar doğruysa siz Türk Ordusu’nu nereye götürmek istiyordunuz?..

Konunun Atatürk’le bir ilgisi olmadığına göre, neyle ilgisi vardı acaba söyler misiniz?..

*****

ATATÜRKÇÜLÜK VE DARBECİLİK...

Bir şeyi açık açık ortaya koyalım...

Atatürkçülüğü kimse darbecilik olarak ortaya koymaya kalkmasın...

Türkiye tarihinin en önemli modernleşme, batılılaşma, çağdaşlaşma hareketini, “darbecilik zihniyetine” kimse indirgemeye çalışmasın...

Laiklik karşıtı faaliyetlere karşı olmak başka, darbecilik başkadır...

Kimse bana Cumhuriyet’i, Atatürk’ü kendi kafasına, ya da ihtiraslarına göre öğretmeye kalkmasın...

***

Umarım bu darbe faaliyetleri doğru değildir... Çünkü; Dikkatinizi çekerim ki, bu olaylar ve iddialar 2003 ve 2004 yılına dayanmakta...

Eğer iddialar gerçekse, darbe

girişimleri mevcutsa, 2003 yılı

daha AKP’nin iktidara ilk geldiği yıldır...

Ortada Anayasa Mahkemesi’nin “laiklik karşıtı odak” kararı bile bulunmuyordu... Genelkurmay Başkanı’nın onaylamadığı belirtilen olası bir darbe girişimi o zaman neye ve kime karşı yapılacaktı?..

Umarım doğru değildir...

Çünkü doğruysa bunlar Atatürk’le hiç ilintili değildir...

Türkiye’de irticaya karşı çıkmakla, seçilmiş iktidarları ilk gününden dondurma kaymak usülü kaydırmak arasında hiçbir benzerlik bulunmuyor...

Arkadaşlar kaderlerine yansınlar...