Gazetevatan.com » Yazarlar » Umudun gücü

Umudun gücü

14 Eylül 2016 Çarşamba


 
Yaradanımız; “Sizin şer diye bildiklerinizde hayır, hayır diye bildiklerinizde şer olabilir.” der ve ilahi bir hikayeyle, Yusuf peygamber kıssasıyla bu bakış açısını detaylandırır.
 
Rivayet ediliyor ki Yüce Allah, Hz. Yakub’a vahiy göndererek ‘Seni evladın Yusuf’tan niçin ayırdığımı biliyor musun?’ diye sordu. Hz. Yakub ‘Hayır, bilmiyorum!’ dedi. Allah “Senin, Yusuf’un kardeşlerine ‘Sizin gafil olduğunuz bir sırada kurdun gelip onu yemesinden korkuyorum’ deyişinden dolayı aranıza bu ayrılığı soktum. Kurdun gelip onu yemesinden korktun da benden ümidini kestin. Neden kardeşlerinin gafletine bakıp da benim onu koruyamayacağımı düşündün? Peki Yusuf’u sana niçin tekrar bahşettim, biliyor musun?” buyurdu. Yakub ‘Hayır!’ deyince Allah Teâla şöyle buyurdu; “Çünkü sen rica ettin ve şunları söyledin: …Umulur ki Allah onların hepsini bana getirir!” (Yusuf/suresi, 83.ayet)
 
Görünenin ardındakini görmek gerekiyor. İnanırsak ve dolayısıyla hayata güvenirsek, her ne yaşarsak yaşayalım yüce iyiliğimiz için olduğu bilincini canlı tutarsak anı yaşayabiliyoruz. Anı yaşadığımızda taptaze bir enerjiyle besleniyor, ruh ve beden sağlığımızı korumuş oluyoruz. Ümidimizi canlı tutuyoruz.
 
Hz. Muhammed Mekke’deyken hayatının zorlu yıllarını yaşadı. Bir gün Medineliler onu davet ettiler; artık açılımlar, güzellikler başlamıştı. Mekke’den Medine’ye hicret, hicri takvimin de başlangıcı olmuş önemli gelişmedir. Aslında hepimizin hayatında hicret vardır. Hiç beklemediğimiz bir anda güzellikler oluşuverir hayatımızda.
 
Kaldıramayacağımız hiçbir yaşantıyı yaşamayız. Yaşadığımız her şeyle baş edebilecek gücümüz var. Bu gücümüzü büyütmek için “yumuşak huylu olmak” önemlidir.
 
Kur’an-ı Kerim’ de Yaradanımız, “Allah’ın Rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer, kaba ve katı yürekli olsaydın insanlar etrafından dağılıp giderlerdi” (Al-i İmran, 159) diyerek Hz. Muhammed’i övmüş ve bizlere örnek göstermiştir.
 
Mevlana “Toprak ol” başlıklı şiirinde, yumuşak huylu olmayı toprak simgesiyle dizelere yansıtmıştır.
 
“Taş yeşermez,
 
Gelmiş de olsa nevbahar.
 
Toprak ol da bak nasıl güller açar.
 
Taş gibi idin,
 
Çok gönül kırdın,
 
Yeter!
 
Toprak ol,
 
Üstünde hoş güller biter.”
 
Gül, Hz. Muhammed’in simgesidir. Hem görsel olarak bizi mutlu eder, hem sevdiklerimize sevgimizin bir simgesi olarak sunarız, hem de güzel kokular yayar.
 
Hayatımızın en zorlu anlarında bile inancımızın verdiği güçle umutlarımızı canlı tutalım ve olumlu düşüncelerimizle güzellikler yeşertelim.