Tövbe

25 Haziran 2016 Cumartesi


“Ömür defterini kararttıysan, önce yaptıklarına tövbe et. Ömrün geçtiyse, yıprandıysa, solduysa, susuz kaldıysa, tövbe suyuyla sula onu. Ömür köküne ab-ı hayat ver de yaşayan ağacın yeşersin.” MEVLANA

Yaradanın sonsuz affı ve sevgisi

İlahiyat eğitimimde beni en etkileyen değerdi tövbe. Tövbe değerinin öz yapısıyla tanıştıktan sonra, Yaradanıma daha yakın hissettim kendimi. O’nun sonsuz affı ve yüce sevgisiyle, bu kavram aracılığıyla farklı bir boyutta tekrar tanıştım. Ve bir gün ona en çok ihtiyaç hisseden insanları, mahkumları tövbe yaşantısıyla tanıştırmak istedim. Çalışma öylesine verimli oldu ki “isimsiz hayatlar” adıyla kitaba dönüştü. Kur’an’da bir sureye de ad olan tövbe, adeta yeniden doğmayı, yeni başlangıçları simgeliyor.

Ankara Ulucanlar Ceza ve Tutukevi’nde yürüttüğüm çalışma sırasında Furkan suresinin 68’den 71’e kadar olan ayetlerini okuduğumda, sevgi ve affetmenin ötelerdeki-sonsuzluktaki yansımasıyla tanıştım ve Yaratıcımızın yüceliğini bir kez daha bütün hücrelerimde yaşadım. Özellikle “Allah’ın, yapılan kötülükleri iyiliklere çevirmesi” yaklaşımı beni çok etkiledi. İnsan hata yapıp, hatasını fark ederse ve tekrarlamazsa, ardından iyi işler yaparsa, yaptığı hatalar, iyiliklere dönüşüyordu.

İnsanın iyi ve güzele yönelmesi...

Tövbe “dönmek” anlamına gelen arapça “TVB” kökünden türemiş bir kavramdır; insanın kendine ve başkalarına zarar veren düşünce ve davranışlarının farkına varması, bir daha yapmamaya karar vermesi, iyi ve güzel olana yönelmesidir.  İlahi dinlerin hepsinde tövbe en önemli değerlerden biridir. Kur’an-ı Kerim tövbe konusundaki yaklaşımını sergilerken, insanın hem hata yapmaya, hem de hatalarından vazgeçebilmeye eğilimli olduğu fikrinden hareket etmektedir. Çünkü o, bir yandan hatanın olumsuz sonuçlarını belirtirken, bir yandan da insanlara hatalarından kurtuluş yollarını göstererek, hatalı olmalarına rağmen onları hatalarından arınmaya ve olumlu bir yaşayış tarzına dönmeye davet etmektedir.

Kur’an terminolojisinde, insanların davet edildiği bu yeni yaşayış tarzına “tövbe” adı verilmektedir. Kur’an-ı Kerim’e göre bireyin olumsuz yaşantı şeklini daha güzel ve olumlu bir halle değiştirmesi, tövbe ile mümkün olmaktadır. Hangi fiillerin ve yaşayış tarzlarının kötü, hangilerinin iyi olduğu da yine Kur’an’da belirlenmektedir.

“Allah, imanı size sevdirmiş ve onu gönüllerinizde süslemiştir. Ve size küfrü, öz söz bozukluğunu, isyanı çirkin göstermiştir. Rüşte ermiş olanlar işte bunlardır.” (Hucurat, 7).

Tövbe, insanın Yaratıcısıyla ilişkisinde sürekli devrede olan bir mekanizmadır.

Kur’an bu ilişkinin sürekliliğini ısrarlı bir şekilde korumak istemektedir.

Tövbenin silemeyeceği hata yoktur...

İnsanın tövbe faaliyetine katılması Kur’an’ın temel istekleri arasında yer almaktadır. Tövbe, işlenmiş hatalardan kurtulma ve bağışlanma aracı olarak ele alındığı için, tövbenin silemeyeceği hiçbir hata yoktur. Çünkü Kur’an, insanoğlunun hiçbir hatasını Allah’ın bağışlayıcılığından daha güçlü saymamaktadır. Bu prensip, çok net bir biçimde ortaya konmuş ve şöyle denmiştir:

“De ki: Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün hataları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan çok esirgeyendir.” (Zümer,53)

Hiç kimse bir başkasının hatasını yüklenemez. Bu nedenle, bir başkası adına tövbe etmek söz konusu değildir. Sadece başkasının tövbe etmesine destek olabiliriz.

SİZ SORUN PROF. DR. ÖZNUR ÖZDOĞAN CEVAPLASIN...

Tövbe etmek kişiye neler kazandırır?

SORU: Tövbe etmek insana neler kazandırır? MUSTAFA AKKAŞ

Psikolojik açıdan sağlıklı insan, kendisini olduğu gibi kabul eder, zayıflıklarını bilir ve bunu gidermek için çaba gösterir. Yapmış olduğu olumsuz şeylerden dolayı kaygı duyarak ya da kendini suçlu hissederek zaman kaybetmez. Kendini geliştirmek ve dönüştürmek için çaba sarfeder. “Her gün şunu söyleyiniz diyor Pauchet: Hayatta izlediğim en önemli hedef, kendi kendimin düzeltilmesidir. Başkasından üstün olmamız önemli değildir. Önemli olan önceki halimizden üstün olmamızdır.”

Mutluluk, huzur kaynağı...

Tövbenin insanda ortaya çıkardığı sonuç, ruhen mutluluk hissetmesi ve iç huzuruna ulaşmasıdır. Tövbe deneyimi kişiyi hata işlemenin yol açabileceği içe kapanma, kaygı ve endişe, toplumdan uzaklaşma gibi kişiliğe zarar veren, dengelerini bozan duygu ve davranışlardan arındırarak, hayatın içine doğru olumlu olarak yönlendirmektedir.

Hz. Muhammed: Ben günde 70’den fazla tövbe etmekteyim...

Hz. Muhammed, (Allah’ın selamı O’nun üstüne olsun), “Ben günde yetmiş defadan fazla tövbe ve istiğfar etmekteyim.” demiştir.  (Buhari, Sahih, IV, s.2192) Dönüşüm anlamıyla tövbe gelişmeyi de içermektedir. Aslında, hayatın akışı içinde ilerlerken, farkındalıklarımızla önceki anlayışlarımızın, yaşantılarımızın yeterli olmadığını kavrayabiliyor ve yeni kararlar alabiliyoruz. Böylece, oluşa katılıyoruz. “Allah her an yeni bir yaratmadadır.” ayetini bireysel boyutta gerçekleştirmiş oluyoruz. Mevlana’nın “Her an yeniden doğarız, bizden kim usana.” sözünde olduğu gibi. Arapçada yedi harfi, öz ve içerikli olanı, çokluğu ifade eder. Peygamberimiz öylesine gelişim ve kendini yenileme içindeydi ki, bir önceki anlayışını eksik bulup, yeni anlayışıyla hayatına devam ediyordu.

SORULARINIZI BEKLİYORUZ

Ramazan ayı ve oruçla ilgili tüm sorularınızı, Prof. Dr. Öznur Özdoğan’ın oznurozdogan@gazetevatan.com adresine gönderebilirsiniz.