Dua...

22 Haziran 2016 Çarşamba


Dua insanoğlunun vazgeçilmez yönelişidir. İnsan, hayatı boyunca, bazen sözlü bazen fiili dua hali içindedir. Yaşadığı zorlukları, sıkıntıları ve problemleri çözmede manevi bir yardım ve destek bulmak ümidiyle duaya yönelmeyen çok az insan vardır.

İstemek, çağırmak, Rabbe bağlılık...

Dua Arapça’da VDA kökünden gelmekte olup, istemek, çağırmak anlamlarını ifade eder. Dua insanın Rabbine bağlılığının en güzel ifadesidir. Mutluluk yolunu açan, kalbe huzur, ruha gıda veren ve sonsuzluğu tattıran vecd halidir. Dua, kulun şerefini artıran, iki alemde de yüzünü ak eden en hayırlı şeydir.

Dua stres ve kaygıdan kurtulmak için sıkça başvurulan etkili yollardan biridir.  Bizler korkularımızı, hüzünlerimizi, yalnızlıklarımızı özümüzden   koptuğumuz ve kendimize yabancılaştığımızda  yaşarız.  Fakat  özümüzle, gerçek doğamızla iletişim kurduğumuzda çok yüce bir güçten, yani bizleri var eden sonsuz kaynaktan  besleniriz. Bu açıdan duada yalnızlık değil birliktelik vardır.  Dua ettiğimizde,  yani,  O sonsuz güç kaynağını işlerimize dahil ettiğimizde,  bizler huzur buluruz ve yaptığımız eylemler de güçlü bir şekilde yerini bulur. 

‘Allah insanın kalbine dua ile yaklaşır...’

Kur’ an-ı Kerim’ de Yaradanımız bizlere şöyle seslenmektedir: “Kullarım sana Beni soracak olurlarsa bilsinler ki ben onlara çok yakınım. Beni çağırdığında çağıranın çağrısına karşılık veririm. O halde onlar da benim çağrıma karşılık versinler. Ve bana inansınlar ki böylece doğru yolu bulabilsinler. (Bakara, 186)

“İnsan dua ile Allah’ a yaklaşır. Allah da insanın kalbine…” diyor ozan Yunus.

Hz. Muhammed (Allah’ ın selamı Onun üstüne olsun)

Allah’ ı unutarak, edilen dua gerçekleşmez

“Siz, kabul edileceğine yakınen inanarak, Allah’a dua ediniz.  Yüce Allah’ ı unutarak,  edilen dua  gerçekleşmez.”

Ve “Allah duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allah’tan içtenlikle isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz”

sözleriyle inananları güvenle ve samimiyetle dua etmeye çağırmaktadır. Ayrıca Peygamberimiz sadece sözle değil, eylemlerimizle de dua etmenin önemine dikkatimizi şu sözleriyle çekmektedir:

“Rabbinin yolunda gayretle çalışana Allah, istediğini verdiği gibi istemeyi unuttuklarını da bahşeder !..”

Peygamberin sözlerinde de görüldüğü gibi dua dinin esasıdır,  çalışmak da duanın esası.

Mevlana’nın dilinden bir dua...

“Yâ Rabbî! Bizim hâlimize bakarak muâmele etme. Kendi ikrâm ve ihsanına göre bize muamele eyle.

Ey mahlûkâtın,  canlıların ihtiyâcını gideren Rabbim! Sen varken hiç  kimseyi hatırlamak ve ondan bir şey ummak uygun değildir.

Yâ Rabbî! Rûhumda bir ilim katresi var. İlâhî, onu hevâ rüzgarıyla ten toprağından muhâfaza eyle.

Yâ Rabbî! Duâ ve yakarışlarımızda sana lâyık olmayan sözleri bilmeyerek söyleyip hatalarda bulunmuş isek, o kelimeleri sen ıslah et ve duamızı kabul buyur. Çünkü sözlerin hakimi ve sultanı ancak sensin.

Ya Rabbî! Sana ne arz edeyim. Çünkü sen gizli ve açık her şeyi bilirsin.”

SİZ SORUN PROF. DR. ÖZNUR ÖZDOĞAN CEVAPLASIN...

Kul ile Allah arasındaki iletişim dua, nasıl olmalı?

SORU: Nasıl dua etmeliyim? SEMA ÖZTAŞ

Duada insan dinamik bir farkındalık içerisinde Yaratıcısına yönelir. Bu öyle dinamik bir süreçtir ki, duada insan Rabbinden önce harekete hazırdır. Dolayısıyla dua sadece pasif bir şekilde sözle isteğini ifade etmek değil, istenilen arzuya kavuşmak için çabanın gösterilmesidir. Bazen “duamız kabul olmadı” diye düşünebiliriz. Rabbimiz her daim bizimledir. Ayette ‘Ben insana şah damarından daha yakınım’ ifadesi bu gerçeği açıklar. Bu açıdan duanın kabul olmaması gibi bir durum söz konusu olmayıp, bizim için daha uygun olanın olmasını Rabbimiz istediği için, o isteğimiz daha uygun bir şekil ve zamanda gerçekleşir.

Duada bizler bir dönüşüm geçiririz. Bu öyle bir dönüşümdür ki eskinin yerine yeni, karanlığın yerine aydınlık tercih edilir.

Hamd olsun kâinâtın Rabbi Allah’a

Mü’min Sûresi, 65. ayette Yaradanımız nasıl dua edeceğimizi açıklamaktadır:

“O daima yaşayandır. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O halde inancınızda samimi bir biçimde ve içinizden gelerek “Hamd olsun kâinâtın Rabbi olan Allah’a” diye duâ edin...”

Ayette vurgulandığı gibi dua Allah ile kul arasında karşılıklı bir iletişimdir.

Yunus’a göre Yaratıcı ‘Dost’tur

Yunus Emre bu gerçeği dizelerine şöyle yansıtmıştır:

“Ben ne dersem ol Dost tutar

Dost dediğin ben tutarım”

Görüldüğü gibi Yunus Yaratıcısına kendini o kadar yakın hissetmektedir ki Ona Dost ifadesini kullanmıştır. Ve bu yakın iletişimde öylesine derin bir bağ vardır ki her iki taraf da sözlerini yerine getirmektedirler.

SORULARINIZI BEKLİYORUZ

Ramazan ayı ve oruçla ilgili tüm sorularınızı, Prof. Dr. Öznur Özdoğan’ın oznurozdogan@gazetevatan.com adresine gönderebilirsiniz.