Gazetevatan.com » Yazarlar » Arınma ve öze dönüşün adı; tövbe

Arınma ve öze dönüşün adı; tövbe


Kur’an Terminolojisinde, insanların davet edildiği yeni yaşayış tarzına “tövbe” adı verilmektedir. Kur’an tövbe konusundaki yaklaşımını sergilerken, insanın hem hata yapmaya, hem de hatalarından vazgeçebilmeye eğilimli olduğu fikrinden hareket etmektedir. Çünkü o, bir yandan hatanın olumsuz sonuçlarını belirtirken, bir yandan da insanlara hatalarından kurtuluş yollarını göstererek, hatalarından sıyrılmaya ve olumlu bir yaşayış tarzına dönmeye davet etmektedir.

“Ey inananlar! Samimi bir tövbe ile Allah’a dönün.” ayetiyle tövbenin içtenlikle yapılmasına yani kalıcılığına dikkat çekmektedir. (Tahrim,8) Kararlılıkla gerçekleştirdiğimiz tövbe, doğru insanlarla bir arada olduğumuzda ömür kazanır.

Ayrıca Kur’an hata yapan insanın bir daha yapmamak üzere tövbe etmesini önerirken insanın hatasını tekrarlayabileceğini belirterek, tövbesini bozanlara Allah’ın yeniden tövbe etme olanağını verdiğini söylemektedir:

“Rabbiniz içinizi bilir. Eğer siz iyi kimselerden olursanız,

Allah daima kendisine dönenleri bağışlayıcıdır.” İsra, 25)

Bu ayette, Yüce Yaradanımız bizim iç dünyamızı, zaaflarımızı, henüz olgunlaşmamış, güç kazanmamış yönlerimizi bildiğini hatırlatarak, fark ettiğimiz ve yapmama kararı aldığımız her hatamız için, tekrar dönüşüm fırsatını vurgulamaktadır.

Kur’an, tövbesini kararlılıkla devam ettiremeyen insanların bilgisizlikleri nedeniyle hata işledikleri anlayışını şu ayetle sunmaktadır:

“Allah katında geçerli olan tövbe, bilmeyerek hata yapıp sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir.” (Nisa, 17)

Hatalarımız bizi özümüzden uzaklaştırmaktadır. Özümüzle iletişimimiz olmayınca, Yaradanımızla da bağ kuramamış oluruz. Kur’an, tövbesini bozanların yeniden tövbe edebileceğini belirtirken, hiç tövbe etmeyenleri, hatalarında ısrar edenleri uyarmaktadır:

“…Tövbe ederlerse kendileri için hayırlı olur. Yüz çevirirlerse elem dolu bir azap onlar içindir. Artık onlar için yeryüzünde gerçek bir dost ve yardımcı yoktur.” (Tevbe, 74)

Ayette, hatamızda ısrar ettiğimizde mutsuz olacağımız hatırlatılmaktadır.

Tövbe, işlenmiş hatalardan kurtulma ve bağışlanma aracı olarak ele alındığı için, tövbenin silemeyeceği hiçbir hata yoktur.

Çünkü Kur’an, insanoğlunun hiçbir hatasını Allah’ın bağışlayıcılığından daha güçlü saymamaktadır. Bu prensip Kur’an’da çok net bir biçimde ortaya konmuş ve şöyle denmiştir:

“(Tarafımdan onlara) de ki: Ey benliklerine karşı aşırı giden kullarım, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün hataları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan çok esirgeyendir.” (Zümer, 53)

Tövbe insanın Allah’a yönelişi, hem de Allah’ın kendisine yönelen insana bağışlayıcılık vasfıyla dönmesi, yani her iki tarafın birbirine yaklaşmasıdır. İnsanın Yaratıcısıyla olan ilişkisinde sürekli varolan bir mekanizmadır.