Gazetevatan.com » Yazarlar » Atatürk ve maneviyat

Atatürk ve maneviyat


Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle ilk kez temel kitabımız Kur’an-ı Kerim, Türkçe’ye tercüme edilmiş milletimizin anlam dünyasına girmiştir...
 
Maneviyat yaşamsal ve cesaret veren bir güçtür. Bireyi, bilgiye, sevgiye, anlama, umuda, aşkınlığa, bağlanmaya ve şefkate ulaştırır. Maneviyat bir insanın değer sisteminin gelişme kapasitesini, büyüme potansiyelini içerir. Manevi olan her şey acıları öğrenmeye, düşmanlığı işbirliğine, kayıtsızlığı sevgiye dönüştürür. Derin bir bütünlük duygusu, bağlanma ve sonsuza kendini açmaktır. Maneviyat doğuştan bir insan yeteneğidir.  
Maneviyat hepimizin içinde saklı olan bir cevherdir. Hepimizin özümüzü tanımamız için sıklıkla içimize dönüp kendimize sorular sormamız gerekiyor. Ben kimim, bu dünyada niçin varım, insanlığa nasıl hizmet edebilirim?
Cumhuriyetimizin kurucusu, Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sorulara verdiği cevaplar O’nun manevi dünyasını yansıtmaktadır:
 
Ben kimim?
 
Bu soruya Atamız, temel bir değeri, özgürlüğü vurgulayarak cevap vermektedir: “İstiklal ve bağımsızlık benim karakterimdir.” 
“Ulusun bağrında özgür bir kişi olmak kadar dünyada mutluluk var mı? Gerçeği anlamış olan, kalp ve vicdanında manevi ve kutsal hazlardan başka zevk taşımayan insanlar için, ne kadar yüksek olursa olsun, maddi makamların hiçbir değeri yoktur.” (Atatürk ‘ün Söylev ve Demeçleri. Cilt 1 s.264. 1922)
 
Bu dünyada niçin varım?
 
Atamızın aşağıdaki cümleleri, varoluş amacını, kurtuluş mücadelemizi, cumhuriyetimizi ve devrimleri ne güzel özetlemektedir:
“Hedef ve hünerimiz, cahil kitleyi de nurlandırarak yolumuzda yürütmek ve onu aydınlığa çıkartmaktır.” (Kocatürk, Utkan. Atatürk ‘ün Fikir ve Düşünceleri, s. 76-77) 
 
İnsanlığa nasıl hizmet edebilirim?
 
“Bir ulus bilgelerden oluşan bir orduya sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne denli parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin ayakta kalan sonuçlar vermesi ancak böyle bir orduyla alınabilir. Bu ikinci ordu olmadan birinci ordunun elde ettiği kazançlar söner. Ulusumuzu gerçekten mutluluğa ve kurtuluşa çıkarmak istiyorsak, bizi ölümden kurtaran ve yaşamaya götüren bugünkü yönetim biçimimizin sonsuza dek yaşamasını istiyorsak bir an evvel büyük, olgun, nurlu bilgeler ordusuna sahip olmak zorunda olduğumuzu inkar edemeyiz.”
(İnan, Arı. Düşünceleri ile Atatürk. Türk Tarih Kurumu Yayınları, s. 305-306)
“Herhalde askerlerimizin ruhunu kazanmak, bizim için bir ödev olduğu gibi ilkin onlarda bir ruh, bir amaç, bir karakter yaratmak ta Tanrıdan, Medine’de yatan peygamberden sonra bize düşüyor.”  
(Kocatürk, Utkan. Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s. 300-301) 
Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle ilk kez temel kitabımız Kur’an-ı Kerim Türkçe’ye tercüme edilmiş milletimizin anlam dünyasına girmiştir.
Atamızın “fazilet; erdemler bütünü olarak da tanımladığı Cumhuriyetimizin sonsuza dek var olması dileğiyle…