Gazetevatan.com » Yazarlar » İletişim ve mutluluk

İletişim ve mutluluk

26 Haziran 2017 Pazartesi


Bir ilişkiye, bireyler, ayrı geçmişleri ve deneyimleriyle girerler. Bunu, birlikte yaşayarak ve yeni deneyimleri paylaşarak, yeni dünyalar kurmak umuduyla yaparlar. Oysa, bu kolay değildir. Çünkü hepimiz geçmişlerimizin gölgesinde, onun oluşturduğu korku, beklenti ve geleneklerimizin etkisi altında kalıp yoğrulmuşuzdur. Hepimiz birbirimizden farklı olduğumuza ve kimse de mükemmel olmadığına göre, böylesine yeni dünyalar, anlaşmazlığa düşmeden pek seyrek olarak kurulabilir.

“İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda kötülüğü uzaklaştır; o zaman, görürsün ki seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dostun oluvermiştir. (Fussilet suresi, 34)

“Kötülüğü en güzel olanla uzaklaştır; biz onların nitelendiregeldiklerini en iyi bilenleriz.” (Mü’minun suresi, 96)

Yukardaki iki ayette de vurgulandığı gibi karşı tarafın olumsuz bir davranış sergilemesi, kişinin, kendisinin de olumsuz davranması için gerekçe değildir. Her insan yaptıklarından tek başına sorumludur.

Hz. Muhammed: Allah’ın selamı Onun üstüne olsun bizlere şöyle seslenmektedir:

 “Hiçbiriniz: “Ben insanlarla beraberim. İnsanlar iyilik yaparsa ben de yaparım, kötü davranırsa ben de kötü davranırım” diyen şahsiyetsiz kimselerden olmasın!’ Aksine insanlar iyilik yaparlarsa iyilik yapmak, kötülük yaparlarsa, haksızlık etmemek için kendinizi terbiye edin.”

“Birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize kin tutmayınız, birbirinize çirkin sözler söylemeyiniz, birbirinize sırtlarınızı dönmeyiniz, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Allah’ın kulları kardeşler olunuz.”

Karşımızdakinin duygularını anlayıp, paylaşmayı öğrenince; bizim de insan olduğumuzu ve hata yapabileceğimizi düşününce; karşımızdakini tam anlayamadığımızda hoşgörülü davranınca; kişinin temel iyilik özelliklerine inanınca; sevecenlikle yeniden iletişime hazır oluruz.

İyi insanların kötü davranmalarına neden olacak koşulları değerlendirmeye çalışmak gerekir. Ancak sevgiyle değerlendirerek, onların da bizler gibi duygulu ve incinmeye hazır, zayıflıkları, korkuları ve zaafları olduğunu anlayabilir ve böylece sağlıklı iletişim kurabiliriz. Sevgiyle anlayış göstermemiz, kişileri akıl ve gönlümüzle tanımamız, aramızdaki duvarları aşıp geçmemizi sağlayan ilk adımlardır

İletişimdeki kalitenin özü, farklılıklara değer vermektir. Birbirimize saygı göstermek, ilişkiyi güçlü yanlarımız üzerine inşa etmek ve zayıf yanlarımızı telafi etmektir.

Öz, farklılıkların, çeşitliliğin sinerjisinden yararlanır. Farklı görünenlerin uyumunun mümkün olabileceğini düşünür. Onun için iş hayatında farklı yetenekleri mükemmel biçimde bir arada tutar.

Ego farklı sözlere, farklı insanlara kafayı takmıştır. İnsanları iyi-kötü, güzel-çirkin, zengin-fakir, inançlı-inançsız diye ayırır durur. Adeta gerilimden haz alır. Yenilikler, ona göre değildir.

Olgun bir insanda, algısal sınırlılığını anlayacak, diğer insanların yürekleri ve zihinleriyle etkileşim kurulduğu zaman elde edilen zengin kaynakları takdir edecek, bir alçakgönüllülük ve duyarlılık vardır. Farklılıklara değer verir, çünkü o farklılıklar bilgisinin artmasına, gerçeği kavramasına katkıda bulunur.