Gazetevatan.com » Yazarlar » Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim

Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim

31 Mayıs 2017 Çarşamba


İnsanın; Kendi değerinin farkına varmada, sorunları ile baş edebilmede ve evrensel değerleri uygulamada Kur’anı Kerim’den yararlanması nasıl olur? 
 
Kutsal kitaplar dinlerin temel kaynaklandır. İnsanlar bu kitapları, Yaradan’la bağ kurmak, O’nu tanımak, O’nun kurduğu düzeni ve kendilerini anlamak, varoluşlarına anlam kazandırmak gibi nedenlerle okumaktadır.
İnsan kutsal kabul ettiği bir şeyle karşılaştığında herhangi bir iradi çaba sarf etmeden duygusal bir iletişim içine girmektedir.
İnanan insan kutsal kabul ettiği kitaba kendini açabilmekte, onun verdiği mesajı içinde hissedebilmektedir. İnsanın inandığı dinin kitabıyla anladığı dilde tanışmış olması ve anlamak amacıyla okuyor olması bu açıdan önemlidir.
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi son sınıf öğrencilerime Kur’an-ı Kerim’de sizi en çok etkileyen, hayatınıza yön veren ayetler hangileridir” sorusunu sordum. Mülakat sonucunda
3 tema ortaya çıktı.
İnsanın;
I. Kendi değerinin farkına varmada Kur’anı Kerim’den yararlanması
2. Sorunları ile baş edebilmede Kur’anı Kerim’den yararlanması
3. Evrensel değerleri uygulamada Kur’anı Kerim’den yararlanması
Aşağıdaki satırlarda araştırmaya katılan bir öğrencimin, Kur’anı Kerim ile kurduğu iletişimle ilgili yazdıklarını olduğu gibi aktarıyorum.
 
İNSANIN KENDİ DEĞERİNİN FARKINA VARMADA KUR’AN’DAN YARARLANMASI
 
“Allah’ın insana verdiği önemi düşünüyorum, insan için bu kainatı yarattığını, onu yeryüzünün halifesi yaptığını ve yine onun için ebedi saadeti yarattığını düşününce ve yine bunca güzelliklerine rağmen insanların ona davranışını düşündükçe kendimin ne kadar katı davrandığımı görüyorum.
En çok hoşuma giden insanların yapmış oldukları bunca şeylere rağmen Yaradan’ın hep vermesi, hep vermesi oldu. Yani bir anlamda karşılık beklemeden (ya da hemen) bir şeyler yapması, affetme olgusu...
Ben kendi hayatımda bu yönden bir şeyler yapmaya çalışıyorum. İnsanların yaptığı kusurları hemen yargılamamaya, onlara fırsatlar vermeye çalışıyorum. Yaradan da insanlara sadece bir kez mi uyancı göndermiş? Yo, hayır. Onlara hep fırsatlar vermiş. Kur’an insanı biyolojik, fizyolojik, maddi, manevi yönleriyle ele almış. Tek taraflı davranmamış. Ona gerçekten değer vermiş. Ben de insanın bu yönünü almaya çalışıyorum. Onu Yaradanın bir mahluku olarak kabul ediyorum.
‘Yaradılanı severim Yaradan’dan ötürü.’ Kendi hayatımda kendime değer veriyorum. Yaradılmış olmamdan ötürü. Yaradanın insana bakış açısını kendim ve diğer insanlarla kurmaya çalışıyorum.”
Kur’an-ı Kerim ile kurduğu iletişimle, kendisinin ve var olan her şeyin değerini anlayan insan, gerçekte her şeyin kutsalın parçası olduğunun farkındalığını yaşayacak, bu bakış açısıyla hayatını daha iyi değerlendirecektir.
 
Örnek Hayatlar bölümünde diğer öğrencilerimin yazdıklarını okuyabilirsiniz.
 
 
ÖRNEK HAYATLAR
 
SORUNLARLA BAŞ EDEBİLMEDE KUR’AN-I KERİM’DEN YARARLANMA
 
Kur’an-ı Kerim’de sizi en çok etkileyen, hayatınıza yön veren ayetler hangileridir?” sorusuna İlahiyat Fakültesi son sınıfta okuyan iki öğrencinin yanıtı
 
Kur’an-ı Kerim’de sizi en çok etkileyen, hayatınıza yön veren ayetler hangileridir?” sorusuna iki öğrencimin yazdıklarını olduğu gibi aktarıyorum.
 
İnancım ve irademle iş buldum...
 
“Kur’an-İnsan ilişkisi hayatımda gerçekten çok etkili olmuştur. Kurduğum şirketin batması, yeni evlenmiş olmam ve hiç kimseden destek alamamam benim korkunç bir çaresizlik ve ümitsizlik dönemi geçirmeme neden olmuştur. Yine bu dönemde Kur’an okurken Necm suresinde bir ayet tekrar kendime gelmeme ve harekete geçmeme neden oldu. Bu ayet, ‘İnsana çalıştığından başkası yoktur’ mealindeki ayettir. O anda bu ayetin benim için gönderildiğini düşündüm. Allah’a inanıyordum ve O’na güveniyordum.
Çaresizliğimin tek çözümü çalışmaktı ve Allah bana çalışmam gerektiğini söylüyordu. Bu düşünce ve içimde yeşeren ümit kıpırtıları ile harekete geçtim. İş bulmakta oldukça zorlandım. Çünkü üniversitede okuyordum ve askerliğimi yapmamıştım. Ama inancım ve iradem ile hem okulu devam ettireceğim ve hem de geçimimi sağlayabileceğim bir iş buldum ve şu anda çalıştığım şirkette bölge müdür yardımcılığına kadar yükseldim. Bütün bu aşamalarda ümidimi yitirmedim ve insanlara hoşgörü ve sevgi ile yaklaştım.”
 
Oğlum oldu, annemi kaybettim!
 
“Haziran ayında bir oğlum oldu. On yedi gün sonra annem vefat etti. Acıyla tatlıyı bir arada yaşadım. Gelenler önce başsağlığı diliyor, sonra mübarek olsun diyordu. Kur’an’da ‘dirilten de, öldüren de biziz ...’ ayetini anlamaya başladım. Ölüm ve doğumun bir gerçek olduğunu anlamaya başladım. Bir de hayatta ölümden başkasının yalan olduğunu anladım.
Her şey yapmacık gibi geliyordu. Ayrıca annemin ölümünden sonra, Yusuf Suresinde Hz. Yakub’un Hz. Yusuf’u özlemesini okudukça ağlamaya başlıyorum, anneme olan hasretim, özlemim dile geliyor.”
 
‘Hiç Yaradan bilmez mi?’ 
 
“İlk önce kutsal kitabın insan olduğum için bana hitap ettiğini biliyorum. Onda, kendimde değişiklikler meydana getiren şeyler buluyorum. Bu bulduğum şeyler, daha doğrusu benim gözüme daha fazla çarpan, beni etkileyen şeyler biraz kendi kişiliğimle ilgili. Hassas olduğum noktayla daha çok ilgilendiğimi hissediyorum. Kutsal kitabımız Kur’an’da beni en çok etkileyen şu oldu: 
Allah, peygamber efendimize şöyle hitap ediyor.
‘Kullarıma söyle ben onlara yakınım. Bana dua edenin duasına cevap veririm.’
Benim kendimi yalnız hissettiğimde, insanlara küstüğüm, kırıldığım zamanlarda bu ayet beni rahatlatmıştır. Benim duygularımı anlayan, beni dinleyen bir Rabbim var. Veya zor durumda kaldığımda dua edeceğim bana yakın olan bir Yaratıcımın olması bana huzur veriyor. Ayrıca ‘hiç Yaradan bilmez mi?’ ayeti de beni etkilemiştir. İnsanların beni anlamadığını düşündüğüm zamanlarda beni bilen, tanıyan bir Rabbim var ya diyorum. Bu beni rahatlatıyor.”