Gazetevatan.com » Yazarlar » Kalp hastaları seks yapabilir

Kalp hastaları seks yapabilir


Kalp-damar hastalığı yaşayan pek çok kişi cinselliğin tehlikeli olduğunu düşünüp cinsellikten tamamen vazgeçiyor.  Geçtiğimiz günlerde Amerikan Kalp Derneği’nin bilimsel dergisinde yayınlanan ve yaklaşık 3500 kişiyi inceleyen yeni bir çalışmada kalp hastalığı sonrası 10 hastadan neredeyse birinin seks hakkında hekimlerine danıştığı gösterildi.  Kalp hastalarının birçok cinsel korkusu var.  Cinsellik sırasında kalp krizi geçirmek, partnerin kalp sorunu yaşaması bu kabuslardan bazıları. Oysa dikkatli olunduğunda kalp hastalığı sonrasında da keyifli ve mutlu bir cinsel yaşama kavuşmak mümkün.
 
Seks sırasında kalp krizi geçirilir mi?
 
Cinsel ilişkide kalp krizi geçirme veya kalbe bağlı ölüm riski oldukça nadir görülüyor.  Bu konuda net rakamlar var. Sağlıklı bir kişide seks sonrasında kalp krizi görülme riski yaklaşık 1 milyonda 2.5.  Bu risk daha önce kalp hastalığı geçiren kişilerde sadece 1 milyonda 25’e kadar çıkıyor.  Ancak gördüğünüz gibi yine de çok düşük bir risk söz konusu. Stressiz bir ortamda, rahat bir hazırlık dönemi ardından keyif aldığınız bir partnerle seks yapmak kalbi yormuyor.
 
Kalp ameliyatı sonrasında sekse ne zaman başlayabilirsiniz?
 
Genelde kalp krizi sonrası yaklaşık 6-8 haftalık, stent ameliyatları sonrası 3-4 haftalık, bypass sonrası 8-14 haftalık bir bekleme süresi öneriyoruz. Ameliyat sonrası nekahet döneminin tamamlanması ve yara yerlerinin iyileşmesi gerekiyor. Ancak bu süreler hastaların genel sağlık durumuna göre değişebiliyor. Bu nedenle hekiminize danışın.  Kalp hastalığı sonrasında seks yapıp yapmayacağınızın en güzel testi şu: Eğer göğsünüzde rahatsızlık, ağrı, çarpıntı gibi belirtiler olmadan 15-20 dakika yürüyebiliyorsanız sekse hazırsınız demektir. Ancak hekiminize danışmayı unutmayın! Göğüs kemiklerini zorlamayan pozisyonları seçin. Hafif uyarılarla başlayıp tam cinsel birlikteliğe yavaş yavaş geçin.
 
Seks 2 kat merdiven çıkmaya eşit
 
Aslında cinsellik için gereken enerji öyle çok fazla da değil. Cinsellik için gereken enerji genelde bir eşya taşımak, orta şiddette 20 dakika yürüyüş yapmak, bahçe ve ev işleriyle uğraşmak kadar.  Seks sırasındaki oksijen tüketimi 1 veya 2 kat merdiven çıkmaya benziyor. Kalp hastalığı sonrasında seks yapıp yapmayacağınızın en güzel testi şu: Eğer göğsünüzde rahatsızlık, ağrı, çarpıntı gibi belirtiler olmadan 15-20 dak. yürüyebiliyorsanız sekse hazırsınız demektir. İlk zamanlar pozisyonlarda eşinizin daha aktif olmasında bir sakınca yok.  Hatta bu durum çift olarak hoşunuza bile gidebilir. Ancak zamanla kalbiniz ve kondisyon seviyeniz iyileştikçe eski pozisyonlara geri dönebilirsiniz.  Ancak tabii başlamadan önce utanmadan sıkılmadan hekiminize danışmanız şart!
 
Hem kalbi hem cinselliği koruyun
 
Kalbi etkileyen her sorun cinselliği de etkiliyor.  Kalp damarlarını etkileyecek problemler (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol problemi, plak oluşumu, sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, hareketsiz bir yaşam)  cinsel bölgeyi besleyen damarlarda da hasar yaratıyor.  Bu nedenle kalbiniz için risk teşkil eden hastalıklarınızı, ilaçlarınızı, yaşam şeklinizi düzenlerken seks performansınızı da korumuş olursunuz. 
 
Duygusal fırtınalar oluşabilir
 
Kalp sorunları sonrasında cazibenizi yitirdiğinize, partnerinizin sizi artık çekici bulmadığına inanabilirsiniz. Eski cinsel performansınızı gösterip gösteremeyeceğiniz konusunda endişelenebilirsiniz. Kendinizi depresif ve sıkıntılı hissedebilirsiniz. Cinsel isteğiniz azalabilir, partnerinizden uzaklaşabilirsiniz. Bu duygusal fırtınalar cinsel performansı düşürüyor. Burada önemli olan nokta, bu duygusal sıkıntıları kısırdöngü haline getirmemek. İletişimin çok değerli bir tedavi aracı olduğunu bilmelisiniz. Çift olarak yaşadığınız sağlık sorunları veya ameliyatlardan sonra mutlaka yaşadıklarınızı, korkularınızı, isteklerinizi, duygularınızı açık bir dille konuşun. Böyle bir iletişimin sizi partnerinizle yakınlaştıracağını ve çözüm yolları aramaya teşvik edeceğini bilin. Gerektiğinde cinsel sıkıntılarınız konusunda uzmana başvurmaktan çekinmeyin.