Prensin hayali

25 Kasım 2017 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 25 11 2017 - 2:30

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, New York Times’a verdiği röportajda, “Hz. Muhammed döneminde kadınlar ve erkekler bir aradaydı, tiyatrolar vardı, şimdi neden olmasın” dedi ve 1950’lerde çekilmiş, başı açık, mini etekli Suudi kadınların fotoğraflarını örnek gösterdi


Suudi Arabistan’da yakın zamanda Kral Selman’ın yerine tahta geçmesi beklenen Veliaht Prens Muhammed bin Selman, New York Times gazetesinin deneyimli Ortadoğu muhabiri Thomas L. Friedman’a verdiği röportajda, ‘hayalindeki’ Suudi Arabistan’ı anlattı.

Göreve geldiği günden bu yana Suudi kadınların toplumdaki rolünün artırılması ve cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılması için attığı adımlarla adından söz ettiren genç prens, Friedman’a İngilizce verdiği röportajda, ‘Ilımlı İslam’ söylemine açıklık getirdi. İslamı Hazreti Muhammed dönemindeki ‘orijinal haline’ döndürmeyi amaçladıklarını söyledi.

‘Orjinale döneceğiz’

Prens Muhammed Friedman’a, “İslamı yeniden yorumladığımızı yazmayın, biz onu orjinaline çevireceğiz. Bu yolda en büyük yardımcımız Hazreti Muhammed’in uygulamaları ve 1979’dan önceki Suudi Arabistan’da gördüğümüz gündelik yaşam örnekleri” dedi. Veliaht Prens sözlerine şöyle devam etti: “Hazreti Muhammed döneminde, kadın ve erkeklerin bir arada gittikleri tiyatrolar vardı, Suudi Arabistan’da Hristiyanlara ve Yahudilere saygı duyulurdu. Medine’de ticari davalara bakan ilk yargıç kadındı. Peygamberimiz tüm bunları benimsiyorsa soruyorum sizce Hazreti Muhammed Müslüman değil miydi?”

Friedman, Prens’in sözlerinin ardından yanındaki bakanlardan birisinin kendisine cep telefonunda bazı fotoğraflar gösterdiğini belirtti. Friedman, fotoğrafların 1950’li ve 60’lı yıllarda yaşamış başları açık, mini etekli Suudi kadınlarına ait olduğunu vurguladı.

Servetlerini verecekler

Babasının iktidarına kadar yolsuzlukla mücadele için yeterli adımın atılmadığını savunan Prens, “Babam bu oranda yolsuzluğun yaşandığı bir ülkenin G-20’de daha fazla kalamayacağını gördü. 2015’te adamlarına, yönetimin üst seviyelerindeki yolsuzlukların araştırmaları emrini verdi. Dosyalar hazır olduğunda Başsavcı Saud el Mucib düğmeye bastı. Şu ana kadar gözaltındakilerin yüzde 95’i bizimle anlaşma yolunu tercih etti. Servetlerini devlet hazinesine bağışlayanlar affedilecek” diye konuştu.

Hamaney’e Hitler benzetmesi

Prens Muhammed röportajında Tahran yönetimine de sert eleştirilerde bulundu. Genç prens, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i, Nazi Almanyası lideri Adolf Hitler’le kıyasladı.

Veliaht prens doğrudan Hamaney’i kastederek, “Avrupa Hitler’i tecrübe etti. Ortadoğu’da yeni bir Hitler istemiyoruz” ifadelerini kullandı. Riyad yönetimi, uzun zamandır İran’ı Ortadoğu’da terörü desteklemekle suçluyor.

1979’DA NE OLMUŞTU?

Suudi Arabistan’da rejim 1980’lere kadar ılımlı İslam modelini benimsemişti. Ancak 4 Aralık 1979’da, Cuheyman el Uteybi adlı radikal dincinin liderliğindeki silahlı grubun Kabe’ye düzenlediği baskın Riyad’ın muhafazakar çizgiye dönmesine neden olmuştu.

El Uteybi liderliğindeki yüzlerce silahlı adam, Mescid-i Haram’da bulunan onbinlerce kişiyi rehin aldıktan sonra Suudi yetkililere bir talep listesi göndermişti.

Silahlı grup, Suud hanedanının tekfir edilerek yabancı firmalarla iş yapanlarla birlikte yargılanmasını, dini esaslara dayalı devlet anlayışının tesisini, petrol üretiminin azaltılmasını, ülkedeki yabancı üslerin kapatılıp askerlerin çekilmesini, ayrıca kültürel yozlaşmayı engellemek için batılı ülkelerle ilişkilerin kesilmesini istiyordu.

2 hafta boyunca Kabe’yi ellerinde tutan grubun üyeleri, Suudi ordusunun düzenlediği baskınla yakalanmış, ardından da idam edilmişti. Suud yönetimi, baskının ardından İslamın muhafazakar kanadı olarak görülen Vahabilik mezhebine mensup din adamlarına daha fazla yetki vermeye başlarken, şeriat hükümlerini uygulamaya başlamıştı.

 

ETİKETLER