Gazetevatan.com » Yazarlar » Bir garip çocuk

Bir garip çocuk

01 Temmuz 2016 Cuma


 
Oğlu Alton’ın doğaüstü güçleri olduğunu anlayan Roy’un; oğlu, yakın arkadaşı Lucas ve eşi Sarah ile çıktığı tehlikeli yolculuğu anlatan ‘Midnight Special’, yer yer durağan yapısı ve soruları havada bırakmasıyla bekleneni veremiyor.
 

Film, 8 yaşındaki Alton’ın (Jaeden Lieberher) ve Alton’ı kaçırdığı tahmin edilen kişinin fotoğrafının gösterildiği haberle merak uyandıran bir açılış yapıyor. Çocuğun normalde yaşadığı, ‘Çiftlik halkı’ denilen (bir tür tarikat) bir grup, vaaz dinlerken FBI tarafından göz altına alınıyor ve tek tek kaçırılan çocuk ile ilgili sorular soruluyor. “Gözlerinden ışık saçıyordu”, “Onu durduramıyorduk”, “Ailesi terk etti”, “Gündüzleri uyuyor, geceleri dolaşıyordu” gibi ilginç açıklamalardan sonra normal bir çocuk kaçırma vakasından farklı bir durumla karşı karşıya kaldığımızı anlıyoruz.

Bu kadar meraklandırmanın ardından Alton’ı sessiz sakin bir şekilde bir evde oynarken buluyoruz. Kaçıran kişinin de babası Roy’un ta kendisi olduğunu (Michael Shannon) anlıyoruz. Roy ve Alton’a, Roy’un yakın arkadaşı Lucas (Joel Edgerton) eşlik ediyor. Ekip, 3 gün sonra olmaları gereken yere yetişmek için her şeyi göze alıyor. Yolda bu üçlüye Alton’ın annesi Sarah (Kirsten Dunst) da katılıyor.

-Film, birçok filmin birleşiminden oluşturulmuş izlenimi veriyor. Konu pek yabancı değil. Belki sonu farklıdır, şaşırtır diye izliyorsunuz.

-Aslında en başta sorulması gereken soru şu: Bu çocuğu anne ve babası neden terk etti? Bu konuda birkaç cümle kurulsa da tam bir açıklama yok.           

-Ekibin nereye, neden gittiğini uzun süre anlayamıyoruz. Ancak, doğaüstü güçleri olan Alton’ın kaderinde oraya ulaşmak olduğuna inanan babası bir şeylerin değişeceğine inanıyor. Alton, onun gözünde neredeyse yaratan konumunda. Annesi ve babasının arkadaşı Lucas da ona bu şekilde bakıyor. Uzun uzun sessizce bakışmalar insanın sinirini bozuyor. Bazen kendimi boş bir duvara bakıyormuşum gibi hissediyorum.

-Tüm elektronik eşyaları kontrol edebilen ve sinyalleri çözerek şifreleri bulan Alton’ın söylediklerini vaaz olarak yazıp çiftlik halkına okuyan ve bunları hiç sorgulamadan kabul eden halk, adeta bir koyun sürüsünün nasıl olduğunun kanıtı gibi.

-Filmin yaklaşık %90’lık bir kısmı karanlıkta geçiyor. Ben karanlıkta film izlemeyi, oturmayı seven biri olarak bundan rahatsızlık duymasam da genel olarak çok tercih edilecek bir durum değil.

-Çok dikkat çekici bir oyunculuğun, görselliğin ya da müziğin olmaması dikkat dağıtıyor. Sizi bu filme bağlayacak bir şeyler arıyorsunuz.

Yarattığı gerilim ve gizemi sonuna kadar sürdürmeyi başarsa da film, varış yerine gelindiğinde tatmin edecek bir sonuç vermiyor. 

‘Örümcek Adam’ serisindeki Mary Jane karakteriyle tanınan Kirsten Dunst’un, filmdeki yıllara meydan okuyamamış hali şaşırtıyor.