Gazetevatan.com » Yazarlar » Borsanın bombası şov dünyasında patladı

Borsanın bombası şov dünyasında patladı

27 Mayıs 2016 Cuma


Galasını geçtiğimiz hafta 69. Cannes Film Festivali’nde yapan ve George Clooney ile Julia Roberts’ı ‘Oceans 11’ filminin ardından 15 yıl aradan sonra tekrar bir araya getiren ‘Money Monster’ (Para Tuzağı) filmi seyirciyle buluştu. Film, borsa ve reality şov dünyasını eleştiri bombardımanına tutuyor.

 

 

Bir gün denk gelmeseniz ertesi gün mutlaka Kardashian ya da onların üvey kız kardeşleri Jenner’ların haberlerine denk gelirsiniz. Giydikleri, yedikleri, içtikleri, yüzü oldukları markaların tanıtımları, gerekli gereksiz katıldıkları galaları, sosyal medya paylaşımları, kavgaları, aile içi anlaşmazlıkları... Her bir adımları haber konusu. Programları reyting rekorları kırıyor. Bu reality şov dünyasının temeli 1994 yılındaki O. J. Simpson davasına dayanıyor. Ünlü bir basketbolcu olan Orenthal James Simpson, eski eşini öldürmekle suçlanmıştı. Ancak Simpson, davayı ırkçılığa sürükleyerek ve bir serveti bu davaya harcayarak tüm delillere rağmen suçsuz bulunmuştu. Çünkü dava Amerika’da günün konusu haline gelmiş 8 ay boyunca mahkemeden canlı yayın yapılmış, konuyla ilgili yazılan tüm kitaplar, cd’ler yok satmıştı. Bizim bugün maruz kaldığımız bir yere tıkılmış insanların kavgalarını yansıtan programlar da o günlerin eseri.

 

Para Tuzağı filmi bu konuyu çok ilginç bir yerden ele alıyor. O. J. Simpson davasına atıfta bulunan filmde, ‘Money Monster’ adlı borsa ve ekonomi programının sunucusu Lee Gates (George Clooney) adeta şov programını aratmayan bir şekilde haftanın beş günü amerikan borsası hakkında bilgi veriyor. Yatırım yapılacak ya da yapılamayacak hisseler hakkında yorumlarda bulunuyor. Bunu o kadar abartarak yapıyor ki izleyenlerin etkilenmemesi mümkün olmuyor. Julia Roberts ise program yönetmeni Patty Fenn’i canlandırıyor. Patty’nin Lee’ye haber vermeden işten ayrılacağı son gün programa davetsiz bir misafir geliyor. Kurye kılığına giren Kyle Budwell (Jack O’Connell) programı basıyor ve Lee’ye bombalı bir yelek giydiriyor. Bir elinde bombanın düğmesini diğer elinde silahını tutup herkesi esir alıyor ve söyleyecekleri olduğunu haykırıyor. Tabii ki program tarihi boyunca görmediği bir reytinge ulaşıyor. Herkes işi gücü bırakıp programa kilitleniyor.

Kyle’nin tek bir isteği var: Bir hafta önce Lee’nin “Mevduattan bile güvenli” lafına güvenerek ölen annesinden kalan 60 bin dolarını yatırdığı IBIS adındaki şirketin nasıl bir gecede 800 milyon dolar kaybederek hisselerinin yere çakıldığının cevabını istiyor. Soru, para veya pazarlık yok! Sadece cevap. Ancak ne var ki şirketin CEO’su bir türlü bulunamıyor. Şirketin Baş İletişim Sorumlusu’nun açıklaması ise kurumsal metinlerin “Nedenini anlayamadığımız bir hata...” gibi içi boş cümlelerden öteye gitmiyor. Ve canlı yayında şov başlıyor...  

- 15 yıl sonra tekrar bir filmde birlikte rol alan Roberts ve Clooney’in uyumu mükemmel. Lee canlı yayında canını kurtarmaya çalışırken en büyük destekçisi Patty ve Patty istediği için programı bırakmayan set çalışanları oluyor. Yüzlerini ezbere bildiğimiz bu iki oyuncu, rollerinde hiç de yabancı durmuyor.

- Bu başarı tabii ki filmin yönetmeni Jodie Foster’a ait. İki Oscar ödülü bulunan oyuncu, yönetmen ve yapımcı Foster’ın çektiği yakın çekimlerde karakterlerin korkularını, duygusallıklarını görmek iyi oluyor. Fakat filmin asıl meselesi mesajını vermek. Bunu da başarılı bir şekilde yapıyor. Foster imzalı film, Oscar’da ‘En İyi Film’ ödülünü alamayacak olsa da birkaç adaylık alacak gibi duruyor.

Foster, Clooney ve Roberts iş birliğiyle ortaya bol mesajlı ama mesaj kaygısıyla izleyiciyi sıkmayan, izlenme dozu yüksek bir yapım çıkmış.