Gazetevatan.com » Yazarlar » Süper kahramanlar senaryoda yenildi

Süper kahramanlar senaryoda yenildi

28 March 2016 Monday


 

Yılın merakla beklenen yapımı ‘Batman v Superman: Adaletin Şafağı’ büyük bir hayal kırıklığı yaşattı. Neredeyse her yaştan her ülkeden hayranı bulunan iki süper kahramanın karşılaşması, senaryodaki hatalar ve aşırı görsel efekt kullanılması nedeniyle bekleneni veremedi.

Hem Batman hem de Superman karakterleri 1939 yılında yaratıldı. Gazeteci Superman’i tasarlayan Jerry Siegel maddi sıkıntıları nedeniyle 130 dolara Superman’in tüm yayın haklarını Detective Comicks’e sattı. Gotham’ın zengin iş adamı Batman ise ilk defa DC’nin 27. sayısında görüldü. Çizgi romanlar, filmler, reklam ürünleri aldı başını gitti. İki karakter de çok sevildi, çok sahiplenildi. 

Bir süredir Hollywood’un senaryo sıkıntısıyla boğuşması ve süper kahramanlara olan aşırı ilgi, DC çizgi roman dünyasının bu en sevilen iki süper kahramanının ‘Adaletin Şafağı’ filminde bir araya gelmesini sağladı. Üstüne bir de güç gösterisine tutuşacakları haberleri yayıldıkça yayın tarihini beklemek hayli zorlaştı. Yayın tarihi gelip çattığında ise ne yazık ki meraklılarını tatmin edecek bir film ortaya çıkmadı.

- Bu sonucun birçok nedeni var. Ancak bu listenin en başına senaryoyu koymak istiyorum. Filmin en dikkat çeken sorunu senaryodaki çatlaklar. Filmin tanıtımlarında vaat edilen Batman ve Superman savaşının nedeni ve sonucu o kadar havada kalmış ki… Film boyunca, ‘Arkadaş siz ne yapıyorsunuz?’ dememek için kendinizi zor tutuyorsunuz. Bu filmlerin temelini oluşturan ‘iyiler kötülere karşı’ konusu ortadan kalkmış ve ‘yanlış anlaşılmaların sonucunda birbirine saldıran iyiler’ gelmiş. Bizdeki dizi konuları gibi... Çok açık söylüyorum bazı sahnelerin çocuğu kandırır gibi oldu bittiye getirilmesine sinirden güldüm. Evet, çizgi romanda bazı anlatılanlar bizim hayal gücümüzle birleşince gerçekçi geliyor ve okutturuyor olabilir ama bunu filme aynen aktarmak büyük kopukluklara neden olur. Mutlaka araya bağlayıcı sahneler ve neden sonuç ilişkileri koymanız gerekir.

- Bu kategorideki filmleri izlememizin en büyük nedenlerinden biri de görsel efektler… Fakat filmin tamamen göz yoran efektlere boğulması sinir bozuyor.

- Artık en basit dizilerde dahi çift karakteri oynayan kişiler görünümünde değişiklikler yaparken Superman’in hala sadece bir gözlük takarak tanınmaması… Siyah çerçeveli bir gözlük ve hoopp gazeteci Clark Kent, çıkarınca hoopp Supermannn! Çizgi romanda bu kadar gazetecilik kimliği ön planda olmadığı için sorun yoktu. Fakat filmde bir gazeteci bir Superman olunca yemiyor bu durum. Clark Kent’in gözlüğünün hipnoz etkisi yarattığı ve tanınmamasını sağladığı ile ilgili bazı söylentiler olsa da böyle bir bilgiyi de göremedik...

- Superman’in hepimizin bildiği üzere saymakla bitmeyen özellikleri var. X-ray görüşü, teleskobik ve mikroskobik görüş, ısı saçan bakışlar, süper işitme, ses ve nefes, süper zeka… Neredeyse görmediği, duymadığı, hatırlamadığı hiçbir şey yoktu. Fakat nedense bu filmde karşımıza hayli zayıf bir Superman çıkıyor. Güçlerini kullanamıyor veya yer yer kullanmak istemiyor. Bu da birçok sorun yaşanmasına neden oluyor. Hakkını yemeyeyim ama Henry Cavill’in canlandırdığı Superman heykel gibi bir yakışıklılıkla keskin keskin bakabiliyor.

- Hazır oyunculuktan söz açılmışken Ben Affleck’in Batman karakterine cuk oturduğunu da belirtmekte fayda var. Mimiksiz oynamanın kitabını yazacak olan Affleck’in bu tarzı, Batman’in soğuk duruşunu çok güzel yansıtıyor.

- Jesse Eisenberg oyunculuğu, tartışmasız filmin ilgi çekici sahneleriydi. Kötü adam Lex Luthor’ı canlandırdan Eisenberg’in psikopat halleri ‘karanlık’ (atmosfer olarak) filme renk katıyor.

- Wonder Woman’a gelince… Biraz zorlama. İlk filmde bir etkisini göremedik açıkçası. Ancak filmin devam filmlerinde Aquaman ve Flash’ın da katılımıyla oluşturulacak ‘Adalet Birliği’ için bir başlangıç.

Sonuç olarak; yönetmen Zack Snyder’in tüm uğraşlarına rağmen beklentilerimizin altında bir yapımla karşılaşsak da Batman ve Superman’i bir arada izlemek keyif veriyor. Umarım filmin devam filmlerinde bizi -iyi anlamda- şaşırtmayı başarırlar.