Gazetevatan.com » Yazarlar » Cavide, Peyker’e karşı

Cavide, Peyker’e karşı

01 Ocak 2016 Cuma


Hani hep duyarız ya “8 yıl çıktılar. Tam evleneceklerdi ki ayrıldılarrr”… Bu durumun %90’ı işin içine ailelerin girmesi ya da evlilik sürecinde dıdısının dıdısı da dahil herkesten bir ses çıkması sonucu ne yapacağını bilemeyen gelin ve damadın durumla baş edemeyip, çareyi ayrılmakta bulmasıdır. Sonuç: Hüsran!

Efsun ve Sinan, ‘Kocan Kadar Konuş: Diriliş’ filminde aşkları uğruna gerçekten büyük bir mücadele veriyor.

 

Efsun’dan evlilik teklifi

‘Kocan Kadar Konuş’un gişe başarısı, ikinci film ‘Kocan Kadar Konuş : Diriliş’in temellerini attı. Filmde, içinde bulunduğumuz coğrafyada doğar doğmaz evliliğe programlanan kızları temsil eden 30 yaşındaki Efsun (Ezgi Mola) ve yıllar sonra karşısına çıkan, unutamadığı lise aşkı Sinan’ın (Murat Yıldırım) hikayesi kaldığı yerden devam ediyor.

Diriliş, kızların en büyük korkularından birine meydan okuyarak başlıyor. Efsun, ailesinin bütün ‘Göster ama elletme’, ‘Aman ilk adımı sen atma’ uyarılarına rağmen Sinan’a evlenme teklif ediyor. Ancak tam o sırada başlarına talihsiz bir olay geliyor ve romantik an hastanede bitiyor. Hastaneye koşan elbette yalnızca Efsun’un ailesi değil. Sinan’ın ailesinin de gelmesi iki ailenin tanışmasına vesile oluyor. Ama ne tanışma… Sinan’ın babaannesi Cavide Hanım (Hümeyra) ve Efsun’un anneannesi Peyker Hanım (Nevra Serezli) arasında kılıçlar çekiliyor. Savaş çığlıkları göğe erişiyor.Torunları için en iyisini isteyen büyük anneler bütün olaya el atıyor.

Kaos başlıyor

İlk hamleyi Cavide Hanım yapıyor ve Efsun’u, Sinan’ın çapkın bir erkek olduğuna inandırmaya çalışıyor. Ancak bu durum işe yaramayınca mecburen kız tarafını tanışmak için kendi memleketleri Taraklı’ya davet ediyor. Ne yaparsa yapsın iki aşık birbirinden kopmayınca da en azından düğünü kendi istediği gibi yapmak için elinden geleni ardına koymuyor. Peyker Hanım ve ekibi durur mu? Erkek tarafı araştırmasıyla başlayan süreçte, düğün arefesindeki gelin tarafının hakkını tam anlamıyla veriyorlar.

Tektaşın büyüklüğü, düğün gününün planlanması, gelinlik ve bohça alışverişi, düğün yeri ayarlanması, evlendikten sonra nerede oturulacağı gibi nedenler büyükler için birer tartışma konusuyken aşıklar da kendi içlerindeki korkularla baş etmeye çalışıyor. Efsun ne kadar sade bir törenle evlenmek isterse istesin şatafata boğuluyor. Sinan ise sevdiği kızdan duymayı beklemediği sorularla karşılaşıyor. Anlayacağınız tam bir kaos ortamı!

Komedi seviyoruz

Ülkemizde genel duruma baktığımızda televizyonda dram, sinemada komediyi seven bir toplumuz. Buna rağmen son 1-2 yılda -içinde ünlü isimlerin de bol olduğu- birçok film gişede hüsrana uğradı. Böyle bir ortamda Kocan Kadar Konuş’un devam filminin gelmesinin altında çok büyük sırlar yatmıyor. Film, çok iyi bildiğimiz bir hikayeyi bize komik tarafından anlatıyor. Hepimizin bir anda kendini bir şekilde içinde bulacağı bir hikaye. Eksiği var fazlası yok bu konuda. 

- İlk film 20 Mart 2015, ikinci film 1 Ocak 2016 tarihinde vizyona girdi. Yaklaşık 1 yıl içinde 2 film çekmek ve vizyona hazır hale getirmek bile bir başarı.

- Filmde, Hümeyra ve Nevra Serezli oyunculuk konusunda adeta döktürüyor. İki usta ismin çatışma sahneleri ‘Aman düşman başına verme’ dedirttiriyor. Aynı şekilde Ezgi Mola’nın ne yapacağını bilmez aşık halleri, Murat Yıldırım’ın yıllar sonra sevdiği kıza kavuşmuş olmanın verdiği heyecanlı ve sürpriz sever halleri de kendini izlettiriyor.

- Görüntülerde doğallıktan ödün verilmemesi de büyünün bozulmasını engelliyor. Ayrıca, Efsun’un kameraya dönüp konuştuğu sahneleri bu bölümde daha çok sevdim.

- Bazı sahnelerin gerçek gibi yapıldıktan sonra hayal ürünü olması numaralarına bence bu filmde hiç gerek yoktu. Zamanı uzatmaya çalışma çabası yapılamayacak kadar konusu olan bir durum anlatılıyor. Direk olanı vermek yeterliydi.

- Efsun gibi isyankar bir karakterin tüm hazırlık sürecinde biraz daha dişini göstermesini beklerdim. 

- Kitaptan uyarlama olan filmde, Efsun’un odasının kapısında asılı olan ‘Kitabı filmiyle yargılama’ sözünün çok fazla gösterilmesine de şaşırdım. Ekranın tam ortasında olduğu sıralarda ‘Bu konuda çok mu eleştiri alındı?’ diye düşünmeden edemedim.

İyi seyirler…