Gazetevatan.com » Yazarlar » Sevemedim kara gözlüm!

Sevemedim kara gözlüm!

20 Temmuz 2018 Cuma


Tarihin en popüler ve zengin suçlusu Pablo Escobar ile aşk yaşayan gazeteci Virginia Vallejo’nun anılarından uyarlanan ‘Loving Pablo’, özellikle vadettiği sevgi konusunda bilinen hikayeye yeni bir şey katmıyor. Ancak, Bardem’i Escobar, Cruz’u da Vallejo rolünde izlemek yetiyor

Pablo Escobar ile ilgili bir şey duyduğumda ya da gördüğümde aklıma direkt Melek Subaşı’nın “Sen milyon milyar parayı ne yaptın?” sözleri geliyor. 

Birçokları için de Escobar, polisten kaçarken gece üşüyen kızını ısıtabilmek için 2 milyon dolarını yakan kişi... Bu ne kadar gerçek hala bilmiyoruz. Ama milyon milyarlarla aklı karışan bizler için güzel hikaye. 
 
Uyuşturucu kaçakçısı Escobar’ın, 20. yüzyılın sonlarında suç tarihini değiştirmesi, hem Amerika hem de kendi ülkesi Kolombiya’yı karıştırması, 3 bin kişinin ölmesine sebep olması elbette unutulmaz (Zaten en az yılda bir gelen yapımlar da unutturmamakta ısrarcı). Ancak Escobar’ın bir de Kolombiya’nın en ünlü gazetecisi Virginia Vallejo ile yaşadığı aşk var. Bu hafta vizyona giren ‘Loving Pablo’ (Pablo’yu Sevmek) filmi, Vallejo’nın (Penélope Cruz) Escobar’ın (Javier Bardem) ölümünden sonra yayınladığı ‘Loving Pablo, Hating Escobar’ (Pablo’yu Seviyorum, Escobar’dan Nefret Ediyorum) adlı çok satan kitabından uyarlama.
 
Filmin en büyük hayal kırıklığı, sunmayı garanti ettiği Pablo’yu sevmeyi tam olarak göstermemesi. Vallejo, çok güzel ve seksi bir kadın. Escobar ile tanıştıktan kısa süre sonra yasak aşk yaşamaya başlıyorlar. Escobar bayağı cani. Kan donduran ölüm emirleri veriyor. Bu sırada Escobar evli ve bir oğlu var. Karısı da ilişkinin farkında. Fakat Vallejo’nun umrunda değil. Böyle bir adamı gerçekten seviyor mu o da belli değil. Geziyor, servet değerindeki pırlantaları takıp takıştırıyor. Bu ortama şahit olmak ilgisini çekiyor. Keyfini çıkartıyor. Mutluluğu fazla sürmeden ortalık karışıyor. Escobar, ‘suçlu iadesi’ kanununun iptal edilmesi için milletvekili oluyor. Mecliste üzerine gelen bakanı öldürüyor, uçak düşürüyor, öldürülen polis başı gençlere para ödüyor. Sonra hükümetle yaptığı anlaşma karşılığında kendi inşa ettiği hapishanede adamlarıyla birlikte yatıyor. Aslında bildiğin devasa bir ofis kuruyor kendine. Uyuşturucu patronlarından bazılarını hapishanede öldürmesiyle askeri hapishaneye konulmamak için cezaevinden kaçıyor.    
 
Zirveden düşüşe
 
125 dakika boyunca bu bildiğimiz Escobar’ın hayat hikayesini izliyoruz. Vallejo ile duygusal bağ konusunda bir şey yok. Bunlar yaşanırken Vallejo işinden kovuluyor, beş parasız kalıyor, aldığı tehditler sonrası Escobar’dan kurtulmanın yollarını arıyor. Fakat her şey için çok geç. Hem kötü adamlar hem de FBI peşinde. 
 
Tabii her dönemin bir sonu var. Escobar da gün geliyor ölüyor. Fakat intihar mı ediyor, yoksa polis mi öldürüyor orası muamma. Film de bunun kararını izleyiciye bırakıyor. 
 
Yapımın en güzel tarafı ise Bardem ve Cruz’u tekrar bir arada izlemekti. Birbirine çok yakışan ve uyumlu bir çift. İkisinin de oyunculuğuna laf etmek iki dakikaya kalmadan çarpılmaya neden olur. Escobar ve Vallejo olarak da çok iyiydiler. Bardem’in Escobar’a dönüşümü inanılmaz. Resmen o olup çıkmış. Cruz ise kahkahalarıyla korkusunu saklamaya çalışan Vallejo’yu sevdiriyor. Son anlarda geçirdiği sinir krizleri ve ölümle burun buruna geldiği sahneler tadından yenmiyor.  
 
En az 30 milyar dolarlık servet
 
Bardem, 20 yıldır Escobar’ı oynama teklifi almasına karşı kabul etmemiş. Bu filmin hem başrolünü hem yapımcılığını üstleniyor.
 
Escobar’ın o dönem 30 milyar dolarlık serveti olduğu tahmin ediliyor. Hala bir yerlere gömülü paralar aranıyor. Çiftçinin oğlu Escobar, dünyadaki 7. en zengin kişiydi.    
 
ABD’ye 40 ton uyuşturucu satan Escobar, meclisteki ilk gününde kravat takmadığı için içeri alınmıyor. Şaka gibi :)
 
Escobar, ABD’ye giren uyuşturucunun yüzde 80’ini tedarik etti. Onunla birlikte uyuşturucu kullanımı üst sınıftan orta sınıfa da geçti.