Gazetevatan.com » Yazarlar » Annemin beyazları...

Annemin beyazları...

13 Mayıs 2018 Pazar


Anneler hep o çocukluğumuzdaki halleriyle kalacaklar gibi hissettirir. Onların gücü de bence buradan geliyor. O güce armağan edilen ve her yıl Mayıs ayının 2’nci Pazar’ı kutlanan Anneler Günü’nde ilham veren kadın filmlerini anneniz ile birlikte izleyebilirsiniz. İmkanı olanlar, annesine sarılarak bu dünyanın tüm sıkıntılarına, zorluklarına bir süreliğine sırtını dönebilir…

Farkına vardığımda etkisini hiçbir zaman kaybetmeyeceğimi anladığım bir an vardı. Annemin beyaz saçları… Annem henüz 17’sinde evlenmiş, 18’inde ağabeyimi, 19’unda beni, 21’inde de kız kardeşimi dünyaya getirmişti. Şimdilerde “Evleneceğim” dese karşı çıkacağımız bir yaşta onun 3 çocuğu vardı. Bu yüzden birlikte büyüdük, birçok şeyi birlikte keşfettik. Yeri geldiğinde annem yeri geldiğinde de en yakın arkadaşım oldu. Ama bir an geldi… Bir öğleden sonra, oturuyorduk ve annemin saçlarının arasında beliren beyazlıkları fark ettim. İlk o gün korktum ben. 
 
Akrabanın, arkadaşının hatta kendinin bile yaşının ilerlemesine alışırsın da anneninkine alışmak zordur. O senin kahramanın, en ufak zorlukta sığınağındır. Güvenli limanın, her duyguyu rahatça yaşadığın özgürlük alanındır. Onu hep en güçlü haliyle düşünürsün. Ki ne olursa olsun içlerindeki o gücü de hiçbir zaman kaybetmezler. 
 
Bugün Anneler Günü. Bugüne kadar sevgisini çok da gösteremeyenler varsa, bir gün “Keşke” dememek ve artık o duvarı yıkmak için güzel bir fırsat var önlerinde. Yan yanaysa kocaman sarılmalı annesine, kokusunu içine çekmeli. Uzak olanlar en azından sesini duymalı, hissettiklerini anlatmalı. Annesi vefat edenlerin ise başı sağ olsun. 
 
Bana gelince, o beyaz saçlar çok şey değiştirdi. Belki de sudan sebeplerle annemle inatlaşmayı, ergenlik triplerimi o saçlar bitirdi. Onu daha fazla anlamaya, dinlemeye başladım. Bana ilham olan yönlerine odaklandım. Sinema sektörü de bu konudan oldukça besleniyor. İlham veren kadınları, anneleri konu alan yapım sayısı oldukça fazla. Bugün de birkaç tanesini sıralayacağım, bugün annenizle sinema keyfi yapmak isterseniz rahatlıkla izleyebilirsiniz…
 
Frida
 
Bir kadın en fazla ne kadar acı çekebilir? Ve acılar içinde nasıl bu kadar renkli olabilmeyi başarabilir? Çocukken geçirdiği trafik kazası, yıllarca yatağa bağlı kalışı, bu sırada resim sanatına tutkusu, yaşadığı büyük aşkı, siyasi ve düşünsel duruşu… Tarihteki en güçlü, ilham veren kadınlar listesinde en üst sıralarda yer alıyor. Frida’yı, 2002 yapımı ‘Frida’ filminde Salma Hayek canlandırıyor.   
 
Coco Before Chanel 
 
Audrey Tautou’nun tüm zarafetiyle geçtiğimiz yüzyıla stiliyle damgasını vuran Coco Chanel’i canlandırdığı yapım tam bir şaheser. Yetimhanede başlayan Coco Chanel’in hikayesi, acılarla birlikte başarıyı da beraberinde getiriyor. Kadınların rahatsız kıyafetler içinde dolaşmasını kabullenemeyen Chanel, günümüz dünyasının çalışan kadın stilini, bulduğu erkek kıyafetlerinden yaratıyor.
 
La Vie En Rose
 
“Hayır, hiçbir şeyden pişman değilim… Aşklarımı ve tüm heyecanlarımı süpürün. Sıfırdan başlıyorum!” Hayata tüm acılara rağmen şarkı sözlerindeki gibi hep sıfırdan başlamayı başaran ve dev sesiyle dünyayı büyüleyen bir kadın o: Edith Piaf. ‘Kaldırım Serçesi’ olmak kolay değildi.
 
Hidden Figures
 
İnsanların önyargılarını kırmak mı daha kolaydır, uzaya gitmek mi?  Bilim kadınlarına ilham olacak yapım, NASA’da görev alan 3 siyahi kadının tarihi nasıl değiştirdiğini konu alıyor. Ancak erkek ve beyaz olsalar isimleri tarih kitaplarına altın harflerle yazılacak bu kadınlar, çalışırken yaşanan ayrımcılıktan dolayı tuvalet ihtiyaçlarını bile gidermekte zorlanıyorlar. Peki bunlar bir kadını yıldırabilir mi? Tabii ki hayır!