Gazetevatan.com » Yazarlar » İlham veren çocukların sineması

İlham veren çocukların sineması

20 Nisan 2018 Cuma


Çocuklar yalansızdır. Düşündüklerini direk söyler, duygularını gösterir. Arkadaşlarını korur. Dil, din, ırk ayrımı bilmezler. Onların cesareti, birbirlerine destekleri büyüklere, haliyle sinemaya da ilham verir. Bir 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na doğru daha ilham veren çocuk filmlerden bazılarını hatırlayalım... 

Yerdeki Yıldızlar (2007)

 

Bir Aamir Khan klasiği olan film, okulda ‘başarısız’ olan öğrencilerin aslında neden başarısız olduklarını, hatta olmaya zorlandıklarını anlatıyor. Filmde öğrenme güçlüğü çeken Ishaan’ın yaşadıkları etkileyici bir biçimde ele alınıyor. 3. sınıfta olmasına rağmen okuma yazmayı öğrenemeyen Ishaan, içine kapanıyor. Ta ki resim öğretmeni Ram ile tanışana kadar. Ishaan’ın gizli yeteneğini de keşfeden öğretmeni, ‘Nasıl öğretmen olunur?’un dersini veriyor.

Dangal (2016)

Hint milli güreşçi Geeta Phogat ve Babita Kumari’nin gerçek yaşam öykülerinin anlatıldığı filmde şu sözler tablo yapılıp duvara asılmalık: “Yarın madalyayı kazanırsan yalnızca sen değil, milyonlarca kız da kazanacak. Erkeklerden aşağı görülen bütün kızların zaferi olacak. Ev işi yapmaya zorlananların, çocuk doğurması için evlendirilenlerin… Yarın kızları aşağı gören bütün insanlarla mücadele edeceksin.”

Mucize (2017)

Romandan beyazperdeye uyarlanan yapım, Treacher Collins Sendromu’na (TCS) sahip 10 yaşındaki Auggie Pullman’ın yaşadıklarını anlatıyor. Hastalığı nedeniyle yüzü yaralı gibi görünen Auggie, okula gittiğinde hiç de hoş karşılanmıyor. Dışlanıyor, alay ediliyor. Auggie ise bu sırada kendine hayallerinden bir dünya kuruyor. Hor görülmediği, dışlanmadığı…

Kız Kardeşim Mommo (2009)

İki küçük kardeşin anneleri ölünce babaları tekrar evleniyor ancak üvey anne çocukları istemiyor. Dedeleri ile birlikte yaşıyorlar. 9 yaşında bir ağabey, kız kardeşi Ayşe’nin hem babası hem annesi hem en yakın arkadaşı oluyor. Onu hem hayatın zorluklarından hem de büyüklerden koruyor. 9 yaşında bir ağabey, sırtına tüm yükü alıyor ve izleyene de aynı ağırlığı hissettiriyor.

Gökyüzü Kadar Kırmızı (2006)

1970’li yıllarda Toskana’da yaşayan Mirco, bir kaza sonucu görme yetisini kaybediyor. Görme engelli olmadan önce sinemaya çok düşkün olan Mirco, okulda eski bir bant makinesi buluyor. Sesleri kaydederek kendi hikayelerini oluşturuyor. Ve bu çocuk geleceğin ünlü İtalyan ses teknisyeni oluyor.

Sol Ayağım (1989)

 İrlanda’nın ünlü yazarı Christy Brown’ın gerçek yaşam öyküsü. Doğuştan beyin felçli olan Brown, önceleri ölmek isterken daha sonra sol ayağını keşfediyor. Ve bazen bir sol ayak birçok şeye yetiyor.  Sadece sol ayağını kullanarak yazı yazan Brown, kendi yaşadıklarını, hissettiklerini yazmakla başlıyor. Kitabı birçok dile çevrilen yazarın yaşamı 1989’da kitabıyla aynı adla sinemaya uyarlandı.

Cennetin Çocukları (1997)

Film, kaybolan bir ayakkabı üzerinden fakirlik ve kardeşliğe odaklanıyor. Ali ve Zehra’nın babası çok az paraya çalışarak evi geçindirmeye çalışırken anneleri de hastalıkla boğuşuyor. Bir gün Ali, Zehra’nın ayakkabılarını tamire götürüyor fakat kaybediyor. Zehra’ya yeni ayakkabı alacak paraları olmadığını bildikleri için de tek Ali’nin ayakkabısını ortaklaşa kullanmaya karar veriyorlar.

Pi’nin Yaşamı (2012)

Pi adlı 16 yaşındaki çocuk, hayvanat bahçesi işleten ailesi ve hayvanlarıyla gemi ile Hindistan’dan Kanada’ya taşınırken gemi batıyor. Ailesini kaybeden Pi, okyanusun ortasında bir Bengal kaplanı ve birkaç hayvan ile birlikte ufak bir sandala çıkmayı başarıyor. Fakat asıl yaşam mücadelesi bundan sonra başlıyor. Zekası ve bilgisiyle inanılmaz bir ilham kaynağı oluyor.