Gazetevatan.com » Yazarlar » Gençlerle birlikte değişen Amerika

Gençlerle birlikte değişen Amerika

02 Mart 2018 Cuma


5 dalda Oscar adayı ‘Lady Bird’, ergenlikten yetişkinliğe geçişteki tüm sancılı olayların üstesinden gelmeye çalışan Christine’nin yaşadıklarını, 2000 sonrası değişen ABD ile iç içe anlatıyor. Filmin atmosferi çok güçlü bir şekilde yansıtılıyor

Senarist ve oyuncu Greta Gerwig’in ilk yönetmenlik denemesi ‘Lady Bird’, bu yıl ‘En İyi Film’ dahil 5 dalda Oscar adaylığıyla öne çıkan yapımlardan. 2002 yılında geçen film, her ergen gibi günlük olaylar ve sıkıntıların üstesinden gelmeye çalışan 17 yaşındaki Christine McPherson’ın (Saoirse Ronan) yaşadıklarını anlatıyor. Kendine verdiği isimle Lady Bird (Türkçesi ‘Uğur Böceği’), babası da işten çıkarılınca hemşirelik yaparak evi geçindirmeye çalışan kontrolcü annesi Marion (Laurie Metcalf), kendi dünyasında yaşayan ağabeyi ve onun kız arkadaşıyla yaşıyor. En büyük hayali New York’ta bir üniversiteyi kazanarak ‘aşırı sıkıcı’ Sacramento’dan bir an önce ayrılmak ve kendi hayatını yaşamak! 
 
Her ergenin yaşadığı gibi Lady Bird de hem arkadaşlarıyla hem ailesiyle hem de kendiyle çatışma halinde. Özellikle o yaşlarda hepimizin yaşadığı ebeveyn ile anlaşamama ama bir o kadar da birbirine bağlı olma durumu filmde hakimiyetini kuruyor. Anne Marion, daha fazla para kazanabilmek için sürekli mesaiye kalıyor, oldukça sinirli. Evin düzeni konusunda çok hassas. Herkesin harfiyen kurallara uymasını istiyor. Anne kız ne kadar sorun yaşasa, sevilmediklerini düşünseler de gerçekler bambaşka. Aralarındaki sessiz iletişim, aslında elbise yığını bir mağazada kızının hayran olacağı kıyafeti eliyle bulmuş gibi bulabilecek kadar kuvvetli. Bird de her ne kadar annesi gibi olmamak için elinden geleni yapsa da bunu başaramayacak kadar ona benziyor. Babasıyla ise durum çok farklı. O evin yumuşak ve anlayışlı tarafı. 
 
Komedi-dram  dengesi
 
Gerwig’in karakterleri merhametli. Affedici yönleri ağır basıyor. En şaşılacak olanlar bile...
Film boyunca yaşananlar, bizim şu an bir filmde göreceğimiz küçük ama o yaşlardaki insanlar için büyük olaylar. Bird’ün okul hayatı, hoşlandığı çocuğu etkileme çabası, ilk cinsel deneyimi, ehliyet alması, şehir dışına çıkma konusunda aileyi ikna etmeye uğraşması ve hepsinin karşısında da parasızlık... Bunlar yetişkinliğe giden yolda bizi biz yapan olaylar. Bird, benim tahminimin üzerinde bir güçle hepsiyle savaşmasını biliyor. Ancak filmin bir de alt metni var. 2000 sonrası değişen ABD’yi beyaz perdeye aktarıyor. Bu değişim yalnızca olgun insanların geri plana atılarak, yerlerine gençlerin gelmesinden ibaret değil! Çağ değişiyor, sosyo-ekonomik açıdan bambaşka bir ABD ortaya çıkıyor...
Film, komedi-dram dengesini çok güzel kuruyor. Sınıf farklılıklarını da ele alıyor, dini de cinsel tercihleri de. Ancak her şeye rağmen önemli sinema platformundaki eleştirmenlerden 100 tam puan almasını abartılı buluyorum.   
  
Diğer yandan filmin Sacramento’da geçmesi de tesadüf değil. Greta’nın doğup büyüdüğü yer Sacramento. Annesi de hemşire ve karakterimiz de onun gibi Katolik lisesine gidiyor. 10 milyon dolar gibi düşük bir bütçeye sahip olan film, 1 saat 34 dakikalık süresiyle de hiç sıkmadan kendini izlettiriyor. 
 
23 yaşındaki Ronan, Oscar’da ‘En İyi Kadın Oyuncu’ adaylarından biri. Bu ilk adaylığı da değil üstelik. 2008’de ‘Kefaret’ ile ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ dalında aday olan Ronan, 2016’da da ‘Brooklyn’ ile ‘En İyi Kadın Oyuncu’ya adaydı. Eminim ki bu saatten sonra çok daha fazla ödülde adını göreceğiz.