Gazetevatan.com » Yazarlar » Cingöz Kenan

Cingöz Kenan

13 Ekim 2017 Cuma


‘Cingöz Recai’, ‘Bir Efsanenin Dönüşü’ filmiyle, Kenan İmirzalıoğlu’nun canlandırmasıyla tekrar beyazperdede boy gösterdi. Film, rüya kadroya rağmen; senaryodaki kopukluk, karmaşa, esinlenme ve tekrarlanan sahneler ile bekleneni veremiyor

Cingöz Recai... Bir hırsız! Ancak ahlaklı ve dürüst olanından. O kendine hayran bırakacak kadar işini ciddiye alıyor. Her zaman neşeli, kahkahası meşhur. Silah kullanmıyor ve kılıktan kılığa girebiliyor. Zenginden alıp fakire dağıtıyor. Adeta bir Robin Hood.

 

Cingöz Recai, Peyami Safa’nın Server Bedi mahlasıyla yazdığı, edebiyatımızdaki ilk Türk polisiye romanı karakterlerinden biri. Safa, Cingöz Recai’yi yaratırken Fransız yazar Maurice Leblanc’ın kibar hırsız olarak can verdiği roman karakteri Arsen Lüpen’den fazlasıyla esinlenmiş.

Ele avuca sığmaz, lakabının hakkını veren Cingöz’ü beyazperdede ilk olarak 1954 yılında Turan Seyfioğlu canlandırdı. Ardından 1969 yılında Ayhan Işık karaktere hayat verdi. Vee bugüne geldiğimizde, Kenan İmirzalıoğlu ‘modern’ Cingöz Recai olarak beyazperdede boy gösterdi. 

Rüya kadro

Cingöz’ü yakalamaya çalışan, en az onun kadar önemli karakter ‘Başkomiser Mehmet Rıza’yı Haluk Bilginer, güzeller güzeli ‘Göze’yi Meryem Uzerli, Cingöz’ün düşmanı ‘Hayalet’i ise Musa Uzunlar canlandırdı. Meriç Aral, Boran Kuzum, Serkan Keskin ve Günay Karacaoğlu da Cingöz’ün ekibi, can yoldaşları olarak rol aldılar. Ayrıca Selim Bayraktar, Ushan Çakır ve Fatih Artman olunca resmen rüya kadro toplandı.  

Filmin konusu kısaca şöyle: Cingöz, İstanbul Köprüsü’nden kendini sulara attıktan tam 4 yıl sonra tekrar bir hırsızlık olayıyla ortaya çıkar. Hedefinde Hayalet’ten intikam almak vardır. Bu yüzden güvenlik teknolojisi üzerine çalışan sayılı zenginlerden birinin evini soymak için uğraşan Hayalet’in ekibine dahil olmaya çalışır.

Çekimleri St. Petersburg’da ve İstanbul’da yapılan filmin yönetmen koltuğunda efsane dizi Leyla ile Mecnun’un yönetmen koltuğunda da oturan Onur Ünlü var. Senaryo ise Kerem Deren ve Pınar Bulut’a ait. İkili daha önce de birlikte ‘Ezel’ dizisinin senaristliğini yapmıştı.

Senaryo kopuk

Sanat yönetmenliğinin ve mekanların etkilediği yapım, macera ve polisiye yapımları ti’ye alıp almama arasında kalıyor. Yani eğer ‘Cingöz Recai: Bir Efsanenin Dönüşü’ filminde James Bond ve Görevimiz Tehlike gibi yapımları ti’ye almak varsa bu tam olarak geçmiyor. Eğer yoksa ‘Neden bunu yaptınız?’ diye sorduruyor. Müzikler James Bond’dan, yer yer senaryo Görevimiz Tehlike’den esinlenme(!). Ancak, senaryo çok kopuk. Mesela filmin girişi St. Petersburg’da açılıyor. Birkaç sahne sonra bir otobüsün üzerine ‘Ataşehir-Kadıköy’ yazısını görünce İstanbul’a geçildiğini anlıyoruz. Sonra başka bir sahnede çok önemli bir etkinlik varken ev sahipleri yukarda spor yapıyor. Ama evin bahçesinde çoktan etkinlik başlamış durumda, konuşmalar yapılıyor.

Bazı sahneler birkaç kez farklı yerlerde kullanılınca, birkaç yerde yüzün yarısını göstereyim derken sadece kulaklar gözükünce zorla içine girmeye çalıştığınız yapım sizi dışarı atıyor.   

Ekip bu kadar önemli isimlerden oluşunca haliyle oyunculuklarda da beklenti yüksek oluyor. Fakat Haluk Bilginer ve kısacık rolde Günay Karacaoğlu haricinde o konuda da bir artı göremiyoruz açıkçası. Zaten Cingöz haricinde diğer karakterleri de pek tanıyamıyoruz. Bir efsane böyle döndü ama umarım böyle devam etmez.