Gazetevatan.com » Yazarlar » Çikolatanın birleştirici gücü

Çikolatanın birleştirici gücü

16 Haziran 2017 Cuma


Bu ay 24-27 Haziran tarihleri arasında kutlanacak Şeker Bayramı’na sayılı günler kaldı. Bayram vesilesiyle başrolüne birleştirici güce sahip şeker ve çikolatayı otutturan filmleri hatırlamak şart oldu :)

Çikolatanın yerine koyabilecek başka hiçbir ürün düşünemiyorum. Her biri birer mucize eseri gibi duran bu ürün, en özel anlarımızın neredeyse hepsinde var. Doğum günlerimizde, kız isteme, nişan ve düğün gibi kutlamalarda, sevgililer gününde, misafirlikte... Çikolata, birleştirici bir güce sahip. Bu yıl 24-27 Haziran tarihleri arasında kutlanacak olan Bayram’da yine çocuklar kapı kapı dolaşıp çantalarını doldurmaya çalışacak. Peki, sinema, bu büyü etkisi olan ürünleri görmemezlikten gelmiş olabilir mi? Elbette hayır! Birçok sinema filmine konu olan şeker ve çikolatalar, filmlerin ilk dakikalarından itibaren ağız sulandırıcı etkisini gösteriyor.

Willy Wonka ve Çikolata Fabrikası (1971)

Filmin akıllı ve gözü tok kahramanı Charlie de her çocuk gibi çikolatayı çok sever ancak ailesi o kadar fakirdir ki sadece doğum günlerinde çikolata yiyebilir. Yaşadıkları şehirdeki çikolata fabrikasının sahibi Willy Wonka, fabrikada bir gezi vaadiyle yarışma düzenler. 5 çocuk fabrikayı gezecektir. Wonka’nın asıl amacı yerine geçecek varisi seçmektir. Roald Dahl tarafından 1964 yılında yayınlanan ‘Charlie and the Chocolate Factory’ adlı çocuk romanının ilk sinema uyarlaması olan film, çikolatanın eşsiz dünyasına güzel bir yolculuk yaratıyor. Film, bugüne kadar yapılmış en iyi çocuk filmlerinden biri olarak kabul görüyor.

Çikolata (2000)

Sanırım çikolata ve sinema denildiğinde akla ilk olarak, Johnny Depp (Roux) ve Juliette Binoche’un (Vianne) başrolünü üstlendiği ‘Çikolata’ filmi geliyor. Ufak bir Fransız köyüne taşınıp açtığı çikolata dükkanı ile tüm köy halkının hayatını değiştiren Vianne’in yaptığı çikolataların yanı sıra hiçbir zaman karizmasından ödün vermeyen Roux ile yakınlaşması izleyenleri etkisi altına almayı başarıyor. Ekranda pişen çikolatanın kokusu adeta burnunuza kadar geliyor. Binoche’un dediği gibi, “Bu çikolata hakkında bir film. Nasıl kötü olabilir ki?”

 

 

         

   

         

Charlie’nin Çikolata Fabrikası (2005)

Hiç şüphesiz ilk uyarlamanın ardından ikinci filmdeki en büyük artı Willy Wonka’yı Johnny Depp’in canlandırması. Fantastik yapımların usta ismi Tim Burton’ın yönettiği filmin konusu ilk filmle tamamen aynı olmasına karşın, Wonka’nın aile yapısına, yaşadıklarına ve babasıyla ilişkisine odaklanmayı da ihmal etmiyor. Müthiş çikolata görüntüleri eşliğinde hem küçüklerin hem de büyüklerin favori filmleri arasında yer almayı başarıyor.

Les Emotifs Anonymes (2010)

Türkçe’ye ‘İsimsiz Romantik’ olarak çevrilen filmin başrollerini, ‘Ancak bu kadar birbirine uyumlu ikili olur’ dedirten Benoıt Poelvoorde (Jean-Rene) ve Isabelle Carre (Angelique) üstleniyor. Topluma karışmak ve iletişim kurmakta oldukça zorlanan, bu yüzden birbirlerine oldukça benzeyen ikilinin yolu Jean-Rene’nin çikolata dükkanında kesişiyor. Utangaçlığı nedeniyle yıllarca dillere destan olan çikolataları yapan kişi olduğunu saklayan Angelique, burada da durumu anlatamayınca satış görevlisi olarak işe başlıyor. Daha ilk görüşte birbirlerinden etkilenen ikiliyi birleştiren ise çikolatanın o dayanılmaz gücü oluyor.

Bonus Çukulata: Çikolatanın Yerli Tarihi

Çikolatanın Osmanlı topraklarına nasıl geldiği, ne gibi işlevler yüklendiği, nasıl sunulduğu, nasıl algılandığı, Cumhuriyet dönemine nasıl devrolduğu, 1960’lara kadar nasıl bir yol izlediği ve bugünkü itibarlı konumuna nasıl kavuştuğunu anlatan kitabın belgeseli yayınlandı. Belgeseli izlerken, Avrupa’nın bile beş asırdır bildiği çikolatanın olmadığı dönemi düşünmek şaşırtıcı geliyor. Bugün bildiğimiz haliyle çikolatanın tarihi ise 150 seneyi geçmiyor.