Gazetevatan.com » Yazarlar » Güç dünyası

Güç dünyası

10 Şubat 2017 Cuma


Kısa süreleri, orijinal konuları ve dünyaca ünlü oyuncuları ile ‘izlenebilir yabancı diziler’ listenize iki yeni önerim var: Mutant dünyasının sürprizi ‘Legion’ ve Vatikan’ın perde arkası ‘The Young Pope’...

En güçlü mutant: David

Neredeyse ikisi de aynı kapıya çıkmasına rağmen ‘Süper kahraman mı, mutant mı?’ sorusunun cevabı bende hep mutanttır. DNA dizilimlerindeki bozulmalar nedeniyle süper güçlere sahip olanların dünyası X-men evreni, bana hep daha samimi gelmiştir. Çizgi roman ile başlayıp sinemaya geçiş yapan X-men evreni artık televizyonda meraklılarıyla buluşacak. FX ve Marvel Television’ın ortak yapımı ‘Legion’ bu konuda hayli iddialı bir açılış yaptı. Yapım, bugüne kadar yaşayan en güçlü mutant David Haller’in hikayesi.

Dün 125 ülkede (Türkiye de dahil) yayınlanan dizinin yaratıcısı Noah Hawley. Hawley’i, 1996 yapımı ‘Fargo’ filmi ve aynı adla televizyona uyarlanmış, son dönemin en popüler dizilerinden Fargo’dan bilenler bilir.

Dizi, nerede olduğu belli olmayan David’in, bir adam tarafından Syd’e neler olduğu konusunda sorguya çekilmesiyle başlıyor. Flashbacklerle sürekli David ve Syd’in ruh ve sinir hastanesinde tanışıp aşık olmaları ve ardından yaşananları izlerken, bir yandan da daha geriye giderek David’in neden yıllardır hastanede olduğunu görüyoruz.

Eşyaları hareket ettirebildiğine inanan, bazı sesler duyabilen David, buna inandığı için şizofreni teşhisi ile hastaneye yatırılıyor. Kendisine dokunulmasını sevmeyen Syd ile tanıştıktan sonra gerçeklerle yüzleşmeye başlıyor.

Hızlı ve akıcı bir anlatımı olan dizi, ilk andan itibaren konuya ısınmanızı sağlıyor. Bir saatin nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz.

Dizinin başrolünde Dan Stevens (David), Jean Smart (Melanie) ve Rachel Keller (Syd) yer alıyor. David ve Syd’in uyumu da oyunculukları da mükemmel.

Bir garip Papa

Uzun zamandır yolu gözlenen, Amerikan, İngiliz ve Fransız ortak yapımı, Jude Law’ın ABD’li bir papayı canlandırdığı ‘The Young Pope’ dizisi, internet kanalı BluTV’den izlenebiliyor. Bir bölümünün yaklaşık 6 milyon dolara çekildiği, diziyle ilgili söylentiler arasında. Açıkçası, sadece ilk birkaç dakika mekan ve kostümlere bakmak bile buna inanmaya yetiyor.

Dizinin senarist ve yönetmen koltuğunda; Oscar, Altın Küre ve BAFTA ödüllü İtalyan yönetmen ve senarist Paolo Sorrentino oturuyor. ‘Muhteşem Güzellik’ ve ‘Gençlik’ gibi filmlerde imzası bulunan Sorrentino’nun derinlikli karakterleri, bu karakterlerin geçmişe özlemleri, kurallara karşı hissettikleri dizide de en etkileyici unsur. 

Muhafazakar kimliği ile ön plana çıkan ilk Amerikan Papa Lenny Belardo’nun (Pius XIII) hikayesi yer yer güldürürken, bir yandan düşündürüyor diğer yandan da hüzünlendiriyor. Bunların hepsinin yanında bir de hakkında çok az şey bildiğimiz bir dünyayın, Vatikan’ın perdeleri açılıyor önümüzde.

Konu çok bıçak sırtı. Tanrı arayışını sürdüren, yani hala tam olarak inanmamış bir Papa olabilir mi? Jude Law’ın hayat verdiği Papa, bu konuda bayağı bir uç noktalarda dolaşıyor. Vatikan’ın kuralları ona işlemiyor. Diyaloglar müthiş. Her şey sorgulanıyor, sizin de sorgulamanız sağlanıyor. Ayrıca, Law’ın usta oyunculuğu tabii ki kendine aşık ediyor.

Bu aralar farklı bir şeyler izlemek isteyenler için iyi bir seçenek olabilir.