Oyuncuların oturup rol beklemesi yanlış

MELİS GÜVENÇ / mguvenc@gazetevatan.com |  19 Ağustos 2017 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 19 08 2017 - 2:30

Gizem Soysaldı, İçerdekiler filminin başrolünü üstleniyor. Bu filmle birçok klişeleri yıkacaklarını anlatan Soysaldı, “Oyuncu olarak sadece oturup teklif beklemek yanlış. Elimizi taşın altına koymamız lazım” diyor.


İçerdekiler filmi nasıl bir film?

İçerdekiler 1965 yılında Melih Cevdet Anday’ın yazdığı bir oyun. Türkiye’de hem özel tiyatrolarda hem de devlet tiyatrolarında en çok oynanan, güncelliğini hep koruyan oyunlardan biri. Eşim Hüseyin Karabey bu oyunu uzun süreden beri film yapmak istiyordu. 2010 yılından beri film haklarını almaya çalışıyordu. Hatta ilk tanıştığımızda bu filmi çekmek istediğinden bahsetmiş ve “Oynamak ister misin?” diye sormuştu. Bu zamana kısmetmiş. 7 yıldır hazırlıkları devam eden bir film olduğu için, haklarını alır almaz hemen çalışmaya başladık ve kısa bir sürede filmi tamamladık. Filme Caner Cindoruk ve Settar Tanrıöğen dahil oldu. Filmin kurgusu devam ediyor.

Bağımsız bir film İçerdekiler, ama sizce gişe filmi olarak da hizmet eder mi?

Kesinlikle... Sinemada bağımsız veya ticari filmler diye ayrımlar yapmak bizi kısıtlayan şeyler. Bağımsız film demek para kazandırmayacağı anlamına gelmiyor. Dünyada, Hollywood’da çok iyi bağımsız sinema sektörü var, çok da güzel işliyor. Bizim bir ticari film bütçesi kadar bağımsız film bütçeleri oluyor. Bu yüzden filmimizin gişede de, kanal satışlarında da çok güzel karşılığı olacağını düşünüyorum. Böylece bir klişeyi de yıkmış olacağız.

Film başka nelerin ilki olacak?

Oyuncuların da yapımcısı, ortağı olduğu bir proje bu. Bence bu anlamda da yeni bir şey. Hollywood oyuncularına bakın, zaman zaman büyük yapımlarda yer alıyorlar, zaman zaman da oynamak istedikleri filmlerin, dizilerin ortak yapımcıları oluyorlar. Bütün dünyada artık işler böyle dönüyor. Oyuncu olarak sadece oturup teklif beklemek doğru değil. Seni gelsinler, bulsunlar, rol versinler diye beklemek çok yorucu. Biz yaratıcı bir sektörün içindeysek bizim de elimizi taşın altına koymamız lazım. İster para yatıralım, ister senaryoya destek verelim illa bir ucundan tutmak lazım. 

Kadınlar senaryoda ya aşırı kurban ya da aşırı kötü yazılıyor, bu değişmeli

Peki dizilerde veya filmlerde erkek hikayeleri mi kadın hikayeleri mi ağırlıkta? Bu konuda bir eleştiriniz var mı?

Hep erkek hikayeleri izliyoruz. Bunun içinde bulunduğumuz ata erkil sistemden kaynaklandığını düşünüyorum. Hikayede kadın ön planda gibi görünse de ya aşırı kurban, ya da aşırı kötü. İzlediğim dizilerde gerçek bir kadın göremiyorum. Dünya sinemasında ufak tefek kadın hikayeleri açısından pozitif ayrımcılık yapılıyor. Ama bu ne kadar etkili olur bilemiyorum. Biz kadınların bu konuda yeni hikayeler oluşturması ve bunu kırması gerek. Sanırım bu durumu da yine kadınlar değiştirecek.

Hayalim uluslararası bir oyuncu olmak...

Hayatınızı nasıl geçirmek istiyorsunuz?

Hayatımı dünya vatandaşı olarak geçirmek istiyorum. Mesela önümüzdeki sene gidip 1 yıl Berlin’de yaşayıp bir sonraki yıl Los Angeles’ta kariyerime devam edeyim ve Hollywood’da işler yapalım isterim. Ya da Güney Kore’de bir projede çalışayım çok isterim. Uluslararası projelerde rollerim oldu ama daha büyük çaplı projelerde olmak ve uluslararası oyuncu olmak hayalim. Ve doğal olarak iyi oyuncularla çalışmak isterim.