Gazetevatan.com » Yazarlar » Kiraz Mevsimi’nin kazandırdıkları...

Kiraz Mevsimi’nin kazandırdıkları...

30 Kasım 2015 Pazartesi


Kiraz Mevsimi, cumartesi akşamı ekrana gelen 59’uncu bölümüyle ekrana veda etti. Bugüne kadar izlediğim en şık vedalardan da biriydi. Öykü ve Ayaz’ın anlatımıyla başlayan final bölümü bize 59 bölümdür anlatılan masalı özetledi. Aşkın her şeye karşı gelebileceği umuduyla da masalı bitirdiler. Kiraz Mevsimi başladığında yüzümüzü gülümsetmişti. Veda ederken de aynı o gülümseyişle gittiler. Aslında klişeler üzerine kurulu bir finaldi. Ama mesele klişeyi farklı anlatmaktı. Kiraz Mevsimi ekibi de; yapımdan rejiye, senaryodan teknik ekibe, oyunculardan izleyiciye klişeyi nasıl farklı anlatırız derdine düşmüş ve ortaya “Helal olsun” diyeceğimiz bir iş çıkmış. Herkesin emeğine sağlık! Biz ekranda öylesine finallere o kadar alıştık ki, uzun süre sonra üzerine düşünülmüş, seyirciye saygı gösteren, mutluluk vaadini yerine getiren bir final görmek beni çok mutlu etti.

 

 

Gürel ve Çayoğlu’nu konuşacağız

Gelelim Kiraz Mevsimi’nden bize kalanlara... Öncelikle umut kaldı. Aşkın her an karşımıza çıkabileceği umudunu verdi bize. Şahane oyuncular kazandık. Özge Gürel ve Serkan Çayoğlu eğer bu doğallıklarını sürdürmeyi başarırlarsa önümüzdeki yıllarda hep onlardan bahsedeceğiz. Demedi demeyin! Aras Aydın, Nihal Işıksaçan, Nezih Cihan Aksoy, Serkan Börekyemez de bu diziyle bambaşka bir kariyere adım attılar. Bu yaz başlayacak diziler için çoktan iş teklifi aldıklarına eminim. Dağhan Külegeç ve Nilperi Şahinkaya şahane ikili oldular. Yeni başlayacak romantik komedilerin aranılan yüzleri olacaklardır. Fatma Toptaş, bu dizide komedinin yanı sıra dramada da ne kadar iyi olduğunu gösterdi. Ayşegül Ünsal’ı çok özlemiştim. Onu 59 bölüm izlemek çok keyifliydi. Umarım durmaz ve ekranda olmaya devam eder. Neslihan Yeldan bu dizide kraliçeliğin kitabını yazdı. Ters köşe bir rolle yine bizi kendisine hayran bırakacaktır. Tamer Berke resmen gözümüzün önünde büyüdü. Gençlik dizilerinde devam etmesi yararına olur. Bir de bu diziden Eda Teksöz’ü yani bir yönetmeni kazandık. Bize masal anlatmaya kafayı fazlasıyla takmış ve inandırıcılığı için her şeyi göze alan... Herkesin yolu açık olsun! Onlar yeter ki bize İYİ bir masal anlatmak istesin, izlemeye razı milyonlar var arkalarında...

Big Brother sönük başladı

Heyecanla oturdum ekran karşısına... Çünkü Big Brother’ın Türkiye’de yapılması hayalimdi. Asuman Krause gibi ekran enerjisi yüksek bir isim sunuyordu. Ev muhteşemdi. Ama en çok yarışmacıları merak ediyordum. Çünkü bu işin tutup tutmayacağı seçilen yarışmacılara bağlıydı. İlk izlenimim; bu yarışmacıların hepsi bomboş bir özgüvene sahip! Hayatımda bu kadar itici, ukala insanı bir arada görmedim. Bunu tanıtımlarda yaptıkları konuşmalara dayanarak söylüyorum. Bu da o evde kavgaların hiç bitmeyeceğinin sinyalini veriyor. Sanırım yarışmanın en sempatik yarışmacısı Şırnak’tan gelen Sinan’dı. Eve girerken “Hepimiz kardeşiz, bu kavga ne diye” cümlesiyle girdi. Ama ilerleyen bölümlerde insanların sempatisini kazanan isim Hüseyin olacaktır. Kendi tabiriyle HOY, yani Hüseyin Oğlum Yavaş. Çünkü Turabi’yi taklit ediyor. Ben daha coşkulu bir stüdyo ve yayın beklerdim Big Brother’ın açılış gecesinden... Son derece sönük bir gala gecesiydi. Ama bu işin zamana ihtiyacı var. Evde yaşam başladı. Herkes kendini göstersin, ondan sonra Big Brother’ı daha fazla konuşacağız.