Gazetevatan.com » Yazarlar » Müslüm bir umut filmi

Müslüm bir umut filmi

27 Ekim 2018 Cumartesi


Müslüm Gürses’in hayatının film yapılacağını duyduğumda çok heyecanlanmıştım. Çok acılı bir hayatı olduğunu biliyordum. 1.5 yıl önce senaryoyu okuma şansım olmuştu. Daha ilk sayfalarında ağlamaya başladım, bitirdiğimdeyse katıla katıla ağlıyordum. Böyle bir hayat hikayesini hayal bile edemezdim. İyi oyuncular, iyi yapım şirketi ve iyi bir yönetmenin elinde bu iş bir sanat eserine dönüşürdü. Çünkü Hakan Günday gerçekten harikulade bir senaryo yazmıştı. Aradan zaman geçti ve eksikler tamamlandı. Senaryoyu Hakan Günday ve Gürhan Özçiftçi yeniden kaleme aldı. Ketche ve Can Ulkay yönetmen koltuğuna oturdu. Nuri Yıldırım ve Mustafa Uslu Müslüm’ün yapımcılığını üstlendi. Timuçin Esen Müslüm Gürses’i, Zerrin Tekindor Muhterem Nur’u canlandırdı ve Müslüm filmi dün vizyona girdi. Sonuç gerçekten alkışı hak ediyor.
 
Affetmiş sınanmış
 
Filmi izlerken Timuçin Esen birkaç defa sizi hayrete düşürüyor. Çünkü bazı tavırlarıyla Müslüm Gürses gerçekten canlanmış gibi hissediyorsunuz, yerinizde irkiliyorsunuz. Esen Müslüm’e öyle inanmış ve çalışmış ki, zaten sizi de ilk dakikadan ikna ediyor. Filmin acı kısmı zaten izleyiciyi mahvediyor. Ama aşk gelince yüzünüz gülmeye başlıyor. Muhterem Nur’la birbirlerine duydukları aşk ve saygı içinizde bambaşka bir hisse neden oluyor. Bu devirde bu aşkları bulmak gerçekten zor diyorsunuz. Film bittiğindeyse bir süre konuşamıyorsunuz. İlk aklınıza gelen ise şu oluyor: Bir insan bir ömre kaç acı sığdırabilir? Müslüm Gürses bir hayata öyle acılar sığdırmış ki, bir tanesini yaşasak kendimize gelemezdik. Ama o yılmamış, hayata tutunmuş ve ona hayatın en büyük kötülüğünü yapan kişiyi de affetmiş. İmkansızlıklara kafa tutmuş, hayata posta koymuş, affetmiş, sınanmış, tekrar affetmiş ve yeniden sınanmış, tekrar affedebilmiş. Bir yürek tüm bu acıları nasıl affedebilir? Affetmenin özgürleştirici gücüne hep inanmış. Ve sevmiş. Aşkın iyileştirici gücünü kullanmış.
 
Ağlamak mecburi
 
Filmin başrolünde müzik ve Müslüm’ün acıları var. Aşk sonradan hayat veriyor filme... Siz ne yapın edin, işinizi gücünüzü bırakıp hemen filme gidin. Yanınıza mendil almayı unutmayın. Ağlamak mecburi ama bu bir umut filmi. Çünkü tam bitti dediğiniz noktada küllerinden yeniden doğan bir adamı izleyeceksiniz. Onun için imkansız diye bir şey yok. Filmi izledikten sonra ertesi sabah uyandığımda kendime “Adam neler yaşamış yılmamış, öyle bir dertte yıkılmak yok” derken buldum kendimi. Müslüm’ü bir umut filmi olarak okuyun ve izleyin.