Gazetevatan.com » Yazarlar » Kanal D’de ne izleyeceğiz?

Kanal D’de ne izleyeceğiz?

05 Eylül 2018 Çarşamba


Her yıl kanal genel müdürleriyle bir araya gelip, yeni sezonda izleyiciye nasıl bir menü hazırladıklarını sormak artık bir gelenek oldu. Bu yıl Kanal D’nin menüsüyle başlıyoruz. Kanal D kısa bir süre önce Demirören Grubu’na geçti ve kanalın genel müdür koltuğuna Murat Saygı oturdu. Saygı, çağa ayak uydurmuş bir televizyoncu. Yıllar önce de Kanal D’nin kaptanıydı. Aradan geçen onca yıl da yeni medyayı hep takip etti. Kanal D, Demirören Grubu tarafından alındığında da genel müdürlük koltuğuna yeniden oturdu. Kanalı gerçek bir televizyoncunun yönetmesi kendi adıma iyi bir haberdi. O nedenle geçtiğimiz gün Saygı’yla bir araya geldik ve hem geçen 6 aylık süreci masaya yatırdık, hem de yeni sezonu mercek altına aldık.

- Bu yaz Kanal D’de bir dizi başladı ama pek çok format denemesi oldu. Çok hızlı hazırlanmış bir prototip olmasına rağmen seyircide nasıl bir algı yarattı?

Geçtiğimiz üç senelik dönemde maalesef kanalın ana izleyicisi olan Ege, Akdeniz ve Marmara bölgesi kaybedilmişti. İnsanların Kanal D’ye yakıştıramadıkları bir şeyler gelmiş bu kanalın başına... Kanala geldiğimde yazın yayınlanacak hiçbir şey yoktu. Hızlıca yayına başladık. Kanal D’nin önünde bir toz bulutu vardı ve kalktı. Burada ışıltılı şeyler oluyor duygusunu verdik. Yaz günü zaten reyting olmuyor. Ama zararsız, güzel ve para kazanan bir yaz geçirdik. Böylece hem ben istediğim geri dönüşü aldım, hem de yeni sezona hazırlanacak vakti kullandık.

KANAL D’DE BAŞROL PROJE OLACAK

- Bu sezon Kanal D ekranında prime-time’da bizi neler bekliyor?

Tabii ki dizi izleyeceksiniz. Ne yazık ki bugünün düzeninde dizi olmadan televizyonculuk yapmak mümkün değil! Ama çok bütçeli oyuncularla, sadece oyuncuya dayalı işler yapmayacağım. Çünkü bunun başarı getireceğine inanmıyorum. Bugün çok iyi bir oyuncunun ya da yapım şirketinin tutmuş işi de var, batmış projesi de... Dolayısıyla olay projenin kendisi. Bu kanalda başrol proje olacak. İkinci önem verdiğim kriter ise sürdürülebilirlik. Çünkü proje çok iyi bir fikir olarak satılıyor. İlk iki bölümü 5-6 ayda yazıldığı için harika bir şey okuyorsunuz. Ama 7’nci haftaya gelindiğinde, yani iş rutine geçtiğinde hikaye yorulmaya başlıyor ve kısa sürede yayından kaldırılıyor. O nedenle geldiğimde söylediğim gibi 800 bin liradan daha pahalı dizi yapmamaya dikkat ediyorum. Çünkü ekranda bir yap-boz-kaldır sistemi olmasını istemiyorum. Bir diziyi yayından kaldırmak kanala zarar olarak yazar. İlk başlarda reklamın az oluyor, yavaş yavaş tuttukça reklam geliyor. Diziyi 8’nci bölümde kaldırdığında da kanalına 5-6 milyon lira zarar veriyorsun. Fakat 800 bin liraya dizi aldıysan ve o 4-5 reyting alıyorsa sürdürülebilir halde tutabiliyorsun.

- Pazartesi akşamları sezonda da ne izleyeceğiz?

Pazartesi akşamları Koca Koca Yalanlar olacak. Bu dizi bizim reyting kaybettiğimiz bölgelerle barışma sürecimizi başlatan iş oldu. Koca Koca Yalanlar’da komedi dizisi olsa bile gerçekçi diyaloglar var. İnsanın hayatına dokunuyor.

BİR LİTRE GÖZYAŞI PAZAR YAYINLANACAK

- Peki, diğer günlerde hangi diziler olacak?

“Salı akşamları TMC’yle Muhteşem İkili dizisine başlıyoruz. İki polisin hikayesini izleyeceğiz. İbrahim Çelikkol ve Kerem Bürsin rol alacak. İkisinin polisinde alt hikayeleri birbirinden farklı. Aşk, aile, intikam, komedi ve aksiyon var bu dizide... Keyifli bir erkek işi olacak. Çarşamba akşamları Çocuklar Duymasın’ı deniyoruz. Perşembe akşamı MF Film’le Bir Umut Yeter dizisi ekrana gelecek. Tolgahan Sayışman, Esra Bilgiç Töre ve Hazal Subaşı oynuyor. Güzel bir kadın işi. Cuma akşamları Arka Sokaklar olmaya devam edecek. Erler Film’le bir de İkiz hikayesi çalışıyoruz. Onu da cumartesi yayınlamayı düşünüyoruz. Pazar akşamları ise MedYapım’dan Bir Litre Gözyaşı’nı aldık. Sanem Çelik ve Miray Daner başrolleri oynayacak. Bu arada formatları da denemeye devam edeceğiz. Bu takık olduğum bir durum. 7 gece, 7 kanalda, 7 dizi izleme potansiyelini anlamak zor. Yaşım Kaç’a iç yapım olarak devam edeceğiz. Cumartesi akşamları Çarkıfelek’i deneyeceğiz. Başka formatlarda olacak. Televizyonculukta dünyada bir tek dizi yok. İlla bu millete bir şeyler seyrettirmek lazım.”

4 KADIN ZAMANI’NI  DESTEKLEYECEĞİM

- Kanal D gündüz kuşağında da çok kan kaybetmişti. Orayı nasıl ışıltılı bir hale getireceksiniz?

Kadına umut veren programlardan yanayım. Müge Anlı’nın yaptığı polisiye işi çok takdir etmeme rağmen ben yapmak istemem. Zaten çok sinirleniyorum. TV8’de bir yemek programı var. Hop Zuhal Topal aynısını yapıyor. Bir eczane varken, yanına da 3 tane açıp hep beraber batmayı istiyoruz. Birileri yapıyor işte, bırakın güzelini yapsın. Gelelim bize... Yeni Bir Ben programını yapacağız. Tamamen gerçek insanlardan oluşacak. Kendisiyle derdi olan, sosyal hayatı bu nedenle etkilenmiş insanlara küçük estetik dokunuşlarla bir şeyler yapacağız. Ardından moda, güzellik kısmı gelecek. Psikolojik motivasyon desteği de alınacak. Fatih Ürek’le Gelinim Mutfakta’ya devam edeceğiz. 4 Kadın Zamanı, her ne kadar çok parlak başlamamış olsa da ben bu programı sonuna kadar destekleyeceğim. Normalde böyle bir program yazın yayınlanmaz. Zaten sabahtan öğlene kadar sadece çocuk izleyici var, çok az kadın var ekran karşısında. Ama bu 4 kadın birbirine alışsın, format otursun diye erken başladık. Eksiklerimizi gördük, sezonda daha oturmuş bir program olacak. Bu tür bir programın sesi, ışığı ve rengiyle Kanal D’ye çok yakıştığını düşünüyorum.

ARTIK BİRİNCİ KANAL OLMANIN ANLAMI YOK

- Bugünün televizyonculuğunda birinci kanal olmak ne kadar önemli?

“Türkiye’de fazla açılıp saçılıp da kanalları zarara sokmanın anlamı yok. Bugün neredeyse kar eden kanal yok. Kanallar patronların diğer şirketlerinden finanse ediliyor. Ben hayatım boyunca bir tek bunu yapmamaya çalıştım. Medya kendi gelir-gideriyle yaşamalı. Patrondan para istemek çok zor. Şu anda zarar etmemek bir başarı. Benim ilk hedefim; zarar etmeyen bir prototiple yürümek. Geliri ve belli bir reytingi garanti eden yapı kurmak lazım. Çok ağır reytingli işler var piyasada ama batmayan bir yapı kurmak lazım. Türkiye’de hiçbir zaman birinci kanal batmazdı. Bu sene gördük ki, birinci kanal battı. Haftalarca, aylarca yapımcılarına para ödemedi. Bu mu gelmek istediğimiz yer? Birinci oldum ama patronun holdinginden gelecek paralarla beslendim. Böyle bir şey yok. Bence televizyon yöneticilerinin bunu anlaması lazım. Dört kanal olduğu zaman birinci kanal olmak çok önemliydi. Artık birinciliğin eskisi kadar anlamı yok. Para kaybetmeyen, karlı kanal kalmak artık önemli olan...” Yeni sezonda Kanal D’de bol şans!