Gazetevatan.com » Yazarlar » Mahalle dün vizyona girdi

Mahalle dün vizyona girdi

10 Mart 2018 Cumartesi


Kurduğu hayallerden hiç vazgeçmeden, sabırla adım atan insanlara her zaman saygı duyarım. Umudumu da artırırlar. Bugün size bir mahalle hikayesinden bahsedeceğim. Bugünlerde kalmayan bir arkadaşlık hikayesinden... Ben bu hikayenin yaklaşık 9 yılına içinde olduğum şahidim. Serhat Teoman, Emre Erkan ve Mert Öner İzmir 9 Eylül Üniversitesi’nden üç yakın arkadaş. Hayat onların yolunu İstanbul’da da birleştirmiş. Hepsi bir diziye dağılmış ama birbirlerinden hiç kopmamışlar. Serhat Teoman Hepimiz Birimiz İçin dizisinde oynamaya başlayınca Buğra Gülsoy’la tanışmış ve daha ilk gün enerjileri öyle tutmuş ki, kardeşten yakın olmuşlar. Buğra, Serhat ve Emre bir süre sonra GET Yapım’ı kurmuşlar. Çünkü dertlerini, kendi hikayelerini anlatmak istemişler. Daha sonra Mert Öner’in de onlara katılmasıyla GET Yapım’ın dört silahşoru olarak tiyatro serüveni başlamış. Beşiktaş’ta başlayan bu hikayeye her gün bir başka kişi katılmış. Kısaca Mahalle’nin tohumu Beşiktaş’ta atılmış. 
 
Bir arkadaşlığın hikayesi
 
Bundan sonraki sürece birebir şahidim. Diziler, tiyatrolarla geçen uzun bir süreden sonra Buğra, Serhat ve Emre bir gün Mahalle diye bir senaryoyla masaya oturdular ve sinema filmi yapmak istediklerini söylediler. Mert Öner de dahil oldu ve yapımcılık süreçleri başladı. Bugüne kadar oynayan, yazan bu ekip bir de yapımcılığa adım atmış oldu. Mahalle bu; herkes elinden gelen desteği atmak istedi. Selahattin Töz, Selen Öztürk, Hazar Ergüçlü, Gökşen Ateş, Burak Sevinç, Yiğit Çakır, Gökhan Soylu filmde oynayarak destek oldular. Aslında Buğra ve Serhat bir gün yönetmen koltuğunu hayal etmekteydi, Mahalle’yle bunu da hayata geçirdiler. Beşiktaş’ta kurulan bu dostluk 2016 yazında sinema filmine taşındı. Herkes yapımcı, senarist, yönetmen ve oyuncu olarak birbirine teslim oldu. Film çekimleri bitti, Mahalle İstanbul Film Festivali’ne seçildi. Festivalde filmi izleyen Medyapım’ın sahibi Fatih Aksoy çok beğendi ve filme yapımcı oldu. Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Mahalle dün vizyona girdi. 
Mahalle, aynı semtte yaşayan bakkal Sabri, emlakçı Ömer, kasap Kenan’ın ve ailelerinin mahallelerine taşınan Adem Yılmaz’la birlikte değişen hayatlarını anlatıyor. İyiyle kötünün, masumla zalimin birbirine karıştığı, önyargılarımızın bizi kime dönüştürdüğünü anlatan bir film! Filmin çok büyük bir kısmı tek mekanda geçiyor ama hiç sıkılmıyorsunuz. Çünkü öyle sert bir yüzleşme var ki orada siz de sanki oradaymışsınız gibi hissediyorsunuz. O yüzleşmede kendinize düşen payı da alıyorsunuz. Oyunculuklar aklınızda hiç acaba duygusu yaratmıyor. Sonuna kadar hepsine inanıyorsunuz. Kenan’ın öfkesine hak verip, Sabri’nin dostluğuna alkış tutup, Ömer’in korkaklığını ama arkadaşlarını satmayışını takdir ediyorsunuz. Ama bir karakter var ki, filmin başından final bloğuna kadar uzanan süreçte en çok onu merak ediyorsunuz. İblis’ten yani adem Yılmaz’dan bahsediyorum. 
 
Töz büyürken küçülmüş oyununda
 
Öyle büyük bir suçu var ki Adem’in onu dinlemeden yok olmasını istemeniz gerekiyor. Ancak Selahattin Töz, karakteri öyle bir yerden almış ve oynamış ki, filmin başından sonuna kadar nefret etmeniz gereken o karakteri merak edip ona söz hakkı vermek istiyorsunuz. Senaryo da buna hizmet ediyor ve onun hikayesinden ne gelecek diye bekliyorsunuz. İşte tam o sahne geldiğinde genelde karakteri büyüten ve bize fazla gelen performanslar izlemeye alışık olduğumuz için şaşırtıyor Töz. Çünkü oyununda büyürken küçülmüş. Küçüldükçe gerçek kılmış karakteri, önyargılı olduğumuzla yüzleştirmiş bizi. Filmden çıktıktan sonra tipini de değiştirdiğini görünce iyice etkileniyorsunuz. 
Mahalle, bugün herkesin unuttuğu dostluk kavramına sonuna kadar bağlı olan bir mahallede kurulan hayalin gerçeğe dönüşmüş hali, o nedenle çok kıymetli! Mahalle filmi dün vizyona girdi. Etkileyici, sert ve derdi olan bir şey izlemekten çekinmeyenler izleyin, izletin Mahalle’yi...