Vatanım Sensin nasıl başladı?

Vatanım Sensin nasıl başladı

O3’ün yapımını, Yağmur-Durul Taylan’ın yönetmenliğini ve yaratıcı yapımcılığını, Necati Şahin ve Nuran Evren Şit’in senaryosunu kaleme aldığı, Halit Ergenç, Bergüzar Korel, Onur Saylak, Şebnem Hassanisoughi’nin başrollerini oynadığı Vatanım Sensin, perşembe akşamı Kanal D’de başladı. Tartışmasız yılın en iddialı işiydi. Bugüne kadar Kurtuluş Savaşı’nın anlatıldığı bir iş sinemada ya da televizyonda tutmamıştı. O nedenle bu iş benim için önemliydi. Bu dönemi iyi anlatan bir diziyi artık izlemek istiyordum. Cannes’da 24 dakikalık bir ön tanıtım izlemiş ve çok etkilenmiştim Vatanım Sensin’den... Ancak 154 dakikalık versiyonunda sorunlar olabileceğini tahmin ediyordum. Vatanım Sensin, bence gelecek vaat edebilecek bir dizi... Ancak en büyük sorunu duyguların sağılmaması! Ne yazık ki, burada rejiye çok iş düşüyor. 154 dakikalık bölümde dizide çok önemli olaylar oldu. Öncelikle kahramanımız Cevdet öldü, Azize’ye onun öldüğü bildirildi, Ali Kemal bir çocuk öldürdü, halk aileyi linç etmeye kalktı, vatanlarını bırakıp İzmir’e geldiler. Tüm bu sahneler o kadar güçlü duygular taşırken, ekrana yansıyan hali sıradandı. Hiçbir duygu ekrandan izleyiciye geçmedi.

Haberin Devamı

Kahramanın yokluğu kaos yarattı

Diğer sorun ise senaryodaydı. Cevdet bir kahramandı ama dizinin bir saatinde ortada yoktu. Kahramanın olmadığı yerde de ailede olanlar oldu. Cevdet’in en yakın arkadaşı Tevfik, arkadaşının karısı Azize’ye evlenme teklif etti, evlat edinilmiş Ali Kemal birlikte büyüdüğü kardeşi Yıldız’a aşık oldu, Cevdet’in kızı Yunan askeriyle flört etti, diğer kızı Hilal mücadeleye katıldı. Tüm bunlar olurken Cevdet yoktu. Kahramanın olmadığı yerde de kaos vardı. İlk bölüm için çok riskli bir seçim! Bir karakteri önce kahraman yapıp seyirciyi ikna etmek, sonra bu olaylar karşısında kahramanca tepkisini izletmek gerekir. Bir de Cevdet’in Yunan tarafına geçmesiyle dizi final yapınca seyircinin kafası iyice karıştı. Belki de kısa bir prologla bu dizinin ne anlatacağını ve Cevdet’in Türk casus olduğunu göstermek diziye artı kazandırırdı. Müziklerde sahnelere hizmet etmiyordu. Hep sorunlardan bahsettim. Ancak ben genel olarak Vatanım Sensin’in özellikle oyunculuklarından çok etkilendim. Halit Ergenç ve Bergüzar Korel’i unutup Cevdet ve Azize olduklarına inandım. Tevfik’in gözünden her şeyin kendisinin hakkı olduğunu düşündüğünü anladım. Dizinin son bir saatindeki sorunlar olmasa bambaşka olurdu. Umarım Vatanım Sensin ikinci bölümden itibaren bizi gerçeklerin olduğu bir masala sürükler.

Haberin Devamı

Anne’de takıldığım sahne!

Vatanım Sensin nasıl başladı

Salı akşamı Star TV’de Anne dizisini izledik. MF Yapım’ın yapımcılığını üstlendiği, Cansu Dere, Vahide Perçin, Gonca Vuslateri, Beren Gökyıldız’ın başrollerini oynadığı Anne, Mother adlı bir Japon dizisinden uyarlandı. Sosyal bir konuya parmak basması dizinin artı puan kazanmasına neden oldu. Oyunculuklara da hiç lafım yok. Herkesin emeğine sağlık! Zaten Anne zirveye oturdu. Dizinin tutacağını biliyordum. Başlamadan önce de en çok destek veren bendim. Ancak izlediğim bir sahneye takılıp kaldım. Geçtiğimiz haftanın Türkiye gündeminde 3.5 yaşındaki Irmak’a cinsel istismar uygulanıp öldürülmesi vardı. Bu olay New York Times gazetesinde bile yer aldı. Çocuklara uygulanan şiddet ve istismar bu ülkenin kanayan yarası! Tam da böyle bir dönemde başladı Anne. Dizide de Melek’in bir istismar sahnesi vardı. Üvey babası ondan ruj sürmesini istedi. O sırada annesi geldi ve sahne kesildi. Diğer sahnede yatakta kırmızı rujla yatan Melek’i görmemeliydik. 8 yaşındaki bir çocuğu cinsel objeye dönüşmüş görmemeliydik. Yönetmen Merve Girgin Aytekin sinema filmi kalitesinde bir dizi çekerken keşke bu kadar estetik derdine düşmeseydi. Zaten istismarı karaktere söyletmişti, göstermesine gerek yoktu. Üstelik kötü bir şeyi bu kadar estetik anlatmak durumun normalleşmesine sebep oluyor. Bize dizide zaten istismarı ayakkabı sahnesiyle anlatmıştı. Melek’in eve gelip ayakkabılara baktığı anda yüzünün aldığı hal her şeyi anlatıyordu. Bu sahneyi çok başarılı buldum. Merve Girgin Aytekin’e tebrikler! Tam da söylemek istediğim şey bu! Bu kadar net anlatabilmişken, ruja gerek yoktu. Altını çizmek isterken normalleştirmiş oldu. Açıkçası yapımcıların, kanalın da bu küçücük planı kesmemesi beni şaşırttı. Evet dizi iyi reyting aldı, sosyal bir yaraya parmak bastı, bu soruna dikkat çekti. Sinema filmi gibi çekilmişti. Ancak şiddeti de estetize etti.

Haberin Devamı
DİĞER YENİ YAZILAR