Osmanlıların Amerika'ya göçü belgesel oldu!

22 Nisan 2019 Pazartesi - 17:01 | Son Güncelleme : 22 04 2019 - 17:15

Fırsatlar Ülkesi olarak anılan Amerika’ya 1900’lü yılların başında Anadolu’dan yaşanan büyük göç ‘Uzun Yolculuk’ adıyla belgesel oldu.


Türkiye’de başta Manisa, Elazığ, Bingöl, Kapadokya, Foça, Gökçeada; ABD’de ise New York, Ellis Adası,Cleveland, Boston ve Salem başta olmak üzere 15 ayrı noktada çekilen belgeselin süresi 120 dakika. Kültür ve Turizm  Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü belgesel yapım desteğiyle  çekilen Uzun Yolculuk belgeselin önemli sahnelerinin dramalarında Ali Sürmeli, Rıza Akın gibi ünlü oyuncular da rol aldı.
 
1800’lü yıllarda Göçmenler Ülkesi olarak kabul edilen Amerika’ya dünyanın dört bir yanından göçler yaşandı. Bu göç hikâyelerde bazıları sinemaya uyarlandı; bazıları ise roman oldu. 1900’lü yılların başında da Osmanlı coğrafyasından Amerika’ya doğru yaşanan göçte büyük bir artış yaşandı. Amerikan Nüfus Arşivi kayıtlarına göre bu dönemde 400 bin Osmanlı vatandaşı Amerika’ya göç etti. Bunlardan 50 bini ise Müslümanlardan oluşuyordu.
 
 
‘’AMERİKA’YA GÖÇ AİLE HİKÂYEMDİ’’
 
Uzun Yolculuk belgeselinin yapımcı ve yönetmeni olan Mesut Gengeç Anadolu’dan Amerika’ya yaşanan göçün aynı zamanda aile hikâyesi olduğunu söyledi: ‘’Benim de iki dedem Amerika’ya göç edenler arasında yer alıyordu. Aile içinde hep bu hikâyelerle büyüdük. Amerika’ya nasıl gitmişler, neler yaşamışlar, hangi acıları çekmişler ve döndüklerinde nelerle karşılaşmışlar? Bu belgeselde dedelerimiz izini sürüyorum. Erzincan’dan, Manisa’dan, Kiğı’dan, Harput’tan yola çıkıp Anadolu’yu bir baştan bir başa kat ediyoruz; oradan da Amerika’ya geçiyoruz. Duygu yoğunluğu çok yüksek bu belgeselde Türkiye ve Amerika’da yaşamlarını ve hikayelerini anlattığımız her bölümde , o insanların yaşadıkları zorluklar ve mücadeleleri bizi çok etkiledi. Amerika’dan geldiğinde tek çocuğu kaybolmuş ve eşi vefat etmiş olan Koçeri Gengeç, yaptığı ticaretle sigara milyarderi olan Moris Şinasi, Amerika’da getirdiği altınların yerini unutan Ali İldan,  ya da o coğrafyadaki teknolojik yenilikleri anlatması ve kimsenin kendisine inanmamasından sebep adı ‘Yalancı Şükrü’’ye çıkan Şükrü Akpolat ve üç kuşaktır Amerika’da yaşayan Ahmed ailesi…  ’’
 
‘’UZUN YOLCULUK’U 1914’TEN BAŞLATTIK’’
 
Uzun Yolculuk belgeseli çekimlerinin uzun bir döneme yayıldığının altını çizen Gengeç, ‘’İlk çekimler 5 yıl önce başladı. Belgeselde röportajları yer alan öyle tanıklarımız vardı ki, 3’ü şu an hayatta değil. Belgeselde Türk ve Amerikalı bu konuyla ilgili çalışma yapmış tüm tarihçi ve araştırmacılarla yapılan röportajlar yer alıyor. Aynı zamanda Amerika’ya göç eden Türklerin çocukları ve torunları da son tanıklar olarak  bu belgeselde önemli anlatıcılar. Hazırladığımız dramalarda ise Gazeteci-Yazar Bülent Günal’ın Harputlu Hasan romanından esinlendik. Hasan ve Hamit adında iki çocuğu 1914 yılında Harput’tan yola çıkardık; onların gözünden Anadolu’yu kat edip Amerika’ya ulaştık. Belgeselde yıllar sonra Harput’a dönüşünü de yansıttık. Diğer bir deyişle dramalar belgeselin omurgasını oluşturuyor; tüm röportajlar bu dramaları destekliyor’’ dedi.  
        
MÜZİKLERDE YILDIRAY GÜRGEN İMZASI
 
Bu yıl nisan ayında onbirincisi düzenlenecek olan TRT Belgesel yarışmasında da finale kalan Uzun Yolculuk belgeselinin  yurtdışı festivallerde de büyük ilgi uyandırması bekleniyor . Belgeselin metin yazarı ve genel koordinatörü Bülent Günal Amerika’ya o yıllarda göçü 3 arkadaşın yaşamında anlatan’ Harputlu Hasan’ isimli romanın da yazarı. Proje sorumluluğunu Yılmaz Aydın’ın üstlendiği belgeselin müziklerinde ise Organize İşler,Mucize,Vatanım Sensin, Payitaht Abdülhamid, Seddülbahir 32 Saat dizilerinin de müziklerini yapan Yıldıray Gürgen’in imzası yer alıyor.     
 
 

ETİKETLER