Organlar nakil için 24 saat korunabilecek

AA |  17 Haziran 2019 Pazartesi - 13:09 | Son Güncelleme : 17 06 2019 - 13:09

Yüksek teknoloji kullanılarak geliştirilen, doku, organ ve hücrelerin beslenmesine olanak sağlayan "Perfüzyon Cihazı" ile yaklaşık 4-12 saatte nakledilmemesi durumunda işlevi yitiren kalp, karaciğer, böbrek, pankreas gibi organlar artık 24 saat korunarak bir başkası için umut olabilecek.


Türkiye Organ Nakli Vakfının (TONV) koordinasyonunda paydaş kurum ve  kuruluşlarla iş birliği içinde yürütülen Uluslararası Organ Nakli Ağı  (International Transplant Network) kapsamında, organ naklinde kullanılan ileri  teknolojilerin anlatıldığı "Ölü Donörden Organ Çıkarımı" başlıklı uluslararası  kurs programı, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde düzenlendi.
 
 
Dünya genelinden 22 ülkeden 60'dan fazla cerrahın katıldığı kurs  programında, koyundan alınan karaciğer ve böbrekler kullanılarak perfüzyon cihazı  uygulaması gerçekleştirildi.
 
AÜ Tıp Fakültesi Böbrek ve Pankreas Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr.  Acar Tüzüner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de 25 bini böbrek, 2 bin  500'ü karaciğer olmak üzere yaklaşık 30 bin kişinin organ beklediğini belirterek,  canlıdan organ bağışının yüksek olmasına karşın kadavradan organ bağışının düşük  olduğunu söyledi.
 
İspanya'da milyon kişide 50 olan kadavradan organ bağışçı sayısının  Türkiye'de milyon kişide 8 olduğunu aktaran Tüzüner, kadavra bağış oranlarının  mutlaka artırılması gerektiğinin altını çizdi.
 
 Prof. Dr. Tüzüner, kadavradan kısıtlı koşullarda alınabilen ve  uygulanabilen organ sayısının yeni teknolojilerle birlikte arttığını söyledi.
 
Yeni cihazlarla birlikte, vericiden alıcıya nakil sürecinin uzaması,  uyumsuzluk tespit edilmesi ve yeni testlerin yapılmasına bağlı geçen sürenin  artması sonucunda hasar oluştuğundan kullanılamaz hale gelen ve "marjinal donör"  diye isimlendirilen organların artık kullanılabilir hale gelmeye başladığını  anlatan Tüzüner, şunları kaydetti:
 
 "Perfüzyon cihazlarının özelliği, kadavradan çıkarılan organlar,  alıcıya takılana kadar bir süre geçiyor. Canlı nakillerde organ hemen  takılabiliyor ama kadavrada organ çıkarılıyor, doku testine gidiyor. Bazen  organın il dışına çıkması gerekiyor. Bir hastalıktan dolayı ölen ve hastalığı  organa da zarar veren bağışçının hasarlı olan organı takıldığında da performansı  düşük oluyor. Yeni teknoloji, organ çıkarıldıktan sonra alıcıya takılıp tekrar  kan gidene kadar organı hayatta tutabiliyor.
 
Karaciğer ve böbrek naklinde 12 saatte nakil yapılamadığında organ  kullanılamaz hale gelirken artık bu cihazla 24 saat korunabiliyor ve mükemmel  sonuç alınıyor. Perfüzyon cihazı, kalp, pankreas için de kullanılabiliyor."
 
 Perfüzyon cihazlarının İngiltere, Hollanda ve İspanya'da rutin  uygulamaya alındığını belirten Tüzüner, AB ülkeleri ile ABD'de yaygın olarak  uygulanmaya başlandığını da söyledi. Tüzüner, "Türkiye'de de bağış oranları  artırılmalı. Kadavradan bağışlarda organların ziyan olmaması için bu cihazların  kullanıma girmesi önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.
 
"Oksijenli solüsyon ya da kanla besleniyor"
 
Cihazın kullanımına ilişkin bilgi veren Tüzüner, klasik yöntemde  çıkarılan organların atardamardan verilen özel saklama solüsyonlarıyla  4  derecede soğutularak korunduğunu söyledi. Hücrelerin metabolizmasının  yavaşlatılarak fazla enerji harcamalarının engellenerek organın ömrünün  uzatılmaya çalışıldığını anlatan Tüzüner, perfüzyon cihazlarında ise 2 ayrı  teknik kullanılarak organın sağlıklı kalabilme sürecinin uzatıldığını aktardı.
 
Prof. Dr. Tüzüner, ilk yöntemde organa soğuk solüsyonla devamlı  oksijen verildiğini, diğer teknikte ise organa kalbin gönderdiği kan gibi  oksijenli kan verilerek atardamardan beslendiğini söyledi.
 
Tüzüner, "Organın hiç vücut dışına çıkarılmamış gibi fonksiyonu ve  canlılığı korunabiliyor. Uzun süre bekletildiği için sınırda olan organlar,  beslenebildiği için zarar görmüyor. Hatta, çok yağlı olan bir karaciğer nakil  için mümkün değilken, bu makinelerle organa yağları eritici maddeler verilerek,  normal karaciğer değerlerine getirilerek nakil mümkün olabiliyor." bilgisini  verdi.
 
"Organların daha iyi hale getirilmesi sağlanıyor"
 
Hollanda Leiden Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi Sorumlusu  Prof. Dr. Andrzej Baranski de organın korunmasında yüksek teknolojik cihazların  çok büyük önem taşıdığını belirtti.
 
Baranski, "Bu makinelerin en büyük özelliği, takılması pek mümkün  olmayan organların kullanılabilir hale gelmesine olanak tanımasıdır. İki yıl önce  bunu hayal bile edemezken bugün bu makineler sayesinde organları çıkardıktan  sonra organların daha iyi hale getirilmesi sağlanıyor." diye konuştu.
 
Prof. Dr. Baranski, bu şekilde kadavradan alınan organların bir  başkası için kullanılmasında önemli bir artış sağlanabildiğini ifade etti.
 
 Öte yandan Baranski, Türkiye'nin canlıdan organ nakli başarısının ve  cerrahi tekniklerin çok iyi düzeyde olduğunu vurgulayarak, kadavradan bağış ve  nakillerin ise yeterli olmadığını belirtti. Baranski, "Türkiye'nin kadavradan  organ nakillerini artırmasını bekliyoruz." dedi.
 
"Günlük pratikte de yerini alacaktır"
 
TONV Başkanı Eyüp Kahveci, program kapsamında Avrupa'da kendi  alanlarında en iyi organ nakli cerrahları ile Türkiye'deki cerrahların bir araya  gelerek eğitimci olduklarını söyledi.
 
Programın, yurt içi ve yurt dışındaki yansımaları sayesinde Türk  sağlık hizmetlerinin önemli ölçüde görünürlüğünü artırdığını ifade eden Kahveci,  "Bu da Türkiye deneyiminin yurt dışına aktarımını sağlayacaktır." dedi.
 
Organların sağlıklı bir şekilde uzun süre korunmasına olanak tanıyan  perfüzyon cihazlarının başarılı nakil operasyonlarında önem taşıdığını ifade eden  Kahveci, "Eğitim programları ve kurslarla birlikte cihazlar Türkiye'de de  kullanılmaya başlanacak ve günlük pratikte de yerini alacaktır diye düşünüyorum."  şeklinde konuştu.
 
Kahveci, tek bir organın bile ziyan edilmemesi gerektiğini, kadavra  bağışlarının sınırlı sayıda ve yetersiz olduğunu vurgulayarak, "yüksek teknolojik  cihazların desteğiyle kullanılabilir organ sayısının artırılmasının hayati önem  taşıdığı" değerlendirmesinde bulundu.
 

ETİKETLER