Gazetevatan.com » Yazarlar » Biz bunları yemedik ki!

Biz bunları yemedik ki!

02 Ekim 2016 Pazar


Geçtiğimiz hafta, paramızın karşılığını alamadığımız yerlerden bahsetmiştik. Bu seferki şikayetimiz, çok daha vahim bir meseleden olacak. Ödediğimiz hesabı hak etmeyen adreslere kızsak dahi, son mevzu o durumu bile mumla aratacak cinsten... Yemediğimiz tabağın parasını istemek de ne oluyor? Değil mi?

Yer Villa Bosphorus Beylerbeyi... Bakarsanız bölgenin en bilindik ve kalabalık mekanlarından... Deniz ürünleri lezzetli, hakkını yemeyelim. Fakat konumuz bu değil. Evvelden beğenilmiş bir mönüyü hatırlattık garson arkadaşa... Oradaki mezelerden seçmek istediğimizi söyledik. Hepsini de değil hani, içinden bir ikisini. Balık deseniz; bir porsiyonu 4 kişi bölüştük. Akşamın sonunda kişi başı fiks fiyattan hesaplanmış, içeriğinde yediğimiz yemediğimiz ne varsa yazılı bir adisyonla karşılaştık.

Masaya gelmeyen 3 porsiyon balığın ve diğer mezelerin ücretini talep etmek nasıl bir işletme anlayışıdır? Yanlış anlamayın! Restoran alakart servis veriyor. Yani önceden anlaşılarak oturulmuş bir masa da değildi bizimki... İtiraz edince, dalga geçer gibi indirim yapıp göndermeleri de cabası... Sanki jest istiyoruz ağabeyimizden! Etmeyin böyle. Üç kuruş fazla kazanmak uğruna, elinizdeki müşteriden olmayın!

Balığın en yeni hali

İstanbul Boğaz’ı taptaze bir deniz mahsulü restorana daha kavuştu. Fakat bu kez farklı sunumlar eşliğinde... Dream grubun yeni markasının adı Capricorn... Ortaköy’deki eski Zuma’yı bilirsiniz... Onun bulunduğu adreste... Son derece nezih kitleye ve özenle oluşturulmuş şık bir dekora sahip. Denize sıfır manzarasından söz etmeye ise gerek yok sanırım.

Bildiğiniz ritüelde pişirmiyorlar hiçbir ürünü... Standart güveç kullanmak yerine, sebzeler eşliğinde ‘Karides kaserol’ servis ediliyor örneğin. Tekir balığını ise pilaki usulü veriyorlar. Hepsi bir kenara, ‘Paella’sı favorimiz oldu. ‘Levrek Ceviche’, ‘Kalamar Carbonara’ derken, doysanız bile tadına bakmadan geçemiyorsunuz önünüze konulanların. Hepsi klasik ‘Balıkçı’ tavrına boyut atlatan buluşlar gibi duruyor. Yeni nesil mutfaklardan hoşlanıyorsanız, ‘Deneyin!’ derim ben...

Bar bölümü de oldukça keyifli. Gece geç saatlere kadar devam eder mi bilemem ama ‘Tam yemek öncesi takılmalık olmuş’ diyebiliriz. Çok yetenekli bir de bar sorumluları var elbette. Mekana has, leziz kokteyller hazırlıyorlar. Rutin ‘İki buz atıp ver!’ diyerek, heba etmemek lazım onca hazırlığı... Anlayacağınız; A’dan Z’ye oturmuş dükkan. Özellikle kalburüstü tayfamızın bolca ziyaret edeceğinden şüphem yok. Hatta, evvelki marka Zuma’nın efsanesini bile aşar gibi geldi benim gözüme...