Gazetevatan.com » Yazarlar » Seçenek çok aslında!

Seçenek çok aslında!

09 Temmuz 2016 Cumartesi


 
Yaz boyu Bodrum-Çeşme arasında mekik dokuyup, en keyifli adresleri yazıp duruyoruz... Yazacağız da! Malum en fazla çeşit oralarda... Fakat, bu durum bu iki bölgeyi, yegane tatil adresleri haline getirmiyor elbette! Memlekette öyle ziyaret edilesi beldeler var ki, asıl çeşitliliğin her şehirde olabildiğini ispatlıyorlar adeta... Kaş, Bozcaada, Cunda, Selimiye, Urla, Gökçeada, Sapanca gibi saymakla bitmeyecek kadar seçenek var. Yerimiz yettiğince, biz de birkaç alternatif sunalım istedik...
 
 
Cunda
 
Uzun zaman geçti üzerinden ama, en iyi konaklanacak adresin ‘Ortunç’ olduğunu hatırlıyorum. Sayfiye yerlerinde kolay rastlayamayacağınız bir konforu var. Bölge genellikle butik otellerle dolu olduğundan, kendi plajları yok. Ama Ortunç, bu lükse sahip nadir yerlerden...
 
Cunda’nın yüksek arazilerinde, tarihi şapele rastlayacaksınız... Serin bir kahvaltı için biçilmiş kaftan. Hazır merkeze inmişken, sakızlı kurabiyeler satan dükkanları da es geçmeyin! Ve yine sakızlı dondurması ise cabası...
 
1800’lerden kalma ‘Taksiyarhis’, adanın en büyük yapılarından... Kilise olarak inşa edilip, 1920’lerde cami olarak değişiyor. Şimdilerde ise restore edilmiş ve müze olarak ziyarete açık. Bina da, içinde sergilenenlerde görmeye değer.
 
Ada turu da bize yetmiyor derseniz, küçük bir ‘yarı yurt dışı’ gezisi bile eklenebilir programa! Her gün Midilli Adası’na feribotlar kalkıyor. Üstelik vize sıkıntısı da çıkarmıyorlarmış...
 
Bozcaada
 
Çanakkale-Geyikli’den, yarım saatlik bir deniz yolculuğu, Bozcaada’ya varmanızın tek yolu. Büyükşehirlilerin henüz istila edemediği bir bölge... (Ufak ufak başlamadılar da değil hani!) Bir tane bile büyük otel bulamayacağınız bir yöre burası. Üç beş odalı, ikişer katlı butik adreslere rastlarsınız ancak. Ya da grup halinde kiralayacağınız tarihi konakları var. Oteller en butiğinden olunca, önlerinde kumsal yer alamıyor haliyle... Bütün ahali toplanıp, ‘Mitos Beach’e gidiyor serinlemek için... Upuzun sahiliyle, belki bin kişiyi ağırlayabilen, tek alternatif burası...
 
 
Akşam yemeklerinin vazgeçilmez lokasyonu ‘Meyhaneler Sokağı’... Sokak değil sanki mahalle gibi yayılmışlar her yere... Hangi köşeyi dönseniz, tek masasını boş göremeyeceğiniz bir restorana denk geliyorsunuz. Anlayacağınız; rezervasyon yaptırmayı atlamayın! Hepsi dolup taşsa da, tadı damağımda kalan ‘Battı Balık’ı kayırmadan yapamayacağım. Hem de son gidişimin üstünden bir sene geçmesine rağmen...
 
Geçtiğimiz yıl, yemek sonrası gidilebilecek bir tek mekan vardı; Polente... Fakat bu sene, maziden kalma bir eğlence hatırasını, tekrar hizmete sokmuşlar. Belediye başkanı, seçim öncesi vaadini yerine getirmiş ve ‘Salhane’yi restore ettirmiş. 90’lardan beri kapalı olan gece kulübü, belediye işletmesi olduğundan dolayı, son derece de hesaplıymış.