Gazetevatan.com » Yazarlar » Asmalı‘nın Ali’si

Asmalı‘nın Ali’si

10 Şubat 2016 Çarşamba


 
Mekan, Karaköy’de ilk şubesini açmış olan Ali Ocakbaşı... Son ziyaretim Asmalımescit’deki adreslerine oldu. Henüz hizmet vermeye başlamasına rağmen, içerde bir tek boş sandalye yoktu. Saman alevi restoranlara alışığızdır; bomba gibi açılışlar yaptıktan sonra, kötü hizmet verip batmaya yüz tutarlar. Fakat Ali’ye bakarsanız; hiçte öyle olacak gibi durmuyor. En âla et cinslerini, en âla pişirme teknikleriyle tadıyorsunuz. Etin kurutulmadan ocaktan alınması, en önemsediğim konudur. Hem bunu sağlayıp, hem de çiğ bırakmamak ise en büyük başarı... Nokta atışı sipariş isterseniz; ‘küşneme yemeden dönmeyin’ derim. Neredeyse her kalemin tadına baktım ama, ‘lokum’ denilecek kadar lezzetli tabakları odur.
 
 
Atmosferi de değişik mekanın... Maziden kalma bir şarap evine girmiş gibi hissediyorsunuz. Bunun aksine, sunumları da oldukça modern... 70’lerden başlayıp, 80-90’lardan devam eden eski Türkçe müzikler çalınıyor. ‘Besame Mucho’ dinleyip, sünnet düğünündeymiş gibi hissedeceğiniz restoranlardan değil! Herhangi bir ocakbaşında rastlayamayacağınız kadar, profesyonel bir salon personeli var. Hem nazik, hem de servis ettikleri ürünlere vakıflar... Anlayacağınız, baştan aşağı mutlu çıkacağınız yeni bir adres burası... ‘Asmalımescit bitti!’ dedirten mekanlara duyurulur...
 
 
A-A Baba’lar
 
Arnavutköy’ün iki semt işletmesinden bahsediyorum; Adem Baba ve Ali Baba... Detayını bilmem! Belki de iki kardeşin, dipdibe açtıkları, iki farklı konsepttir. Ama böyle olmasa bile, yaşattıkları leziz durum aynı...
 
Adem Baba, balığın malum içecek olmadan da yenilebileceğini ispatlıyor kanımca... Ortaya bir roka salatası, ardından küçük balık tercih edilmeli. (İstavrit ya da hamsi.) ‘Doymadık’ derseniz; artık günün tazesi ne ise, ondan... Burada, her balıkçıda mecbur hissedeceğiniz durumlar yok! Öyle, mezeli-sohbetli birkaç saat keyif yapmalık değil mevzu... Amaç kaliteli karın doyurmak. Bir de üstüne, alemli yerlerdeki hesapları ödemeyeceğinizi söylesem, tadından yenmez herhalde. Bir balıkçıdan memnun kalıp, yarım saat içinde çıkılır mı? Çıkılırmış meğer...
 
Ali Baba ise köfteci... Evet, bildiğiniz köfteci! Eski Türk filmlerinden hatırlayacağınız gibi, küçük mangalı ve başında suratsız bir ustası var. Suratsızlığına aldanmayın! Zira, önünüze yolladığı tabak size gülümsüyor. Sıra beklediğiniz doğrudur. Ama önden sipariş verip, yemeğinizle aynı anda sofraya oturmak da mümkün. Yani, ‘üç beş masası var’, ‘onlar da dolu zaten’ diyip, geçmeyin! Not: İnce kıyım salata eşliğinde, piyazını da mutlaka sipariş edin.