Gazetevatan.com » Yazarlar » Mutfaklar gençleşsin!

Mutfaklar gençleşsin!

13 Mayıs 2015 Çarşamba


 
Mutfağı işinin ehline emanet edelim mantığıyla iş verilen, artık miladını doldurmuş, rutin tabaklar hazırlayan şeflerin bir güzel elenmesini istiyorum! Zira bu işin okulunu okumuş ya da alaylı farketmez, o kadar yetenekli genç aşçılara sahip bir ülkeyiz ama haberimiz yok. Ne bileyim? ‘Cafe De Paris’, ‘Sezar salata’ gibi bir sürü klasikleşmiş tabağı sunan onlarca yer var. Bırakın bilmem kaç şubeli, fabrikasyon yemekler servis eden mekanlar yapsın bu işi... Bir de, ‘müşterimize başka yerlerde tadamayacakları lezzetler sunuyoruz‘ demiyorlar mı? İfrit oluyorum!
 
 
İşte tam burada, genç şefler kıymete biniyor. Bu alandaki son deneyimim, Bilal Mert... Mekanın adı ise Robin’s Kitchen... Galata’nın muazzam manzarası önünüzde... Genç şef, az önce bahsettiğim klişeleri silip atıyor hafızanızdan... Mönüyü kalem kalem saymanın anlamı yok. En aşina olduğunuz tatlara bile, mutlaka kendine has bir dokunuşta bulunuyor. İnsan kendisini ‘Heh işte, yeni nesil gurmelik budur‘ demekten alıkoyamıyor. Uzun zamandır, Bolu mecburiyetinde hissettiğimiz mutfağımızı, böyle genç adamlar geliştirecektir. Tebrik ediyor, ısrarla tavsiye ediyorum...
 
Cihangir Nişantaşı‘na mı iniyor?
 
Abdi İpekçi Caddesi’nin girişinde, soldaki ilk mekan; Crush... Cihangir’in rahat vakit geçirmeyi seven, müdavimlikten yana olan oyuncu tayfasını tekeline almaya hazırlanıyor gibiler. Magazinden uzak, kendi halinde eğlenmeyi seven bir topluluklardır, malumunuz... 
 
 
Öylesi bir ekibi, böylesi popüler bir semte getirebilmek için, son derece huzurlu bir ortam sağlamaları lazımdı. Ve bunun da üstesinden gelmişler. Kah akşam atıştırmalığında, kah sabaha karşı, en keyifli hallerine denk gelebilirsiniz. ‘Birden bire nereden çıktı bu durum?’ demeyin diye söylüyorum; mekanın yaratıcıları yapımcı Ayşen Sever ve oyuncu Deniz Türkali. Durum böyle olunca, az önce bahsettiklerim kaçınılmaz oluyor haliyle.
 
Bar&Lounge konseptindeki mekanın, yemeklerinin de hatırı sayılır. Hamburger ve patates kızartması deyip geçmeyin, benim favorilerim onlar. Ziyadesiyle farklı bir yorum getirmişler, en basit yiyeceklere bile. Organizasyonları da eksik olmuyor tabii. O tadım sizin, bu ‘event’ benim yetişemiyorsunuz hızlarına... Beni en merak ettiren olayları ise; yarın Deniz Türkali’nin sahne alıyor olması. Tiyatral becerisi zaten tartışılmayacak olan sanatçının, canlı müzik programı da mükemmel geçer diye düşünüyorum. ‘Geçmişten, günümüze’ sloganlı bir repertuar hazırladığını duydum. O kadar eminim ki güzel geçeceğine, yarın işi gücü bırakıp orada olacağım. Siz de kaçırmayın derim.