Gazetevatan.com » Yazarlar » Kimse sana benzemeyecek!

Kimse sana benzemeyecek!

11 Şubat 2015 Çarşamba


Ta Osmanlı zamanından eski payitaht; Bursa doğumlu... Adına şarkılar söylediği Feraye’nin annesi... Bir izdivaç sonucu, eski Arabistan sefiresi. Ege’nin dişi ‘Efe’si... ‘Ayran’ın tahtını salladığı içkinin, vazgeçilmez neşesi...
 
Yürekten hissettirmenin güzel sesle değil, doğru yorumla sağlandığını ispatlayan kadın... Henüz küçücükken ‘Bu yaşta bu güçlü yorum nasıl olur’ dedirten, 90’larına geldiğinde ise aynı cümleyi tekrarlatabilen yegane kudret...
 
Atatürk’e şarkı söyleme şerefine erişen son solist... Sırf Mustafa Kemal kesmesini istedi diye, saçını hayat boyu bir daha uzatmayan Cumhuriyet aşığı... İlk dansını da Paşa’yla yaptığı söylenir. Bir dikişte bitirdiği kadehini, ısırıp yiyecek kadar sanatçı deliliği de mevcut tabii. Ve bir elmayı, çıplak elleriyle ikiye ayıracak derecede kuvvetli. Başka türlü o yaşına rağmen, nasıl sahnede dimdik duracak gücü bulabilirdi ki?
 
Sırf seyirciye ayıp olmasın diye, elini beline koymayı bile kusur belleyen nezakette sahip, kendi ayağı üstündeki Türk kadını... Bir arkadaşımın hayalini hatırlıyorum; “O şarkı söylerken kadehini dikip arkasına bakmadan fırlatıyor ya... İşte o an arkasında durmayı bile isterdim” demişti. Herkesin hayali olsa da, yeni neslin en büyük kaybı olacak; onu canlı izleyememek. Fabrikatörlerin, ayakkabısından şampanya içmek için kuyruk olduğu abide... 70. sanat yılını kutlamasının üstünden 10 yıl geçmiş, çınar ağacı. Kendisine ‘Hanım’ diyenlere, ‘Bana abla de!’ komutunu veren, mahallenin racon ablası... Memleketin ‘Süper-Mega-Hiper’, ne kadar ‘star’ı varsa, hepsini aynı stüdyoya sokabilen son değer... Sokaktaki şarapçı köşesinden, en kalburüstü sofralara kadar her makamın yoldaşı...   
 
Ne hazindir ki tam da 14 Şubat haftasında göçtün. Çiftelerin ‘şenlikli şarkılarını’, yalnızlarınsa ‘hüzünlü parçalarını’ dinlemeye hazırlandığı sırada, yarensiz bıraktın milleti... Tam 97 yıl dalgalanıp şimdi durulsan da, bir yüzyıl daha benzemeyecek kimse sana!
 
Mekanın cennet olsun Müzeyyen... Okumayı en çok sevdiği şarkıyı, şimdi ona söyleyecekler! Ben melanet hırkasını kendim giydim kime ne;
 
Arı namus şişesini taşa çaldım kime ne
 
Kâh çıkarım gökyüzüne, seyrederim âlemi
 
Kâh inerim yeryüzüne, seyreder âlem beni
 
Sofular haram demişler, bu aşkın şarabına
 
Ben doldurur, ben içerim, günah benim kime ne
 
Kâh giderim medreseye, ders okurum hak için
 
Kâh giderim meyhaneye, dem çekerim aşk için
 
Sofular secde eder, mescidin mihrabına
 
Benim ol dost eşiğidir, secde gâhım kime ne
 
Nesimi’ye sorduklarda o yar ilen hoşmusun
 
Hoş olayım olmayayım, o yar benim kime ne
 
Haydar haydar...