Gazetevatan.com » Yazarlar » Anadolu’nun da hakkı var

Anadolu’nun da hakkı var

21 Ocak 2015 Çarşamba


 
Hep söylerim; yerli-yabancı turizmini canlandırmak için, Anadolu’daki küçük bölgelere de organizasyonlar götürmek lazım... Her ne kadar organizatörlere büyük şehirler daha karlı gelse de, arada sırada düşük kazançları göze alıp Türkiye’ye yayılmaları gerektiğini düşünüyorum.
 
ParkGroup 2 senedir bu tarz işlere öncülük edenlerden. Geçtiğimiz sene Antalya’da gerçekleşen futbol turnuvalarını, bu sene Alanya’ya kaydırdılar; Internationel Royal Cup... Kabaca tanımlamak gerekirse; Türkiye ve dünyadan ünlü takımların katıldığı bir spor faaliyeti... Bu sene Beşiktaş ve Galatasaray’ın yanı sıra, dünyaca ünlü futbolcu Neymar’ın kurucusu olduğu ‘Instituto Projeto Neymar JR‘ da turnuvaya katıldı. Birinci Beşiktaş oldu ama esas konumuz bu değil elbet...
 
Böylesi aktivitelere şahit olmak, biz büyük şehirlerde yaşayan insanlar için son derece olağan. Ve bu olağanlık bize, küçük illerdeki nüfusun da izleme hakkı olduğunu unutturuyor ne yazık ki! Ben oradaydım... Yöre halkının, ayağına gelen bu organizasyon karşısındaki sevincini anlatamam! Elbette ki eksikleri var. Fakat hiç değilse birilerinin, uzak görülen bölgeleri unutmuyor olması umut verici. Yurt dışı katılımları sayesinde, bölgenin dünyaya tanıtılıyor olması detayını saymıyorum bile. Umarız Türk turizmi ve organizasyonları, her vilayete ulaşacak kadar gelişir... Hiçbir vatandaş, ülkemizdeki spor, sanat gibi etkinliklerden mahrum kalmaz!
 
Biraz orijinal olun!
 
Geçtiğimiz haftasonu, kabare konseptindeki mekanları gezesimiz geldi arkdadaşlarla... Yok Nadiye, Şadiye, Cazibe gibi değişik değişik isimlerdeki mekanları dönüp dolaşırken, kendimizi bir anda Cahide’de bulduk. Bir nevi kürkçü dükkanı hikayesi... Girdiğimiz andan itibaren, düğünde dağıtan insanlar gibi eğlenir olduk! Asla boş kalmayan sahneye, bitmek bilmeyen dans şovları ve geniş bir kabare ekibine sahip Cahide. Bu konseptin öncüsü olduğunu ve sürekli kendini yenilediğini her fırsatta belli ediyor. Buraya kadar her şey normal ama bir de taklitçileri olmasa! İzzet Çapa’yı tebrik etmek lazım; bu derece özenilen bir icatta bulunduğu için... Fikir edinmek, esinlenmek de kabul. Fakat birebirini yapmaya çalışmak da ne oluyor arkadaş! Bir de benzetebilseler içim gam yemeyecek! Hadi bu da kabul desek; ismini benzetmek de ne oluyor! İki dansöz sahneye çıkarıp adını Cevriye koyunca, kabare olmuyor! Hepsini geçtim, gidenler bilir; başta Barış Demirtaş olmak üzere sağlam bir kadroya sahip olmak lazım. Hiçbir başarı tesadüfen olmuyor... 
 
Not: Taklitler aslını yaşatır...