Gazetevatan.com » Yazarlar » Gezi’ye karşı İtalyan yemekleri

Gezi’ye karşı İtalyan yemekleri

05 Kasım 2014 Çarşamba


İyi kötü onca olay yaşandı, yürüyüşler yapıldı, TOMAlar girdi çıktı, gelgelelim Gezi Parkı ve etrafındaki işletmelerin sıkıntıya girdikleri konuşuldu... Ben de bir süre bu şekilde düşünmedim değil! Ta ki tam parkın karşısında, restore edilen Gezi Hotel Bosphorus’un altındaki Fiamma ile tanışana kadar... Geçmişte Şişhane’deki Da Vittorio’dan tanıyacağınız, Vittorio Sindoni’nin hem şefi, hem işletmecisi, hem de ortağı olduğu mekan burası. İzini kaybeden müptelaları için belirtmekte fayda var; Sindoni şahane porsiyonlarını artık bu lokasyonda sunuyor! Onlarca lezzeti tek tek burada saymanın imkanı da, gereği de yok... Zira maharetli şefiniz masa masa dolaşıp bizzat tavsiyelerde bulunuyor. Yetmezmiş gibi tabağınızın malzemelerinden tutun, pişirilme usüllerine kadar en ince ayrıntılarını anlatıyor. Anlayacağınız ‘Bon apetito’ sizin, ‘Benissimo’ bizim, muhabbetler içinde yemeğinizi yiyorsunuz... Benim gibi yemek seçen bir adamı bile mutlu ettiyse tebriği hakediyor demektir. Tavsiye edilir...

Nişantaşı’ndaki Paris esintisi

Dünya ile birlikte İstanbul’un da seçkin semtlerinde şubelerine rastladığımız Cafe de Paris, Abdi İpekçi caddesinde hizmet vermeye başladı. Bana sorarsanız Nişantaşı gibi bir merkezin, bir Fransız restoranına ihtiyacı vardı zaten. Hemen bitişiğindeki açılmak üzere olan otel, mekanın yurt dışı misafirlerinin de bolca olacağının göstergesi... Alışagelmiş lezzetlerinin yanında, bu sezon mönüye ‘Filet de Perche’ adında bir balık yemeği de eklemişler. Aşina olduğumuz creme brule ve sufle gibi tatlılarını da, yerinde yemenizi tavsiye ederim... Mekan, uzun zamandır Nişantaşı’nda rastlamadığımız yemek sonrası bar sohbetlerini de, kulüp havasına girmeden yaşatmaya çalışacakmış. Umarım hayal ettiğim gibi olur...

Rock müziğin Karaköy hali

Ne giydiğiniz, nasıl geldiğiniz önemli değil... Hayal edin; en rahat halinizle, ‘yahu bu şarkı da vardı’ hafıza tazelemesiyle, rock müzikle coşuyorsunuz... Manzara muazzam ama pek bakasınız da yok... Çünkü ismini bilmediğim, o kadar iyi bir DJ çalıyor ki sormayın... Her şarkıya bağır çağır eşlik ediyorsunuz... Bildiğiniz tiplerden değil, tam üniversite öğrencisi modelinde personelleri, samimiyetten yıkılıyorlar... Özgür İpekçi ve Togay Tekşen’in önderliğindeki mekanın adı Fosil... Karaköy’ün bana göre en eğlenceli kulübü... Kapıdaki bitmek bilmeyen kuyruklar da bunun göstergesi olsa gerek.