Gazetevatan.com » Yazarlar » Karaköy’den geriye kalanlar

Karaköy’den geriye kalanlar

09 Haziran 2018 Cumartesi


Senelerdir aynı soru dönüp duruyor; “Karaköy biter mi, kalır mı?” İki cevap versiyonu da yanılmıyor bu arada... Topu atan onlarca mekan olduğu gibi, ayakta kalmayı başaranlar da oldukça fazla. Genelde kendi tarzlarını oluşturup, kendi potansiyelleriyle ilerleyenler devam ediyor. Batanların birçoğu ise Galata Port projesinin bitmesiyle ihya olacaklarını hayal edenler!

Zaten dikkat ederseniz; bu sebeple denize yakın olan caddeye yığılanlar, bir bir kepenk indiriyor. Öte yandan ana cadde tarafındaki dükkanlar yıllardır aynı çizgide işlerini sürdürüyorlar. Yahut münferit adreslerde olanlar hala servise açıklar.

 

- İlk şubesini de Karaköy’ün ara sokaklarında açmış olan Ali Ocakbaşı, bunların önde geleni. Tarihi bir binanın 4. katında yıllardır hizmet vermeye devam ediyor. Üstelik bir yanda klasik kebap müşterisi, bir yanda da Ramazan mönüsü seçenler bir arada... Lezzeti keyif için de iftar için de tercih ediliyor. Özlemişiz aslında, sürekli Gümüşsuyu şubesine gidip duruyorduk.

- Aynı tarihi binanın terasına, ufaktan bir de bar açılmış. Hemen Ali’nin yanından bir kat daha çıkıp terasa ulaşıyorsunuz. Tabela bile görmediğim, adına vakıf olmadığımız bu şirin yer Tarihi Yarımada manzarasını ayaklarınıza seriyor. Püfür püfür, yaz aylarında gitmesi keyifli bir nokta olacağa benziyor. Bu küçük metrekareli yerin, elektronik müziğin temel adamlarından Murat Uncuoğlu’yla da bağlantısı varmış galiba. Müzikleri tahmin etmeniz zor olmasa gerek.

 

- Bahsi geçen binanın yanından geçip sahile varınca, bölgenin en eskisi Akın Balık çıkıyor karşınıza. Zaman içinde alanı genişlese de ilk zamanlardaki salaş halleri hiç değişmiyor. Samimiyeti buradan yakalıyorlar herhalde. Kağıt masa örtüleri, çay bardağında anason servisleri, enva-i çeşit balık seçenekleri tam gaz devam. Belli bir kitlenin oralara inmesini sağlaya öncülerden olduğunu her fırsatta ispatlıyor.

- Eğlence saatlerine gelince, Mitte gerçeği çıkıyor karşınıza. Birçok kulüp benzeri mekan açıldı ama hep burası ayakta kaldı. Normal restoran edasından, saat 00.00 oldu mu ne hızla parti konseptine dönüyorlar inanamazsınız. Sakin birkaç masa otururken içeride, birden bire 300 kişi giriş yapıyor. Eğlenmeye uygun pek de başka yer kalmadı zaten oralarda...

- Biraz daha dingin bir gece ise arzunuz, Mitte’nin yanından girince Kapı karşınızda. Atıştırmalık hafif bir mönüsü de demlenmek için ortamı da var. Sohbetlere müsait olduğu gibi haftanın bazı günleri tek gitarla canlı müzik yapılıyor. Az gürültülü, sakin.

Saydıklarımızın hepsi başka projelere sırtlarını dayamadan iş yapmaya uğraşanlar. Bu yüzden bunlar ayakta zaten. Binbir dükkan açılıp kapansa da bunlar kalır. Anlayacağınız; Karaköy bitmiyor. Yanlışları eleniyor sadece...