Gazetevatan.com » Yazarlar » Erzurum’da hayat var

Erzurum’da hayat var

16 Aralık 2017 Cumartesi


Memlekette kar tatili denilince, Uludağ ya da Kartalkaya’dan ötesini düşünmemişim bugüne kadar... Ne büyük hataymış meğer! Koskoca Kış Olimpiyatları’nın dahi düzenlendiği bir şehrimiz var oysa ki; Erzurum...

Bu hafta ziyaret edene kadar, kayakçılar için en iyi pistlere sahip olduğunu bilmiyordum. Palandöken, gerek parkurların rahatlığı, gerekse kar yağışının yoğunluğuyla, özellikle sporcular için biçilmiş kaftan.

Yaz-kış, hangi tatil yöresine gitsek, ulaşım en sağlam dertlerimizden olmuştur. Burada ise havaalanı ve oteller arası 15 dakika. Gelişi gidişi binbir sıkıntıyla bezenmiş vakit kayıpları yok. Check-in yapmadan kısacık bir süre önce yola çıktığınızı düşünsenize... Malum dönüş yolu en mutsuz tarafıdır işin.

Otel demişken; diğerlerini bilmem, biz Sway Hotel’de konakladık. Başkasını da denememe gerek var mı bilmiyorum. Zira, oldukça iyi yapıyorlar işlerini... Odaların, ortak alanların konforu bir yana, hizmet konusunda da öndeler. Servis personeli, karşılamaları, rahatlık verdi ziyaretimizde.

Normalde ‘her şey dahil’ konseptlerde, onlarca sorunla karşılaşırsınız. ‘Nasılsa ekstra yok!’ diyerek, keyifli zaman geçirtmezler sizlere. Buradaysa aksine daha da önem veriyorlar sizin geçirdiğiniz zamana. Klasik açık büfe yemekhanelerdeki gibi lezzetsiz de değil.

Her kayak pistinin olmazsa olmazı, teleski önü kafe oturmaları da var elbette. Hani kayak molası, elinizde sıcak çikolata, ısınmaya çalıştığımız yerlerden. Ve tabii ki akşam üstü partileri düzenlenir bu alanda. Aslında alıştığımız Uludağ sisteminden pek uzak sayılmaz halleri...

Tüm bu organizasyonlar, birilerinin elinden çıkıyor elbette. Sektöre taze ama sağlam giriş yapan bir firmanın elinden; Whiz Experience Designers... Mekanları festival havasına döndürüp, eğlenceli vakit geçirttiler herkese. Türk Telekom Prime sponsorluğunda geçen programlar silsilesi, kışa veda zamanı da tekrarlanır diye umuyorum. Kaçırmam!

Akşam etkinlikleri de dopdolu geçmez mi? Önce sahneye Jabbar çıktı. Şarkısını dinlerdik evet ama sahne performansı nasıl bilmezdik. Meğer her telden söylüyor, herkesi coşturabiliyormuş. İstanbul’da yakalarsam, mutlaka giderim performansına... Arkasından DJ David Şaboy, perküsyon Tai, trompet Cana Cankaya üçlüsünün şovu, son noktayı koydu.

Oralara kadar gitmişken, cağ kebabı diye tutturdum elbette. Fakat beni yolda kandırıp başka bir restorana götürdüler. Meğer bölge ciğeriyle de ünlüymüş. Gitmişken onu da denemeden geçmeyin. Ama öncelikle mutlaka bir Erzurum ziyareti yapın. Klişe hale gelmiş yerlere kapanmanın anlamı yok. Ne kadar alternatif varsa, çıkın çıkın gezin! ‘Gezenti’ tavsiyesi...