Gazetevatan.com » Yazarlar » Anadolu Yakası’nda turlamaca

Anadolu Yakası’nda turlamaca

16 Eylül 2017 Cumartesi


Mekan yazarının da, bolca gezmeyi sevenlerin de yegane kusurudur Avrupa yakasına tıkılı kalmak. Oysa ki suyun öteki yanında da envai çeşit ziyaret edilesi adres mevcut. Sabahtan akşama kadar sizi tatmin edecek, kaliteli vakit harcayacağınız o kadar çok alternatif var ki şaşırırsınız. Mesela bugünü olduğu gibi oralarda geçirmek isterseniz, küçük bir günübirlik tavsiyeler vereyim istedim. Bunların birçoğunu da, hayranı olduğunuz dizilerin geçtiği yerler olarak anımsayacaksınız. (Not: Niyetimiz kimseyi Bağdat Caddesi’ne alıştırmak değildir!)

- İlk nokta kahvaltı için birebir; Beykoz’daki Kulindağ Dağevi… Yeşilliklerin içerisinde, şehir merkezinde olmanıza rağmen, gerçek bir dağ evine ulaşıyorsunuz. Teneffüs ettiğiniz temiz havayı belirtmeme gerek yok sanırım. Hafta sonu açık büfe yaptıkları kahvaltı ürünlerinin en çok beğeni toplayanı çikolatalı ekmek. Güne ferah başlamaya birebir. Konaklama şansınız da varmış ama biz sizi daha gezdirmeyi düşünüyoruz elbette.

- Sırada açık alan dizi film çekim merkezi halini alan Kuzguncuk var. Sahilde yürüyüş yapmayı da unutmadan, oralardaki binbir kafeden birinde soluklanmayı seçebilirsiniz. Sadece kahve ve çikolata ürünleri servis eden ‘Çikolatacı Aziz Bey’ tatlı bir mola yeri olabilir.

- Daha dingin bir kahve molası isterseniz, Nail Kitabevi’ni tercih edin. Okumaktan hoşlanıyorsanız tabii ki! Satın almalık kitap dolu raflarının arasında, iki yudum kafein eşliğinde okuma seansları için köşeler hazırlanmış. Etraftaki gezinmelik incik boncuk ve tasarım dükkanları ise cabası…

- Mideniz kazınmadı mı? Çengelköy’e geçelim ufaktan. Hani çocukluğumuzun efsanesi ‘Süper Baba’nın çekildiği sokaklara… Arada derede, tahmin edip de belki girmeye bile tenezzül etmeyeceğiniz bir yerde, İstanbul’un en iyi köftelerinden birini yiyebilirsiniz. ‘Recep Usta’ uzun yıllardır aynı yerinde, herkesi kendine hayran bırakıyor.

- Saatler akşama yaklaşınca demlenmeyi de çekmiyor mu canınız? Hava tam kararmadan gidip, akşam üstü keyfini sürmeniz tavsiyedir ki; Kandilli İskelesi’nin dibindeki Suna’nın Yeri, biçilmiş kaftan… Şaka değil bu arada, gerçekten dibinde! Vapura binecekler masaların arasından geçiyor. Boğaz’ın yanı başında masanız, küçük kadehlerde anasonunuz… Çok ince müzikle, Suna Hanım’ın mezelerini bir tadın. En önemlisi başta da dediğimiz gibi; Avrupa Yakası’na çakılıp kalmayın! Şehrin tek güzel yanı oralar değil…