Gazetevatan.com » Yazarlar » Güzel şehir

Güzel şehir

22 Nisan 2017 Cumartesi


Kanyon’un arka kapısının hemen karşısında yeni keşfimiz... Türkçe meali ‘Güzel Şehir’ olsa da, tabelada ‘Goodville’ yazıyor. Meseleleri mevsimine göre değişken mönüler hazırlamak. Kış aylarında salatada yer alan narın yerini, yazın çilek alıyormuş mesela... Restoran, gündüz vakitlerinde dolup taşıyor diye, akşamları sakin olur sanıyorduk. Havanın kararmasıyla birlikte, sade olan konsepti süslemekten geri kalmıyorlarmış meğer!

Çarşamba geceleri, kalabalık müzisyen grubuyla, caz programları düzenliyor. Cuma programı ise, benim favorim; 70’lik geceler... Malum anason etkisine eşlik etsin diye sundukları mezeler şahane. İşin enteresanı; o sofrada dahi, sağlıklı mutfak anlayışından vazgeçmiyorlar. Ziyaretimde, kendi halinde sofrasını kurmuş kadın grupları gördüm. Hem sıhhatlerini düşünen yemeklerden tadıyor, hem de rahatsız edilmeden eğleniyorlardı. Huzur içinde oturulacak bir nokta olmuş. Üstelik; sabah-akşam!

Tam manasıyla

En az İstanbul’un genel durumu kadar, Karaköy’de nasibini alıyor sıkıntılı durumlardan... Her gün bir işletme kapanırken, uzunca süredir ayakta kalmayı başaran markalar da var elbet. Fransız Geçidi’nin girişindeki ‘Mana’ başı çekenlerden... Onca zamandır, bütün kötü etkenlere rağmen ayaktalar ve mutlu gönderiyorlar misafirlerini. Kaç mekan hakkında ‘Devretmek istiyor!’ haberi aldığıma inanmazsınız. Fakat bölgede bu havadisi duymadığım nadir yerlerden burası...

Yemekleri genelde, hiç alışık olduğunuz tarzda değil. Tabii ki üç aşağı beş yukarı verilmesi gerekenleri servis ediyorlar. Fakat pancarı rendeliyor, buğulamayı porsiyonla satıyorlar! En sevilesi yanları ise ziyaretçi kadrosu... Bir maç günü, 20 erkeğin kalabalık gürültüsü nasıl rahatsız etmez insanı? O kadar düzgün müşteri kitlesine sahipler ki, gözümüze bile batmadı onca adamın kutlaması! Yakışan yerdir, tavsiye edilir...

Şimdilerin ‘Hazine’si

Baştan sona vakit geçirme fırsatım olmamıştı Cihangir Hazine’de... Yine ‘Güzel mekan!’ diyorduk ama şimdi anladık esas özelliğini. Doğru solisti bulmak, meziyet işidir. Bu zamanın en iyi pop müzik programlarından birine hayat veren bir adam var bu lokasyonda; Boygar...

Sonlarına anca yetişebildiğim bir mekan-şarkıcı ikilisine benzettim onları... Yaşı yetenler hatırlar Kenan Doğulu’nun ‘Şaziye’ repertuarını... Eskilerden, yenilerden, anlayacağınız her telden en doğru ne varsa onu çalıyorlar. Enerjisi yüksek, zannedersiniz; kaç kişi varsa hepsiyle arkadaş biri var mikrofonun başında. Mekanın yemeğini, gündüzünü bilmem! Ama bu devirde ‘İki canlı performans dinlemeye nereye gideyim?’ diye sorarsanız, burayı atlayacağımı sanmıyorum!