Omurga kanal darlığında yeni tedavi yüz güldürüyor

AA |  29 Mart 2019 Cuma - 16:22 | Son Güncelleme : 29 03 2019 - 16:22

Girişimsel Nöroradyoloji Uzmanı Doç. Dr. Eren Erdem, girişimsel nöroradyoloji biliminin bir yaklaşımı olarak yakın zamanda ABD'de geliştirilen "Minimal Invaziv Lomber Dekompresyon" (MILD) yönteminin, açık cerrahiye gerek duymaksızın, omurga kanalındaki darlıkları gidermeye yarayan güvenilir, yeni bir tedavi yöntemi olduğunu belirtti.


Doç. Dr. Erdem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tıp literatüründe  "Spinal Stenoz" olarak adlandırılan, halk arasında ise omurga kanal darlığı  olarak bilinen hastalığın, oldukça sık rastlanan ve yaşam kalitesini ciddi  şekilde tehdit eden bir sağlık sorunu olduğunu, genellikle yaşlılığa bağlı olarak  ortaya çıktığını söyledi.
 
Omurga kanal darlığında, omurgadaki kemikleri birbirine bağlayan  bağların kalınlaştığını ve arka faset eklemlerinde, kireçlenmeye bağlı olarak  genişlemelerin ve hacim artışlarının ortaya çıktığını dile getiren Erdem, aynı  zamanda disk eklemlerinin de yıprandığını ve bunun sonucunda disk aralığının  daraldığını, diskin kenarında kemiksel büyümeler oluştuğunu ve kanalı ön  tarafından da daraltarak, sinirler üzerinde baskıya sebep olduğunu anlattı.
 
Eren Erdem, omurga kanalında oluşan daralmanın, omurilikten geçen  sinirlerin, iletilerin beyinden bacaklara aktarılmasını zorlaştırarak uyuşmalara  ve kuvvet kaybına yol açtığına işaret ederek, şunları kaydetti:
 
 "Geç fark edilmesi, tedavinin başarısını düşürmektedir. Her hastalık  gibi, omurga kanal daralmasında da erken teşhis, geçici ve kalıcı felç gibi kötü  sonuçlar olmadan tedavi edilmesinde büyük önem taşımaktadır. Omurga kanal  darlığında en belirgin belirti, ağrıdır. Uzun mesafe yürümekle ortaya çıkan kalça  ve bacak ağrıları dışında, dirençli bel ve boyun ağrılarına da sebep olur. Bunun  yanı sıra bacaklarda uyuşma, yürürken ortaya çıkan ağrılar, kramplar ve dinlenme  isteği, tipik olarak öne eğilerek yürüme, yürüme mesafesinde kısalmalar ve idrar  kaçırma karşılaşılan belirtiler arasındadır. Hastalar oturduğunda da, ancak öne  eğilerek ağrıyı azaltabilirler."
 
 "Omurga kanal daralması, bel fıtığı belirtileriyle karıştırılıyor"
 
 Girişimsel Nöroradyoloji Uzmanı Doç. Dr. Eren Erdem, omurga kanal  daralmasının genellikle 50'li yaşlardan sonra görüldüğünü belirterek, hastalığa  kadınlara oranla erkeklerde daha sık rastlandığını ve sorun ilerledikçe yaşam  kalitesinin düştüğünü dile getirdi.
 
Sorunun kol ve bel ağrıları gibi belirtilerinden dolayı hastalar  tarafından bel ya da boyun fıtığı ile karıştırıldığına işaret eden Erdem, şu  bilgileri verdi:
 
 "Bel fıtığı, bel omurgasında bulunan disklerin zedelenmesiyle  sinirlerin sıkışması durumudur. Ani başlayan ve yürüme ya da oturmayla ilgisi  olmayan bir ağrıdır. Bir ya da birkaç sinire fıtığın baskısıyla oluşur. Omurga  kanal darlığı ise tüm sinirlerin sıkışmasıdır. Omurga kanal darlığında  belirtiler, genellikle bel fıtığı ile benzer olduğundan dolayı doğru tanıyı  koymak için iyi bir anamnez almak ve muayene etmek gerekir. Hastayı iyi dinleyip,  tanı doğru konulmalıdır. Teşhise yardım için, MR ve bilgisayarlı tomografi  incelemeleri kullanılır. Aksi takdirde, tedavi süreci yanlış bir şekilde  sonuçlanabilir. Bu yüzden, omur kanal darlığının teşhisi için alanında uzman bir  doktora görünmek gerekmektedir."
 
 "Açık cerrahi olmadan tedavi mümkün"
 
 Doç. Dr. Erdem, omurga kanal darlığı ileri derecede değilse ilaç ve  fiziksel tedaviyle sonuç alınmaya çalışıldığını, ancak yürümekte zorlanan,  sinirlere uygulanan baskı nedeniyle ağrıları çok fazla olan hastalarda cerrahi  yöntemin tercih edildiğini söyledi.
 
Klasik cerrahi yönteminde omurganın arkasından girilerek kanalın  arkasındaki kemik ve dokuların alındığını, sonrasında ise vida ve platinle  omurganın sabitleştirildiğini ifade eden Erdem, şunları kaydetti:
 
"Ancak omurga kanal darlığında, açık ameliyatlar gerek işlem, iyileşme  süresi uzunluğu, gerekse vücuda yerleştirilen metal implantlar gibi nedenlerle  hastalar için zahmetli bir operasyondur. Girişimsel nöroradyoloji biliminin bir  yaklaşımı olarak yakın zamanda ABD'de geliştirilen 'Minimal Invaziv Lomber  Dekompresyon' (MILD) yöntemi, açık cerrahiye gerek duymaksızın omurga kanalındaki  darlıkları gidermeye yarayan güvenilir, yeni bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemle  omurganın yapısını bozmadan sadece büyümüş ve kalınlaşmış dokuları alarak bu  hastalığı tedavi etmek mümkün hale gelmiştir. MILD yönteminde dikiş bile  gerektirmeyen fındık çapında bir delik açılıp, buradan kanala ulaşılır ve özel  aletlerle görüntüleme (floroskopi) altında daralmaya neden olan dokular  çıkartılır. Hasta prosedürden 2 saat sonra yürüyerek çıkar ve evine döner. Bu  yöntemde hastanın uyutulmasına ihtiyaç olmaz."
 
İşlem sırasında hastaya dikiş atılmadığını, kesi üzerine uygulanan bir  yara bandıyla kişinin taburcu edildiğini vurgulayan Erdem, "MILD işleminde  omurgaya hiçbir implant yerleştirilmez. Damar yolundan verilen ağrı kesici  ilaçlarla hastanın rahatı sağlanır. Hasta normal hayatına 2-3 gün içerisinde  döner. Hastalar işlemi takip eden 2 hafta süreyle ağırlık taşımamaya özen  göstermeli ve ani hareketlerden kaçınmalıdır." diye konuştu.
 

ETİKETLER