Gazetevatan.com » Yazarlar » Sayın ninja vekilim

Sayın ninja vekilim


 
- Yahu meclis çıkışı kavga etsenize, misal biz okul çıkışını beklerdik kavga için, ne o öyle herkesin gözü önünde birbirinize dalmalar falan. Bekleyin çıkışı, tam böyle rakip partinin vekili makam arabasına binerken "bilader gel hele biraz konuşalım" falan deyip girişin olaya.
 
- Küfürleri duyuyoruz bazen de çok sıradan, çok klasik, çok rutin küfürler. Şöyle alengirli küfürler yaratsanıza, biz sizi oraya bizim ettiğimiz küfürleri edin diye mi gönderdik? Koskoca vekilsiniz böyle sıradan küfürlerle nereye kadar yani!
 
- Benim vekilim dövecekse şekilli dövmeli. Ne bileyim bir uçan tekme olsun, bir jackie chan yumruğu olsun, bir dövme tarzı, bir sumsuk tekniği olmalı. O kadar maaş alıyosunuz gitsenize tekvando, kung fu, kick box kursuna falan. Şöyle koltuktan koltuğa atlayıp rakip parti vekillerinin boynunu kıran ninja vekiller hayal ediyorum.
 
 
- Bu kavgalar bittiğinde vekilim boşluğa düşmesin canı sıkılmasın diye meclis içine bir fight club kurulsun. Evet evet aynı filmindeki gibi geceleri o kulüpte buluşup ölümüne kavga edip birbirlerinin ağızlarını burunlarını kırsınlar. Hem nasıl olsa vekilimin mis gibi özel sağlık sigortası var. Burnu kopsa yeni burun yaptırabilir kendine.
 
- Meclis gençleştirilsin. 60 yaş üstü olup yumruk yiyen vekilim şekerden kalpten ebediyete intikal edecek, yazık olacak. Milletvekili olabilmek için üst yaş 40 olsun mesela. Of ya ne güzel kavgalar olur öyle olursa. 30 saniye havada durabilen ninja vekilimiz bile olur.
 
- Meclis TV'de oturum aralarında Cennet Mahallesi gibi içinde bol bol saç baş yolma olan diziler ve Rocky serisi gibi full kavga döğüş atraksiyonu olan filmler yayınlansın. Meclis TV seyircisi yeni oturumdaki kavgaya ısındırılsın.
 
- Kavgaların ardından Meclis TV'de bir program yapılsın ve uzak doğudan gelen dövüş guruları gerçekleşmiş kavgayı yorumlasınlar. Misal en güzel hareketi seçsinler, en şahane tekmeyi, en teknik yumruğu, en harika kafa atmayı. Haftanın en sağlam milletvekilini seçsinler. Ona ödül versinler, haftanın ninjası ödülünü mesela...
 
- Hazırda mis gibi gerilim varken Acun Ilıcalı bir sonraki Survivor'ı mecliste yapsın. Kavgalar dövüşler küfürler falan derken sağlam reyting olur. Dokunulmazlıkları olan vekillerle dokunulmazlık oyunu oynasın. Kaybedenler bir süreliğine dokunulmazlıklarından olsunlar. Yok ya olmaz bu da büyük fantezi oldu şimdi. Benim vekilim canını verir dokunulmazlığını vermez.
 
- Derhal yeni bir tüzük çıkarıp şu takım elbise kravattan kurtulun. Ne öyle kravattan çekip boğmaya çalışmalar falan. Üzerinize rahat bir şeyler giyin. O takım elbiselerle uçamıyor, öğrendiğiniz dayak tekniklerini uygulayamıyorsunuz. Ninjamsı şeyler giyin üstünüze, adınız da yazsın hatta üzerinde. Televizyondan izlerken bilelim ki o kündeyi benim bölgemin vekili attı, bilelim ki benim bölgemin vekilinin gözü patladı.
 
- Arada bir de milletvekili zamları görüşülerek vekillerimin uslu olmaları kardeşce birbirlerini sevmeleri, saygılı olmaları sağlansın. Sürekli de kavga dövüş sıkıcı olur yani. Onlar vekil zamları konuşulurken çok tatlı oluyorlar. Hem biraz dinlenirler, biraz güç toparlarlar.
 
Keşke o günlere dönsek biraz

 
Gün geçmiyor ki ülkenin gündeminde acı bir haber olmasın. Kahır keder hüsran, bazen de Özgecan olayında olduğu gibi canavarca duygularla işlenmiş, insanlığın yüz karası, vahşice bir cinayet. "Uzun zamandır milletçe güldüğümüz, sokaklara çıkıp sevindiğimiz bir şey olmadı" derken Beşiktaşım çıkıp Liverpool'u eledi de gülmek için yaratılmış gözlerde yaşlar değil, sevinçler oldu biraz. Bazen düşünüyorum da bir zamanlar ne gamsız, ne tasasız günler yaşamışız biz millet olarak, televizyonlarda öyle acaip şeyler oluyordu ki hepimiz onlara kitlenmiştik. Hatırlamadın mı o günleri? Dur sana biraz hatırlatayım;
 
- İbrahim Tatlıses, "Termosa sıcak su koyunca sıcak tutuyor, soğuk su koyunca soğuk tutuyor. Termos bunu nasıl anlıyor?" demişti ekranda ve Müjgan’la ben ağlaşmıştık.
 
- Petek Dinçöz "üç beyazdan uzak durun Tuz, şeker, BÖREK" demişti bir sabah programında ciddi ciddi, çok gülmüştük. Hatta Foolish Casanova diye bir şarkı söylemişti ve ingilizce bilenleri toplu intiharlara sürüklemişti.
 
- Tülin’le Caner vardı, nasıl bir boşluksa bizimki baya sarmıştık o saçmalığa. "Caner bu sabah kafasında ne kıracak acaba?" merakıyla televizyonun başına geçip beklerdik. Şöyle kafasını yaracak bir şey olsun diye hayaller kurardık. 
 
- Seda Sayan, programına konuk ettiği Haydar Dümen'e "Vajinismus kadınlarda da olur mu?" diye sormuştu ve kopmuştuk...