Ömer Çelik: Kara propogandaları yoğunlaştırıyorlar

AA |  02 Nisan 2019 Salı - 22:06 | Son Güncelleme : 03 04 2019 - 0:20

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik açıklamalarda bulundu. Çelik, "Bir kere daha kara propaganda faaliyetlerine başladılar. 'Erdoğan'ın siyasi hayatı bitti, AK Parti'nin siyasi hayatı sonuçlanıyor, Cumhur İttifakı başarılı olamadı' gibisinden. Bundan neyi kastettiklerini anlıyoruz. Türkiye'nin eli zayıflasın istiyorlar." dedi.


AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İstanbul'da seçim  sonuçlarına itiraz sürecine ilişkin, "CHP adayının, 'bu süreç derhal durdurulsun'  gibisinden bir yaklaşımı söz konusu. Bu süreç hukuk içerisinde gayet doğal bir  şekilde yürürken bu sürecin yürümesinden duyulan rahatsızlık niyedir, bu süreci  akamete uğratma çabasının manası nedir? Bu telaşa gerek yoktur, panik atağa gerek  yoktur. Herkes rahat olsun, herkes sakin olsun." dedi. 
 
Çelik, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında,  değerlendirmelerde bulundu.
 
Türkiye'deki seçim sürecinin dışarıdaki yansımalarını takip  ettiklerini bildiren Çelik, seçim sürecinin doğru değerlendirilmesinin,  Türkiye'nin doğru anlaşılması bakımından önemli olduğunu vurguladı.
 
Türkiye'nin gerçek dostları, gerçek müttefiklerinin duasıyla bu  seçimlerde AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın birinci olduğunu belirten Çelik,  "Türkiye tökezlesin, isteyenler, Türkiye'nin eli zayıflasın isteyenler, birtakım  şer şebekeleri, kara propaganda odakları da aynı şekilde faaliyetlerine devam  ediyorlar." diye konuştu.
 
"Seçim öncesinde başlamıştı, şimdi de aynen devam ediyor"
 
Dış politikada bunları iyi tanıdıklarını vurgulayan Çelik, "Yıllardır  bunlarla mücadele etmek, oyunlarını boşa çıkarmak, Türkiye'nin yürüyüşünü  engellemeye çalışanların çabalarını bertaraf etmek konusunda deneyimliyiz."  ifadelerini kullandı.
 
Bunların net bir üslubu olduğuna değinen Çelik, konuşmasını şöyle  sürdürdü:
 
"AK Parti'ye, Sayın Cumhurbaşkanımıza bir son biçmeye çalışırlar.  Sürekli olarak siyasi sürecin, mücadelenin, gidişatın sonlanması için çeşitli  tarihler, dönüm noktaları belirlerler. Bu, dünyadaki birtakım marjinal grupların  kıyamet senaryoları gibi her seferinde boşa çıkar. Bunlar, bir kere daha bu kara  propaganda faaliyetlerine başladılar. 'Erdoğan'ın siyasi hayatı bitti', 'AK  Parti'nin siyasi hayatı sonuçlanıyor', 'Cumhur İttifakı başarılı olamadı'  gibisinden bu propagandaları yoğunlaştırıyorlar. Bugün daha da yoğunlaşmış  durumda... Bundan neyi kastettiklerini biz anlıyoruz. Türkiye'nin eli zayıflasın  istiyorlar. Bu şer şebekeleri, kara propaganda odaklarıyla Yeni Zelanda'da o  saldırıyı gerçekleştiren katil arasında sadece doz farkı vardır. Ama onun  gerisinde anlayış birliği olduğunu görüyoruz. 'Türkiye'nin eli zayıflasın,  tökezlesin, gittiği yoldan geri dönsün...' Türkiye'nin dış politikasına kendi  karanlık ilişkileri çerçevesinde karar vermek isterler. Bu, olmadığı zaman da bu  faaliyetleri çeşitli dönemlerde başlatırlar. Seçim öncesinde başlamıştı, şimdi de  aynen devam ediyor."
 
Türkiye'de son derece meşru, hukuka uygun olarak yürüyen yasal itiraz  sürecine de işaret eden Çelik, "Seçim sürecinin, demokrasi geleneğimizin bir  parçası olan, hukuka göre yürüyen itiraz süreci hakkında kara propagandayı  yürürlüğe sokuyorlar. Müthiş bir rahatsızlık duyuyorlar. Seçim sonuçlarını  kafalarına göre ilan etmek istiyorlar. Bunun dışında bir gelişme olacak diye  büyük bir panik içerisindeler. Kesinleşmiş bir sonuç olmadığı halde, AK Parti'nin  sonucu değiştirmeye çalıştığından bahsediyorlar. Bundan bahsedenlerin  Türkiye'deki yürüyen sürecin şeffaflığından ya haberleri yok ya da haberleri  olmasına rağmen bunu yapıyorlar ki, esasında süreçleri yönlendirmeye, süreçlere  karar vermeye çalışanlar kendileridir." değerlendirmesinde bulundu.
 
"Yüzde 10'luk katılım oranı"
 
AK Parti Sözcüsü Çelik, şöyle konuştu:
 
"Seçim neticesinde birtakım diktatörlere yakın gazetelerde,  Cumhurbaşkanımızın siyasi hayatıyla ilgili olumsuz haberlerin yapılması da  ibretle not ettiğimiz cümleler... Genelde hiçbir demokratik geleneğe sahip  olmayan bu ülkelerde bu liderler, bu diktatörler yüzde 10'luk, 20'lik bir katılım  oranına sahiptirler ama nedense hep sandıktan yüzde 99'la seçilirler. Bu garabeti  hiç görmezler. Bu garabeti görmedikleri gibi çıkarlar, demokrasimizi eleştirmeye  kalkarlar. Yüzde 85'lik bir katılım oranı ve dolayısıyla yüzde 52'ye yakın bir  zaferin, onlar için anlaşılması güç oluyor. Çünkü onlar, yüzde 10'luk katılım  oranıyla yüzde 99 sandık sonucu almaya alışkın tipler...
 
Cumhur İttifakı'nın seçimlerden yüzde 52'ye yakın oy alması ve  önümüzdeki 4,5 yıl boyunca istikrarın devam edecek olması, bunları rahatsız  ediyor. Bu seçimlerde de umutlarını, birtakım dış politikadaki emellerini  gerçekleştirmek, Türkiye'nin milli çıkarlarını zedelemek üzere Cumhur  İttifakı'nın, AK Parti'nin kaybetmesine bağlamışlardır. Olmayınca yine sesleri  yükselmeye başladı. 'Erdoğan eşittir Türkiye' diyerek, 'Erdoğan'ın masada eli  zayıflarsa, Türkiye'ye istediğimizi yaptırırız' gibi bir anlayışla hareket  ediyorlar. Milletimiz de bunların oyunlarını gördüğü, Cumhurbaşkanımızın  liderliğine her seçimde olduğu gibi bu sefer de 15'inci kez desteğini  yinelemiştir."
 
Türkiye'de yeni bir dönemin başladığının altını çizen Çelik, milli  çıkarların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye  Cumhuriyeti'nin bütün kurumları tarafından etkili bir şekilde savunulacağını dile  getirdi.
 
AK Parti Sözcüsü Çelik, bu kara propaganda çevrelerinin  beklediklerinin aksine, Türkiye'nin milli çıkarlarının en etkili şekilde  savunulmaya devam edeceğini söyledi.
 
"Bu telaşa gerek yoktur, panik atağa gerek yoktur"
 
Seçim sonuçlarına itiraz sürecinin sadece AK Parti'nin sandıkların  başında, tek başına bulunarak yürüttüğü bir süreç olmadığına dikkati çeken Çelik,  "Bütün partilerin gözlemcileri orada... Sürecin patronu hukuktur, yani Yüksek  Seçim Kuruludur." ifadesini kullandı.
 
Yüksek Seçim Kurulu'nun çok başarılı seçimler yürüttüğünü hatırlatan  Çelik, bu sürecin gözlemcisinin bütün vatandaşlar olduğunu anlattı.
 
Bu konuda bir panik içerisine girmemek gerektiğine işaret eden Ömer  Çelik, "Bir panik atak siyaseti yapmamak lazım. CHP adayının, 'bu süreç derhal  durdurulsun' gibisinden bir yaklaşımı söz konusu. Bu süreç hukuk içerisinde gayet  doğal bir şekilde yürürken bu sürecin yürümesinde duyulan rahatsızlık niyedir, bu  süreci akamete uğratma çabasının manası nedir? Bu telaşa gerek yoktur, panik  atağa gerek yoktur. Herkes rahat olsun, herkes sakin olsun." diye konuştu.
 
"Türkiye'ye yayın yapılsa"
 
Sürece ve sonuca saygı göstereceklerini tekrarlayan Çelik, sonuç  olarak vatandaş ne derse onun olacağını söyledi.
 
Seçim kurullarının çok şeffaf olduğuna değinen Çelik, "Bu şeffaflığın  yanı sıra orada siyasi partiler olduğu gibi keşke o kurulların olduğu yerde bu  çalışmalar yürütülürken her yerde kamerayla gerekirse, herkesin izleyebileceği  şekilde Türkiye'ye yayın yapılsa. Sonucu saygıyla karşılama konusunda demokrasi  kapasitesi olan herkesin soğukkanlılıkla, serinkanlılıkla yürütmesi gereken bir  süreç bu..." dedi.
 
Bu sürecin Türkiye demokrasisinin önemli bir geleneği ve gücü olduğunu  kaydeden Çelik, "Sandık yoluyla Türkiye'nin yönetilmesi, sandıkta iradenin tam  olarak tecelli etmesi ve sonuçta millet ne derse lehimize ya da aleyhimizde de  olsa buna saygıyla yaklaşmak Türkiye'nin en büyük gücüdür, kuvvetidir." yorumunu  yaptı.
 
"Demokrasi bilincinin kuvvetlenmesi mücadelesidir"
 
Sivil siyaseti destekleme ve demokrasiyi güçlendirmenin asıl zafer  olduğunu aktaran Çelik, "Bizim verdiğimiz mücadele AK Parti'nin zaferlerine imza  atma mücadelesi olduğu gibi büyük resme baktığımızda da sivil siyasetin  güçlenmesi, Türkiye'nin demokratik geleneklerinin pekişmesi ve Türkiye'deki  demokrasi kültürünün ve bilincinin daha da kuvvetlenmesi mücadelesidir."  ifadelerini kullandı.
 
Süreci akamete uğratmaya çalışmamak gerektiğini bildiren Çelik, her  bir AK Parti oyunun ortaya çıkması için bu iradeyi sonuna kadar sürdüreceklerini  kaydetti.
 
Seçim sonuçlarına ilişkin itiraz sürecinin başka partiye oy vermiş  vatandaşların heba olmuş oylarının da ortaya çıkmasını sağladığına işaret eden  Çelik, "Hiçbir oy feda olmasın. Kime verilmiş olursa olsun, her oy o oyu atan  kişinin iradesi çerçevesinde sonuca yansısın istiyoruz. Mücadelemiz bununla  ilgilidir." diye konuştu.
 
AK Parti geleneğinde açık oy gizli tasnif gibi bir tutumun hiçbir  zaman olmadığının altını çizen Çelik, "Biz her zaman demokratik süreçlerin  şeffaflığından yana olduk. Her zaman da şeffaf yapılmış seçimler sonucunda hak  edilmiş zaferlere imza attık. Açık oy gizli tasnif gibi bir geleneğimiz olmadığı  gibi, açık oy gizli tasnif geleneğinin CHP'nin siyasi hayatının büyük bölümünü  dolduran bir gelenek olduğu herkes tarafından biliniyor. Bizim siyasi süreçlerle  olan ilişkimiz şeffaflık üzerine kuruludur. Bu tip şeffaf olmayan süreçler, bize  bu eleştiriyi yönelten CHP'nin geleneğinin çok önemli bir parçasıdır."  değerlendirmesinde bulundu.
 
Muhalefetin eleştirilerini ifade ederken dikkatli bir üslup kullanması  gerektiğinin altını çizen Çelik, "Kendi tarihleriyle önce yüzleşmeleri gerekir.  Kendi tarihlerinde olan bir şeyi AK Parti'nin tarihinde varmış gibi göstermeleri  de büyük bir manipülasyondur. Seçilmiş iradeye karşı tutum alan, muhtıralara  destek veren, yargı vesayetine destek veren, askeri vesayete destek veren gelenek  CHP'ye aittir. Bizim geleneğimize ait değildir." diye konuştu.
 
AK Parti'nin hak edilmiş zaferlere imza attığına işaret eden Çelik,  "Hak edilmemiş zaferlerle, yargı ya da askeri vesayetle milletin iradesini  çalarak, Türkiye'nin yönetiminde çeşitli dönemlerde rol oynayanların hangi  geleneğe ait olduğu herkes tarafından bilinmektedir." ifadelerini kullandı.
 
Şeffaflıktan yana olduklarını dile getiren Çelik, "Sürecin patronu  YSK'dır. Hukuk işlemektedir. Hukuki prensiplere bağlılıkla bu işi yürütmekteyiz.  YSK'nın itibarını korumak hepimizin vazifesidir. YSK nihai sonucu yayınladığında  da hepimiz buna saygı duyacağız." dedi.
 
Bazı yerlerde seçim sonuçlarıyla ilgili gerginlikler duyduklarına  değinen Çelik, bu hukuki ve demokratik sürecin işlemesi konusunda bütün vatandaşların müsterih olmalarını, bu meseleyi partiler arası bir kavga gibi  görmemelerini istedi.
 
Vatandaşlar arasında bir husumet oluşmasını istemediklerini belirten  Çelik, şunları kaydetti:
 
"Bu partiler arası bir kavga değil, milletimizin iradesinin tam olarak  tecelli etmesi mücadelesidir. Siyasi geleneklere uygundur. Hukuki prensiplere  uygun şekilde yapılmaktadır. Bütün milletimiz sonuçta her oyun hak ettiği yolu  bulması yoluyla kazanmış olacaktır."
 
"Her vatandaşın oyu da kendi yerini bulacak"
 
AK Parti'nin hiçbir oyunun zayi olmamasını ve yerini bulmasını  sağlayacaklarına değinen Çelik, bu süreç içerisinde hangi partiye verilmiş olursa  olsun her vatandaşın oyunun da kendi yerini bulacağını söyledi.
 
Ömer Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Sakın ola ki hiçbir vatandaşımız bir kavganın tarafı olmasın. Böyle  bir şey en büyük incitici unsur olur. Hepimiz, herkes demokrasinin tarafındayız  ve egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ilkesinin tarafındayız. Yürüttüğümüz  mücadele de bu prensibe bağlılığımızın neticesi olarak ortaya çıkmış bir  mücadeledir. Sonuç ne olursa olsun, hiçbir vatandaşımızın incinmesini  istemiyoruz."
 
Çelik, demokrasinin her hal ve şart altında milletin kazandığı bir  rejim olmasının demokrasiye bağlılıklarının en büyük sebeplerinden birini  oluşturduğunu vurguladı.
 
Yerel seçim sonuçlarıyla ilgili mevzuata aykırı durumlar, birtakım  usulsüzlükler tespit edildiğini, ıslak imzalı ve mühürlü sandık sonuç  tutanaklarıyla YSK'ye bildirilen oylar arasında ciddi farklar görüldüğünü aktaran  Çelik, bunların düzeltilmesi için girişimlerini sürdüreceklerini, vatandaşın  oyuna duydukları saygı gereği bu noktada güçlü şekilde çalışmaya devam  edeceklerini bildirdi.
 
Çeşitli seçim kurullarının geçersiz oyların yeniden sayılması için  kararlar verdiğini belirten Çelik, "Dolayısıyla hiçbir anormallik olmayan,  vatandaşlarımızın gayet müsterih olması gereken bir süreç yürütülmektedir.  Buradaki sonuçları da diyoruz ki herkes elindeki tutanaklara, sonuçlara baksın.  Kurullardan çıkan sonuçlara da baksın. Bunlar sonucunda görüyorsunuz gayet rahat  ve açık bir süreç yürüyor. Bizim oylarımızın arttığı yerler olduğu gibi zaman  zaman CHP'nin oylarının arttığı yerler de oluyor. Sonuçta o gün sandığa giderek  vatandaşlık görevini yerine getiren vatandaşımız kazanmış oluyor." diye konuştu.
 
Bu sürecin bir husumet, kavga süreci olarak değil hakkın ve adaletin  tecelli etmesi süreci olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Çelik, "Biz tabii  ki karşımızdaki ittifakı oluşturan partilerin yönetimlerini yanlış siyasetleri,  Türkiye'ye verdikleri zarar yüzünden eleştiriyoruz ama tabandaki bütün  vatandaşlarımız bundan muaftır. Partilerimiz ne olursa olsun hepimizin soyadı  Türkiye Cumhuriyeti'dir, aidiyetlerimiz ne olursa olsun bütün milletimizin  iradesine saygı gösteriyoruz. Biz kendi partimize verilen oyların peşinde  olduğumuz gibi, bunları ısrarla ve kararlı şekilde takip ettiğimiz gibi bu hukuki  ve objektif bir süreç olduğu için farklı partilere oy vermiş vatandaşlarımızın  iradesi de bu şekilde tecelli etmiş oluyor." değerlendirmesinde bulundu.
 
"Her sorumlu siyasetçinin bu şekilde sonuç beklemesi gerekir"
 
Her sorumlu siyasetçinin bu şekilde sonuç beklemesi gerektiğini ancak  sonucu beklemek konusunda bu saygıyı göstermeyen ve birtakım çeşitli  manipülasyonlara başvuran bazı yaklaşımlar gördüklerini dile getiren Çelik,  şunları kaydetti:
 
"Bunlardan bir tanesini bugün CHP adayının Anıtkabir ziyareti  sırasında gördük. Her vatandaşımızın ve siyasi şahsiyetin Anıtkabir ziyaretinden  memnuniyet duyarız. Bu bir devlet geleneğidir. Aynı zamanda da milletimizin  teveccüh gösterdiği bir gelenek haline gelmiştir. Anıtkabir ziyareti, özel  günlerimizde var olma mücadelemizi hatırladığımız, İstiklal Savaşı'mızın zor  günlerinden varlık yokluk mücadelesi vererek zaferle çıktığımız o dönemleri  hatırladığımız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve şehitlerimizin kararlı duruşuyla  tarih sahnesinden silinmeye çalışıldığımız bir dönemde 'tarih sahnesinde varız ve  bundan sonra da var olacağız' şeklindeki irademizi tekrar hatırladığımız  Atatürk'ün aziz hatırasına saygının ifade edildiği ziyaretlerdir. CHP adayının  ziyaretinde ise buna benzer bir ziyaret yapması neticesinde Anıtkabir defterine  attığı imzada maalesef bu saygıyı zedeleyen ve istismara yönelik bir ifade ortaya  çıkmıştır."
 
"YSK kesin kararını vermedi"
 
YSK'nin kesin kararını vermediğini, itiraz sürecinin devam ettiğini  hatırlatan Çelik, şöyle devam etti:
 
"Herhangi bir kimseye yetki ya da mazbata verilmemiştir ama buna  rağmen CHP adayı oraya gittiğinde imzasını atarken İstanbul Büyükşehir Belediye  Başkanı diye imzasını atmıştır. Bu tabii ki doğru olmamıştır ve Atatürk'ü  ziyaretinin ve Anıtkabir defterinin böylesi bir istismar için kullanılması da son  derece saygısız bir davranış olmuştur. Her vatandaşımızın ve her siyasetçinin  Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün aziz hatırasına saygı gereği Anıtkabir'i ziyaret  etmesinden memnuniyet duyarız ama bu ziyaretleri, bu aziz hatıraya saygının  ötesine taşırarak biraz evvel bahsettiğim prensiplere, tarihsel döneme saygının  ötesine taşırarak bir takım kişisel çıkarlar için kullanmak, doğrusu saygı  duyulacak bir tavır değildir ve bir istismardır. Eğer o deftere her önüne gelen  istediği makamın imzasını, sıfatını kullanarak imza atarsa doğrusunu söylemek  gerekirse son derece saygısızca bir iş yapılmış olur.
 
Ayrıca bu ziyaret CHP heyeti adına yapılmış bir ziyaretken keşke oraya  imza olarak o ifadeleri yazdıktan sonra CHP heyeti diye imza atsalardı. Ama bir  şahıs kendisine mazbata verilmeden, itiraz süreci devam ederken, hukuki süreç  devam ederken ve kendisi halen aday konumundayken İstanbul Büyükşehir Belediye  Başkanı gibi bir imza atması açık bir istismar durumudur. Ayrıca Atatürk'ün aziz  hatırasını bekleyen, nöbet tutan Anıtkabir Komutanlığını da kandırmak suretiyle  kasten zor duruma düşürmüşlerdir. 90 derece yanlış bir iş olmuştur."
 
"Panik atak siyasetine ve bu şekilde istismara gerek yok"
 
"Bu şekilde bir panik atak siyasetine, bu şekilde bir istismara gerek  yoktur. Hukuki süreç devam ederken bu şekilde bir istismarcılığın ortaya  çıkmasını kınanacak bir tutum olarak görüyoruz." ifadelerini kullanan Çelik,  konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Telaşa gerek yok. Sürece ve sonuca saygı göstermek gerekir. Millet  iradesi tecelli edecek. Görüyoruz daha seçim süreci devam ederken twitter  adresindeki profiline bazıları henüz mazbata almadan belli makamlara gelmiş gibi  ifadeler koyuyorlar. Twitter adresinize istediğinizi yazabilirsiniz. 140 karakter  gibi bir hakkınız var. Bu biraz daha arttı ama Anıtkabir Defteri'ne bu şekilde  alelusul Anıtkabir ziyaretini bu şekilde alelusul istismar edemezsiniz. Bu aynı  zamanda Yüksek Seçim Kuruluna da saygısızlıktır."
 
Her vatandaşın Anıtkabir'i ziyaret etmesinden büyük bir memnuniyet  duyacaklarını vurgulayan Çelik, "Bu bir devlet geleneğidir. Bir millet  geleneğidir ama bu şekildeki istismarların son bulduğunu zannediyorduk. Bu  şekilde bir istismarın ortaya çıkmasından, böylesi saygısız bir tavrın ortaya  çıkmasından da büyük bir üzüntü duyduğumuzu, oradaki komutanların bu şekilde zor  durumda bırakılmasından büyük üzüntü duyduğumuzu ifade etmek isteriz." şeklinde  konuştu.
 
"Herkesi sürece saygılı olmaya davet ediyoruz"
 
Çelik, şu andaki süreci hukuki prensipler, demokratik geleneklere  uygun olarak sakin ve kararlı bir şekilde takip edeceklerinin altını çizerek,  "Sonuç olarak demokratik rejimin doğası gereği kazanan milletimiz olacaktır.  Sürece saygı göstereceğiz. Süreç akamete uğramayacak kararlı bir şekilde  oylarımızın sonuçlara yansıması için bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bizim  sürdürdüğümüz bu mücadelede sırasında hukuk çerçevesinde diğer partilerin  görevlileri de orada olduğu için başka partilere oy vermiş vatandaşlarımızın  oyları da sandığa yansıyacaktır. Netice itibarıyla sürece saygı gösterenler aynı  şekilde sonuca da saygı gösterecek." ifadelerini kullandı.
 
"Sonuç ne çıkarsa çıkarsın milletimizin talimatı budur diyip bunu  saygı ile karşılayacağız ama şu anda bu kadar itiraz varken, bu kadar sıkıntılı  durum varken hukuka müracaat etmek, hukuki süreci beklemek en doğrusudur." diyen  Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:
 
"Herkesi sürece saygılı olmaya ve sonucu da saygı ile beklemeye davet  ediyoruz. Sonuç YSK tarafından açıklandığında da millet iradesi bu şekilde  tecelli etmiştir, İstanbul halkının iradesi bu şekilde tecelli etmiştir, Ankara  halkının iradesi bu şekilde tecelli etmiştir, diğer illerde vatandaşlarımızın  iradesi bu şekilde tecelli etmiştir diye büyük bir saygı ile karşılayacağız ve bu  şekilde yolumuza devam edeceğiz. Kimse bu kara propagandalara, yurt dışında  yapılan manipülasyon çabalarına rağmen hiçbir şekilde bunlara kulak asmayacağız.  Türkiye'nin bahtı parlaktır, Türkiye'nin bahtı güzeldir, geleceği güzeldir.  Yarınımız bugünümüzden daha güzel olacaktır. Bu şekilde çalışmalarımızı  sürdüreceğiz."
 
Oyların sandığa tam yansımasıyla ilgili yürüttükleri mücadelenin de bu  şekilde görülmesi gerektiğini belirten Çelik, sonuç olarak milletin, demokrasinin  kazanacağını dile getirdi.
 
"AK Parti geleneği 'egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' geleneğine  bağlılık ve bu bağlılık neticesinde ödenmiş bedellerle dolu bir gelenektir" diyen  Çelik, "(Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ama millet bu egemenliği  Cumhuriyet Halk Fırkası eliyle kullanır) geleneği bizden uzak bir gelenektir,  karşımızda bir gelenektir ve bu siyasi mücadelemizin var olma sebeplerinden bir  tanesidir." diye konuştu.
 
Sivil siyasetin, demokrasinin güçlenmesi için bu oligarşik siyasetle  mücadele ettiklerini anlatan Çelik, şunları söyledi:
 
"Tek parti rejiminin kalıntıları, hiziplerin hakimiyeti, oligarşik  grupların hakimiyeti, herhangi bir grup egemenliğinin ortaya çıkması gibi  durumlar her zaman için karşı olduğumuz durumlardır. Bunların hangi gelenek  tarafından üretildiğini ve imza atıldığını da biliyorsunuz. Milletimiz ne derse o  olur. Türkiye'nin sahibi millettir. Sandık yoluyla gelir, 'Türkiye'yi şunlar, şu  şekilde yönetsin' der. Hepimiz de talimatı alırız, 'başımızın üstünde yeri var'  deriz. Milletimizin talimatlarını yerine getirmek için gayret sarfederiz.  Dolayısıyla bütün partiler sandık seçim tutanaklarına, sayım döküm çizelgelerine  baksınlar. Milletin talimatını doğru anlayalım. Milletimizin talimatının tam  olarak tecelli etmesi için uğraşalım. Süreci akamete uğratmaya çalışmayalım."
 
Hukuka uygun, sürece ve sonuca saygıyla yönetilmesi gereken bir süreç  yaşandığı bilgisini veren Çelik, "Hakkımızı aranmasının engellenmesi  girişimlerine tabii ki müsaade etmeyeceğiz. Oyların tam olarak tecelli etmesini  sağlayacağız." ifadelerini kullandı.
 
 

ETİKETLER