Gazetevatan.com » Yazarlar » Kürtler dışarıda kaldı

Kürtler dışarıda kaldı

02 Ağustos 2016 Salı


Malum gece, sabaha karşı, ülkede her şeyin çok daha farklı olacağı anlaşılıyordu.

Sivil siyaset de var olma nedenlerini çıplak gözle gördü ve kayıkçı kavgalarının siyaset olmadığını anladı.

Ne kadar ağır konuşursa o kadar sert muhalefet yaptığını sananlar da, her şeye ‘hayır’ demenin muhalefet olduğunu sananlar da açıkta kaldı.

Devletin yeniden yapılanmasının acil bir mecburiyet olarak ortaya çıkması bütün siyasetin konumunu değiştirdi.

Bu yeniden inşanın, geniş bir katılım gerektirdiğini de artık herkes biliyor ve şu ana kadar buna uygun davranıyor.

Bir tek istisna var, o da Kürtlerin durumu. Sivil siyaset yeni bir sürece uyum sağlamaya çalışırken Kürtleri dışarıda bıraktı.

Kürtler o gece bir suç işlemedi. Darbeye karşı sokağa çıktılar, askeri üslerin kapılarına barikat kurdular, demokrasiye sahip çıkmak için ne yapmak gerekiyorsa yaptılar.

Kürtleri bugün temsil eden, son seçimde 5 milyon oy almış ve Meclis’in üçüncü partisi olmuş HDP’dir.

Kürtler, bütün vatandaşlar ne yaptıysa yaptıkları halde dışarıda bırakılmış olmaları nedeniyle tabii ki tedirgindirler.

Malum gecenin sonunda beri hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını tekrar edip duruyoruz, ama bunun Kürtler ve Kürt siyasetçiler için de geçerli olduğunu görmezden geliyoruz.

Yeni yapılanmanın içinde Kürtlerin de “kurucu unsurlardan biri” olarak yer almasının, demokratik süreçlere etkili olarak katılmasının anlamı, büyük ve gerçekten temiz bir sayfa açılmasıdır.

Her şey değişirken Kürtlere, “siz durduğunuz yerde durun” demek adil bir tavır da değildir.

HDP barış sürecine tekrar dönülmesi çağrısını yaparken, bu savaştan çok yorulmuş, çok yıpranmış milyonlarca insanın talebini dile getirmektedir.

Siyasetin ve toplumun üç ayağını temsil edenler “can ciğer kuzu sarması” halinde ilerlerken, dördüncü ayağın temsilcilerine bir teşekkür ve bir selamın çok görülmesi hem insani hem siyasi bir yanlış olarak ortadadır.

Tarihi bir süreç yaşıyoruz. Bu sürecin içinde Kürtlerin de olması şarttır. Bu sağlandığı zaman gerçek bir barış süreci de yeniden inşanın sağlam bir parçası haline gelebilir.