Galiba artık bitti

İlk cunta hareketinden başlarsak, tam 60 yıldır askeri darbeler ve darbe girişimleriyle yaşıyoruz.

Her türlüsünü gördük, yaşadık derken, sonuncusu en kanlı ve en gözü karalarından biri olarak karşımıza çıktı.

Askeri darbeler döneminin bitip bitmediğini 2007 muhtırasından beri konuşuyoruz. 2007’de ilk kez sivil irade muhtıranın talebini yerine getirmedi.

15 Temmuz’da ise ilk kez sokağa askeri destekleyenler değil darbeye karşı olan halk çıktı. Hem de oldukça cesur ve kuvvetli çıktı.

Siyaset ve medya da bütün unsurlarıyla karşı çıkınca en kanlı darbe girişimini atlatmak mümkün oldu.

Bu direnişe bakınca bundan sonra askeri darbe veya vesayetçi müdahalelerin mümkün olamayacağını düşünebiliriz.

Galiba askeri darbeler dönemi 15 Temmuz sabahı sona ermiştir. Ama “galiba” diyoruz.

Çünkü bir kesimin “vatanın elden gitme tehlikesinin” bulunduğunu düşünmelerine yol açan şartların tümü ortadan kalkmış değildir.

Darbeye karşı çıkmak için sokaklara çıkan halk da aynı kesim tarafından başka bir tehlikenin ucu olarak görülmektedir. Böyle bir algı yayılması için de birkaç sevimsiz olay abartılmaktadır.

Haberin Devamı

7 Şubat 2014’te MİT başkanının, ardından da Başbakan Erdoğan’ın tutuklanmaları girişimiyle başlayan darbe sürecinin, darbe “mekaniğinin” kaynağında Kürt meselesi vardı. Ve bu mesele hala bir “savaş hali” olarak vardır.

Darbeciler 7 Şubat hamlesiyle meselenin barış sürecini durdurmayı başardılar ve meselenin bugünkü çözümsüz noktaya gelmesini sağladılar.

15 Temmuz ertesinde, darbeci unsurların devletin bütün kurumlarından temizlenmesiyle birlikte yeni bir döneme geçilecek.

Bu dönemde artık darbe ve vesayet kelimelerinin olmaması için tek yol demokratik kurumların güçlendirilmesinden başka bir şey değildir.

Darbeye karşı korekmadan sokağa çıkan insanlar demokrasinin güvencesi olarak görülür, onlar da kendilerini öyle görürlerse darbe kelimesi hayatımızdan tümüyle çıkabilir.

Toprak doğru sürülür, doğru tohumlar atılırsa ayrık otlarına, kötülük saçan bitkilere yer kalmaz.

DİĞER YENİ YAZILAR