Bitmeyen eğitim arızaları

Eğitim sisteminde değişiklik yapmakta herhalde dünya rekorunu elimizde tutuyoruz. Her değişiklikte de var olan bir arızayı gidermek yerine yeni tartışmalar ve arızalara yol açıyoruz.

Temel zorunlu eğitimin, 4 artı 4 artı 4 sistemiyle 12 yıla çıkıp çıkmadığı da tam anlaşılmış değil. Rivayet muhtelif olduğu gibi, uygulamaya ilişkin her açıklamada öğrencilerin de velilerin de kafaları biraz daha karışıyor.
Ana dilde eğitim, her vatandaşın kendi ana dilini öğrenme hakkı konusunda bazı adımlar atıldı, ama henüz tatmin edici bir sonuç yok.
Bu belirsizliğin son örneği Kürtçe eğitim vermeyi amaçlayan bir okulun mühürlenmesi oldu. Yetkililer okulu açanların gerekli hukuki ve bürokratik işlemleri yapmadığını söylüyor, ama bu okulun açılabilmesi için ne yapılması gerektiği de bilinmiyor.
Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu olması da son olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde “mahkum” oldu. Başvuranların gerekçesi bu derste Sünni İslam hakimiyeti olması, Alevilik dahil farklı inançların öğretilmemesi ve farklı inanç sahibi çocuklar için de bu dersin zorunlu olmasıydı.
Bir seçmeli, bir zorunlu...
Din dersleri, ortaokul ve liselerde daha önce de bir süre zorunlu bir süre seçmeli olmuş, eğitimi yönetenler birkaç kez karar değiştirmiştir.
İmam hatip okulları, genel eğitim sistemi içinde din ağırlıklı eğitim veren kurumlar olarak yerlerini almışlardır. Çocuklarının ağırlıklı dini eğitim almasını isteyenlere bu okullar açıktır. Bunun yanına diğer temel eğitim kurumlarında din eğitiminin seçmeli bir ders olarak var olması da bunu talep eden veliler ve çocuklar için yeterlidir.
Başka ülkelerde hem din eğitimi hem de ana dili farklı olan vatandaşlar için çözüm seçmeli derslerle getirilmiştir. Her sınıfta belli sayıda öğrenci din dersi veya Kürtçe dil dersi isterse bunların taleplerinin yerine getirilmesi demokratik bir çözümdür.
Eğitimdeki arızalarda biraz daha ilerlersek, ders kitaplarının niteliklerinden öğretmen eğitiminin niteliğine kadar da gitmemiz gerekir ki ki, ulaşacağımız nokta devrim gibi bir seferberlik ihtiyacıdır, mecburiyetidir.

Haberin Devamı
DİĞER YENİ YAZILAR