Gazetevatan.com » Yazarlar » Kürdistan bayrağı

Kürdistan bayrağı

03 Mart 2017 Cuma


Ebedi bölünme korkumuz her fırsatta depreşiyor. Devlet Bahçeli gibi Kürt karşıtlığından beslenenler de paniğe giriveriyor.

Olan şu: Kuzey Irak Kürdistan özerk bölgesi başkanı Barzani’ye cumhurbaşkanı protokolü uygulanmış ve göndere bayrağı çekilmiştir.

Her yerde uygulanan bu protokolde konuk cumhurbaşkanının bayrağı ile ev sahibi ülkenin bayrağı yan yana asılır. Türk bayrağı ile Kürdistan bayraklarının yanına Irak bayrağı asılarak protokol tam olarak uygulanmıştır.

Bundan bir korku vesilesi çıkarmak, yüz yıllık kabusun içinden çıkamayanlara uygun olabilir.

Ama Türkiye her şeye rağmen bu korkuyu üzerinden atmak yolunda çok adım atmıştır.

“Kürt yoktur dağda dolaşan Türkler vardır”dan, Kürt kelimesinin, Kürtçe konuşmanın yasak olduğu günlerden geliyoruz.

Barış süreci, büyük barışma yolunda epeyce mesafe almamızı sağladı, ama şu anda durduğumuz noktada nihai barışın bayağı uzağında.

Kürdistan özerk bölgesinin de bağımsız devlet aşamasına geçmesi yolunda uluslararası bir onay aşağı yukarı sağlanmıştır.

Buna karşı olanlar ise halen Ankara ile Irak merkezi yönetimidir. Bu iki başkentin tavrı da bugüne kadar, bağımsız Kürdistan ilanını savaş nedeni sayma sertliğindedir.

PKK’nın önemli üsleri halen Kuzey Irak’tadır ve bölgede bir çatışma olmaması için korunan bir denge durumu vardır.

Bölgede, DAEŞ’in tasfiyesi ilerlerken, yeni koşulların içinde Barzani yönetiminin pozisyonu da güçlenmektedir.

Suriye tarafında PYD olayı Barzani’ye Ankara nezdinde zorluklar yaratsa da Amerika ve Rusya ile uyum sağlamış görünmektedir.

Bizim korkumuz bellidir. Kürdistan’ın bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte Kürt vatandaşlarımızın ayrılmak ve Kürdistan’a katılmak talebiyle karşımıza çıkmasını istemiyoruz.

Bunun ilacı da hala aynıdır. Türkiye’nin Kürt vatandaşları Türk vatandaşları olarak yaşamaktan memnun ve mutlu oldukları sürece başka çözüm aranmaz.

Bunun için de önce yüzyıllık korkularımızdan tam olarak temizlenmemiz gerekiyor. Bunun için de görmemiz gereken bir gerçek var. Barış süreci PKK’nın altındaki alanı boşaltacak tek siyasetti. Hâlâ da öyledir.